Günümüzün pinpirik,
Kuşkulu,
Hoşgörüsüz,
Uyduruk,
Tuhaf suçlamalarına karşı;
Ulu önderin;
Yaşadığı bir olay gündeme geldi...
İnanın;
Hikayenin dünyada örneği yok!..
O yüzden;
Maile gelen bu hikayeyi sizinle paylaşmak istedim...
Bir diğer manada,
Pazar sabahının keyfini farklı yaşamanızı da arzuladım!...
Bakınız;
Atatürk’ün kendisine küfür eden vatandaşa ne kadar hoşgörülü davrandığını,
vatandaşı ne kadar engin bir sevgi ile sevdiğine ibret olması için,
Bu küfür olayını aşağıya alıyoruz!..
Atatürk, olaylara duygusal yaklaşmazdı!..
Kendisini daima olaya neden olan kişilerin yerine koyarak onların hareketlerinin gerisinde yatan nedenleri araştırır ve kararını ondan sonra verirdi...
Devlet yönetiminde görev alanların kendilerini mutlaka vatandaşın yerine koymalarını, kendilerine nasıl davranılmasını,
Nasıl hizmet verilmesini isterlerse kendilerinin de vatandaşa aynı anlayışla davranmalarını ve hizmet vermelerini isterdi...
Kendine yabancı, halkına yabancı, gerçeklerden uzak anlayışlı insanların toplumlarına yararlı olmaları mümkün olmadığı gibi bir de halkta yöneticilerin şahsında devlete olan güvenin sarsılması gibi çok olumsuz bir anlayışın doğmasına da neden olabilirler.
Aşağıdaki anekdot (hikayecik) Atatürk’ün halka hizmet anlayışını yansıtması açısından önemlidir.
Atatürk’e hakaretten sanık bir köylü hakkında kovuşturma yapılıyordu...
Durumu Atatürk’e bildirdiler!..
- Mahkemeye veriyoruz, dediler, size küfür etmiş.
Atatürk sordu:
- Ben ne yapmışım ona?
Soruşturma evrakını inceleyenler açıkladılar:
-Gazete kâğıdı ile sardığı sigarayı yakarken kağıt tutuşmuş da ondan.
Bunu söyleyen o zamanın bakanlarından biridir...
Bakana şu soruyu yöneltmiş:
- Siz hiç gazete kâğıdı ile sigara içtiniz mi?
- Hayır
- Ben Trablus’ta iken içmiştim...
Pek berbat şeydir!..
Köylü gene bana az küfretmiş!..
Siz bunun için mahkemeye vereceğiniz yerde, ona insan gibi sigara içmeyi sağlayınız.
Şimdi;
Gözlerinizi kapatın ve şu anki yapıyı düşünün!..
Farkı mutlaka hissetmişsinizdir...
Yorumlar
Kalan Karakter: