Kaç yıl var ki;
Canik'te KITLIK sürer!..
Ne kadar pınar varsa hepsi kurur!..
Öyle bir hal alır ki;
Yetimlerin sıcak gözyaşlarından başka bir damla su kalmaz!..
Bulutlar, sanki buhar olmuştur...
Bacalardan tüten ise sadece yoksulların ahıdır!!!..
Ağaçlar kurumuş,
çıplak fakirlere dönmüştür...
Güçlü, kuvvetli kişiler takatten düşmüş, aciz kalmışlardır...
Yani;
Zaman çare olmaktan çıkmış!..
Zul hale gelmişti!..
Artık, zengin;
Kudretli, şan ve şeref sahibi insanlar dahi adeta
Bitkin ve kederli bir hal almıştı!..
Felaket son raddeye varmış,
Ne gökten yere yağmur iniyor,
Ne de yerden göklere 'ah' edenlerin feryadı yükseliyordu!..
Anlayacağınız;
osmanımın rüzgarı,
ortalığı kasıp kavuruyordu...
Dağdaki de,
Bağdaki de alabildiğini almış,
Yakın akraba,
Gebeşini kaşımaktan yorgun düşmüştü...
Diğer taraftan;
Seksenlik analar gözyaşına boğulmuş olsalar da,
Kimsenin umurunda değildi...
Ancak;
Ne olduysa oldu!..
osmanım aşka geldi!..
İlim-irfanı önüne katıp,
Yaptıklarının bedelini ödercesine;
Hz. Ömer'in adaletinin peşine düştü...
Hatta, Hz. Ömer'in,
"Dağlara buğdaylar serpin. Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler" emrini yerine getirmek için CANİK bile osmanıma dar geldi...
Kalktı,
Yaverlerini de yanına aldı,
Mamur dağını aşarak,
AKDAĞ'a çıktı!!!!...
Yalvardı, yakardı, af diledi!!!!..
Kuşlara yem attı!..
Atarken de;
"İstiyoruz ki,
Hiç bir canlı açlıktan, susuzluktan ya da şiddetten dolayı ölmesin...
Canik Belediyesi olarak bundan sonra da diğer canlıların yaşamını kolaylaştırıcı çalışmalarımız sürecek" dedi...
Görüyorsunuz!!!!...
osmanım;
Nasıl güzel, nasıl muhterem, nasıl bir ceval!!!!!!...
Dünü unutmuş!!!!!..
Dün, dünde kalmış onun için!..
Yoksa;
İmar tadilatlarından ötürü aç-açıkta kalanlar,
80 yaşında ağlayan ninem,
Hak etmeyenlerin aldığı ihaleler,
Neler, neler!!!!..
AKDAĞ'ta aklının ucuna gelmez mi?..
Gelmiyor, işte!..
Habire;
Kuşları yemliyor!..
Yorumlar
Kalan Karakter: