Ben bu 'SARAY' muhabbetini sevmiyorum!..
Yok efendim aylık 3,5 milyon liralık elektrik faturası ödeniyor,
Yok;
Kilosu 4 bin lira olan beyaz çay tüketiliyor,
Yemek menüsü de;
Osmanlı mutfağı ile donatılıyormuş!..
Falanmış, filanmış!!!!..
Olaya böyle bakarsak,
bir arpa yol alamayız!..
Öncelikle;
Bu kadim millet,
VAZİYETİ,
ŞİRKET gözüyle değerlendirmeli!..
Portföylerine bakmalı!..
SARAYIN en önemli kısmı bu!..
Yanılmayın!..
Türk boylarından oluşan,
Hazır kıta değil!..
Kristal bardak,
Sedef kaplamalar!..
Bunları geçin!..
Hak ediyorlarsa,
Yaptıkları işin hakkını veriyorlarsa,
Getirisi,
Götürüsünden fazla ise;
Bırakın;
Yesinler,
Bırakın;
İçsinler!..
Köşkünde lambalarını inadına sonuna kadar yaksınlar!..
Kime ne?..
Ve
Kimse de;
'Ah yanıyor mu, köşkün lambaları' diye endişe içerisinde olmasın...
Ha!..
Diyelim, tam aksi!..
Kasap misali birileri yağı öteye beriye sürüyormuş!!!!..
O zamanda, günü geldiğinde hesabı sorulur!..
Öyle yırtık dondan çıkar gibi,
'Her SULU benzetme'
Saraya gidecekse bu iş çığırından çıkar!..
Ne vatandaşın ağzının tadı kalır,
Ne de;
Siyasinin yaptığı muhalefetin anlamı!..
Yalan söyleyemem!..
Bende de baştan takıntı yapmıştı!..
'Ah yanıyor mu, köşkün lambaları' diye uyuyamıyordum!..
Fakat;
İhtişamını görünce,
'Doğru mu eleştiriyorum' diyerekten,
Durdum düşündüm!..
Temsilde son derece haklı bir yapı olduğunu,
İcraatının da aynı yönde yer alması durumunda sorun teşkil etmeyeceğine inandım!..
Tabi buna ben inandım!..
Çünkü;
Bir HES kadar elektrik tüketip tüketmemesi beni pek alakadar etmemişti!..
Hem banane ki!..
Tüketsin!..
KARADENİZDE derelerin suyumu çıktı da dert edeyim, dertsiz milletime!..
Efendim;
Siz benim öyle saf saf durup düşündüğümü de sanmayın!..
He vallahi de, billahi!..
Olaya bir de ticari gözle baktım!..
Siz bakmayabilir,
Eleştirinizi sürdürebilirsiniz!..
Diyebilirsiniz ki;
650 milyon dolarlık bir harcama yapılmasına gönül rızası getirenler,
Garip gurabanın hakkını nasıl savunacak?..
Ya da, diyebilirsiniz ki;
Gariban emekliye,
İşçiye,
Memura sıra gelince neden ketum davranılıyor?..
Doğru!..
Hatta;
Böyle bir zihniyetin,
CHP'nin seçim bildirgesindeki bonkörlüğüne değil dil uzatması, eleştirme,
KAYNAK sorma hakkı da yoktur!..
Neticede;
Hep söylenmiştir ki,
Tarih tekerrürlerden ibarettir...
O yüzden;
Kendine fazla güvenip,
Değerlendirmeyi sandığa bırakmak çok akıl karı iş değildir...
HELE HELE;
Şöyle geriye gidip,
2002 yılının vaatlerine baktığınız zaman,
Sayın Erdoğan'ın;
"Hemen değil ama 3-4 yıl içerisinde REFAHA kavuşacaksınız" SÖZLERİ hala kulaklarınızda patlar...
Evet!..
13 yıl geçti!..
Geçmiş hükümetlerin;
100 milyar dolarlık BATIK BANKA hesabını ödedik!.
Yetmedi!..
İş ADAMLARIMIZIN;
ÇAPKINLIKLARINI,
KUMAR borçlarını da TEŞFİK kapsamına aldık!..
Ehh!!!
O da yetmedi...
Abone misali;
Hemen her ay yabancı ağırlıklı bankalara yaklaşık 7-8 milyar dolar ödemekteyiz...
Bunun yanında;
Yapılan talanın yalanın hesabı yok!..
Allaha çok şükür;
Onları da hesapsız kitapsız ödedik, ödüyoruz!..
Peki;
13 yıl doldu...
Sıra;
Bilançoya geldi!..
Nerde REFAH?..
Refah, YOK!..
E biraz vicdan!..
Vicdan da yok!..
ADALET!..
O'nu da hak getire!..
Peki;
13 yıl sonra ne kazandık?..
15 bin km. duble yol!..
Parasını paşa paşa ödediğimiz KOMİK sağlık!..
BİBER GAZLI; Demokrasi!..
BİBER GAZLI; Özgürlük!..
Filinta Mustafa,
Kadı Gıyasettin!..
Yorumlar
Kalan Karakter: