Adnan Menderes yolunun mahkeme kanalıyla kesilmesinden büyük bir rahatsızlık duyan Vali Şahin;
Melih Gökçek'i örnek verdi...
"Buraya bir bez asacaksınız... Hangi idare mahkemesi vermiş ise 'Şu tarihli idare mahkemesinin kararı ile bu yol, bu şekle dönüştürülmüştür' diye...
İnsanlar bunu görsün!..
Bir de insanlar buradan geçerken ev sahibine Selam olsun’ diye kornaya basarlarsa en azından ev sahibini selamlamış olurlar...
10 kilometrelik bir sahil bandı maalesef hançer sokulmuş gibi orada kesintiye uğruyor....."
Ne yalan söyleyeyim;
Vali beyin bu çıkışı sonrası ilk aklıma gelen,
Ramazan davulcuları oldu...
Malumunuz hemen her ramazan, konu olurlar...
Hiç hak etmedikleri halde;
Dayak bile yerler...
Ha!..
Bir de;
Sabahın seherindeki eskiden tüpçülerle yarışan patatesçiler vardı ya,
Onlar...
Onların da;
O bet sesleriyle 'PATAAAATEEEES' diye uzatmaları yok mu, insanı çileden çıkartır...
İsyan ettirir!..
Ammaaaa!..
Gecenin ilerleyen saatlerinde;
Devletin talimatı ile devletin gözünün önünde atılan,
Devlet tarafından bilinmesine rağmen hiç oralı olmayan,
Devletin görevlisine daha çok isyan ederim...
Atılan her havai fişekte,
KABAHATLER KANUNU'nun devreye girmesini,
Suçlunun cezalandırılmasını talep ederim...
Tabi;
Bu benimkisi sadece safiyane bir talep!..
Yoksa;
Devletimin o saatte çok kıymetli vaktini ayıracak zamanı mı var?..
Onu da bilirim!!!!!!!!!!..
Bilirim de!!!..
Dedim ya,
Benimkisi safiyane bir durum!..
Efendim;
Hepsinden de önemlisi gecenin bi saatinde,
Tam tamına önlerinden geçen,
Üstelik geçerken de cırtlaması ile Sinop'u ayağa kaldıran motosikletçiler yok mu?..
İşte bu zevatları,
Benim devletimin güvenlik kolu,
Nedense görmez!..
Bi şey söyleyeyim mi;
Belki garip gelecek ama duyma bile duymazlar!..
Anlayacağınız;
Bu önem arzeden manada,
Hem kör,
Hem de sağırlar!..
Vallahi;
Elim de yetki olsa,
Bu meslek aşığı arkadaşları topyekun malulen emekliye ayırırım...
E yapacak bi şey yok!..
Zorla değil ya,
Ben ben oldum...
Her defasında yazdım çizdim...
Fakat;
Gel gör ki,
Yıllar geçti olanı kör, geleni sağır!..
Vurdum duymaz, bir ayvaz modeli var!..
Şimdi benim burnumun tam da dibinde bunlar olup biterken;
Vali beyi bir korna için 'Kabahatler Kanununa' muhalifmiş gibi görmek, göstermek,
Sizce ne kadar doğru olur?...
Neticede;
Adnan Menderesin ortasında bir amaç var!..
Kamu menfaati var!..
Havai fişekçi,
Motosikletçi öyle mi?..
Şahsi zevklerinden ötürü insanları rahatsız ediyorlar...
Sayın Şahin ise;
Yolu kesen vatandaşımıza 'Korna Çalın, selamlaşın' diyor...
Mahkeme kararıdır,
Saygılı olun,
Tepki koymayın diyor!!!!!...
Görüldüğü üzere;
Sevgi dolu, barışçıl bir yol gösteriyor!!!!!!!!!...
Ancak;
Sayın valimiz her ne kadar 'Korna çalmayı' sevecen bir dille anlatsa da,
Uygulamada trafikçi kardeşlerimize göre cezası 72 TL!..
O yüzden,
Öncelikle trafikçi kardeşlere,
Valilerin;
'Düzenleyici' sıfata sahip olduklarını anlatmamız gerekecek...
Yani;
"Vali,
İstediğinde, ilin düzeni için talimatlar verebilir, uygulamasını sağlayabilir..." denilecek.
10 Haziran 1949 tarih ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu,
Valilere,
"Genel Emir" adı altında düzenleyici işlem yapma yetkisini ta o zamanlarda vermiş...
Demem o ki;
Adnan Menderes Bulvarını kapamaya çalışan vatandaşımıza tüm Samsun Halkı olarak,
Bundan böyle;
Korna çalıp, selam verebiliriz...
Hatta!!!!!...
Yine;
Tüm Samsun halkı organize olup, ufak bir kortej geçişi dahi yapabiliriz...
Bu artık,
Vali beyin sevgi dolu talimatıyla suç olmaktan çıkmıştır...
Pankart olayına gelince;
Sizi bilmem ama ben YOKUM!..
Yokum, çünkü;
Sırtımda kırkın üzerinde dava var!..
Ne me lazım,
Durduk yerde kıyısından köşesinden başımıza iş açmayalım...
Hep birlikte;
'Korna' çalalım!..
Selamlaşalım...
El çırpalım!..
Halay çekelim!..
Yalnız;
Mahkeme işi bana ters!..
Yorumlar
Kalan Karakter: