'Bir Köprümüz bile yok' diyerekten,
Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yurt'a takıldım!..
Güldü!..
'Nasıl olsun ki' dedi...
O köprü yerine;
O iki köyün halkını ÇİFTLİK'TE en lüks dairelere yerleştirsek,
Altlarına da birer ARABA çeksek,
Devlete maliyeti daha ucuza gelir...
Bilen de konuşur, bilmeyen de..." deyince, kulağı radar pozisyonuna getirdim...
..."Valiyi suçluyorlar...
Bizi suçluyorlar!...
Azıcık araştırıp, işin detayına inmiyorlar!.."
Oooooo...
hoooo!!!!!..
Bir söyledik, bin ah aldık!..
Topu topu cabbarca bir espri yapalım dedim...
Meğer;
Oldukça dertliymiş...
Neymiş de;
Benim,
Kara kaşlı, türkü gözlü,
Operasyon meraklısı gazeteci arkadaşım;
Tamamen iyi niyetinden!!!!!!!!!...
Vezirköprü'ye bağlı Kuruçay ve Altınkaya sakinlerinin feribot çilesini ele almış!..
Mevzu da biraz dramatize olunca,
Yurt da kendini 'SUÇLANMIŞ' olarak hissetmiş!..
Bilmez ki,
Kara kaşlı, türkü gözlü, operasyon meraklısı gazeteci arkadaşım,
GÖREV ADAMIDIR!!!..
İŞİ DE BUDUR!!!!..
Neyse!..
Konuyu dağıtmayalım!..
Efendim!..
Her ne kadar haksız şekilde karalar çalınsa da,
Köprü olayının aslı şöyle;
Bundan yaklaşık 30 yıl önce Altınkaya Barajı yapılırken,
Su tutulmaya başlanmış...
Halen daha Vezirköprü'ye bağlı olan KURUÇAY ve ALTINKAYA Köyleri de suyun karşı tarafında kalmış...
Su tutulmuş...
Derinlik 80 metreyi bulmuş...
Vatandaşta karşıdan Vezirköprü'ye baka kalınca,
Ulaşım sorununu;
Feribotlarda, kayıklarda bulmuş...
Konuyu devlet bir kaç kez ele almasına almış...
Ancak, ne var ki;
Çaresizlik içerisinde dosya rafa kalkmış..
Çünkü!!!!!...
30-40 hanenin rahata kavuşması için 250 metrelik bir asma köprü ile yaklaşık 5 kilometrelik kayalık zemin bağlantı yolları gerekiyormuş...
Üstelik uzun uzadıya çam ormanlarının da heba olması söz konusuymuş...
Gerçi;
Ormandan vazgeçseler de, karşılarına çıkan maliyet 50 milyon lirayı aşıyormuş...
Şimdi;
30-40 hanelik iki köy için 50 milyon lira harcamak ne kadar akıl karı onu sorgulamak lazım...
Ayrıca;
Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz dönem sadece bu iki köyün yollarını baştan almış,
Sonuna kadar betonlamış!..
Milyonlar harcamış!..
Anlayacağınız;
Köyler,
Kaderlerine terk edilmemiş...
Devlet!..
Valisiyle,
Belediyesiyle hep yanlarında olmuş!..
Amma velakin;
Gel gelelim 50 milyona!..
İnsanın içi sızlamaz mı?..
Sızlar!..
Mustafa Yurt'un isyanı da bu yönde!..
Yorumlar
Kalan Karakter: