Dinçer Soylu;
Adaylıktan çekildi...
Çekilirken de,
İçindekileri resmen kustu...
Partiyi kendine göre dizayn etmeye çalışan bazı kişilerin olduğunu ve milletvekilleri de dahil birçok kişinin parti içinde beraberlik adına çalışmadığını söyledi...
Soylu;
"Yalnız kaldım, belli etmedim... Buna rağmen örgütlere moral vermeye çalıştım, yanlarında oldum.... Önce örgüt dedim... Yinede olmadı" dedi...
Tabii ki olmaz!...
Bu partinin ağababaları,
Buna asla izin vermez!..
Onlar;
Davulu sırtına yüklerken, tokmağı elinde bulundurmayı sever...
Yoksa,
Yoksun!..
Yalnızsın, tek başınasın!..
Bakın Hayati Tekin'e,
Gören, duyan, nerde olduğundan kimin haberi var!..
İl başkanlığı yanmış, kimin umurunda...
Aslında bu yeni bir olay değil...
Zamanında;
Haluk Koç'un,
İhsan Kalkavan'ın,
Suat Binici'nin İl Örgütü üzerindeki yaptırımlarının eseridir bunlar...
Şimdi;
Soylu, belki içini döküyor ama bu dünde böyleydi...
Parti, sahipsizdi...
İl Örgütü;
Hep bir basamak olarak görüldü...
Bu gerçekle de,
Maalesef;
İçten içe çökertildi!..
Bu saatten sonra da,
Kim gelirse gelsin,
Devranın değişeceğine inanmıyorum...
Yazık oldu,
'Soylu'nun emeklerine' demekten başka elimden bir şey gelmiyor!..
Oysa;
Halktan biriydi...
Hiç bir zaman CHP'nin zengin aristokratı olmadı...
Orta sınıfın adamıydı...
Rahmetli İsmet İnönü'nün 3 metre kumaş hikayesini bilirsiniz!...
1950'lili yıllarda;
DP'li bir milletvekili Meclis kürsüsünden, bir devlet kurumundan Mevhibe İnönü için alınan üç metre kumaşın parasının ödenmediğini söyler...
CHP sıraları karışır!..
İsmet Paşa hemen eve koşar o üç metrelik kumaşın faturasını bulur ve Meclis'te gösterir!..
CHP'li olmak böyle bir şeydi...
Ruh vardı!..
Altı oku taşımanın gururu vardı...
Şimdi;
Bakıyorum,
Yok birbirimizden farkımız!..
Amaç;
Çıkar olmuş!..
Çıkarlar öne çıkınca da;
İdealler unutulmuş...
Soylu gibiler de yapayalnız bırakılmış...
Yorumlar
Kalan Karakter: