Hani derler ya;
'Leb demeden leblebiyi anlar' diye!..
Samsun'da nazar almasın,
muhalefet böyle!..
Daha ağzından çıkmayan lafı,
Şıp diye anlayabiliyor!..
"Mesela biz;
Muhalefet, muhalefet gibi davranmıyor!..
Sessiz kalıyor..." diyoruz!..
Anlamıyor!..
"Bu ehli keyif hal içerisinden kurtulun... Yoksa seçimi kazanamazsınız" telkininde bulunuyoruz...
Ona da basmıyor...
Ancak!..
Üç muhalefet partisinin il başkanı;
Yılmaz'ın,
"Samsun'da insanlar kral gibi yaşıyor" sözüne karşılık,
..."Efendim memlekette işsizlik var,
Açlık var,
Geçim sıkıntısı var!..
Halkın içinden gelen biri nasıl olur da böyle bir söz söyler..." diyor.
İyi de;
Güzel kardeşlerim,
Elin oğlu yaptığın pilava bakar!..
E pilav da tartışılacak gibi değil!..
On numara!..
E sen bu acelenle,
Sütün içerisine düşersen biz ne yapabiliriz!..
Öncelikle bilmelisin ki;
Karşınızdaki bir belediye başkanı!..
Başbakan değil!...
Yıllarca bu memleketin tamamını yönetmedi...
Siyasete,
Ekonomiye yön veren,
Dünya borsasında söz sahibi biri de olmadı...
Ayrıca;
Milli gelir payının 50 bin dolar olduğunu müjdeleyip,
Ey vatandaş;
Yağı,
Bu saatten sonra istediğiniz yere sürebilirsiniz de demedi...
işi;
"Bir eliniz yağda,
Bir eliniz balda..." muhabbetine de getirmedi...
Dedi ki;
Samsun, Türkiye'nin yaşanılabilirlik bakımından son derece önemli bir kenti...
Sahili,
Parkları,
Sosyal alanları bakımından hemen herkesin gıpta ettiği bir il oldu...
Gerek sağlık,
Gerek yaşam standartları bakımından birçok ile rağmen kıskanılacak bir şehir haline geldi!..
Bu manada sürekli gelişen,
Geliştiğini her geçen yıl artan turist girdisi ile ispatlayan bir inci!..
Ayrıca dedi ki;
Yıllarca sizin gibi düşünen zihniyetler yüzünden bu şehir prangalara mahkum edilerek,
makus kaderiyle baş başa bırakıldı...
Ben geldim,
Kimsenin yapamadığını yaptım!..
Cesaretle sorunların üzerine yürüdüm...
Şehre kimlik kazandırdım...
Marka yaptım!..
Dünyaya tanıttım!..
O yüzden Samsun!..
Artık,
Her manada devrim yapmış,
Gelişimini sürekli tamamlayan ve yön veren bir konuma gelmiştir...
Örnek olmuştur!..
Olmaya da devam edecektir..
Üstelik Samsun;
Türkiye ortalamasında asayiş bakımından da,
İyi bir yere doğru gitmektedir...
Suyu içilebilir,
Denizi girilebilir,
Mümtaz bir haldedir...
Plajları,
Piknik alanları,
Yeşil alanları,
Türkiye'de örneği olmayan bisiklet yolları ile son derece modern bir yapıya sahiptir...
Engelliler için yaptırılan tesisler ile de Avrupa'nın önüne geçilmiştir...
Daha dün;
Kent Müzemiz Avrupa'da altıncı sıraya yükselmiştir...
Neler, neler!...
Evet!..
Siz rahatsız olsanız da,
İşte biz böyle bir şehirde yaşıyoruz...
Ayrıcalıklı, kıskanılacak bir şehirde...
Tabi ki;
Her şey güllük gülistanlık değil...
Tabi ki;
Alım gücü, işsizlik, aşsızlık giderilmiş değil...
Tabii ki;
Bu şehrin gerçekleri ile ülke gerçekleri örtüşüyor...
Tabii ki;
Bu şehirde emekli var,
Yardıma muhtaç olan var...
Gecekondu da yaşayan var!..
Bunları kimse inkar etmiyor!..
Ancak;
Söylenen sözü de anlamak gerek...
Gerek ki;
Anladığımızı iyi satalım!..
Bazılarının oyununa gelip komik olmayalım!..
Yani;
En azından insanımız,
'Ah'an işte muhalefet bu...' demesin!..
Dedirtmeyin!..
Biliyorum;
Üç parti il başkanı Yılmaz'ın ne demek istediğini çok çok iyi anladı...
Anladı anlamasına da,
Birilerinin kayığına binip,
Muhalefet olsun diye de muhalefet yaptı!..
Sonuçta;
Ne oldu biliyor musunuz?..
Vizyonlar tartışıldı...
Yine muhalefet sınıfta kaldı!..
Yorumlar
Kalan Karakter: