Ben;
1099 hocamın,
PKK seveceni olduğuna inanmıyorum...
Her ne kadar haklarında soruşturma açılsa da onların
'Akademisyen Terörist' gibi gösterilmesi bir yana dursun,
Yarın;
İnsani değerlerinden ötürü yargılanmaları dahi beni üzecektir...
Biliyorum ki;
Hocalarımız, sadece ve sadece doğuda yaşanan sivil halkın mağduriyetinden rahatsızlık duymaktadır...
En azından ben;
Hocalarımın zikrinin öyle olmasını temenni edenlerdenim...
Yayımlanan bildirilerinde;
PKK'ya karşı kullanılan silahlardan şikayetçi olmaları,
Ölen PKK'lıların;
Katliama uğradığını ifade etmeleri,
Bağımsız gözlemcilerle;
Türkiye Cumhuriyetinin töhmet altında bırakılması için kelime oyunlarına başvurmaları kabul edilir gibi olmamakla beraber,
KEŞKE;
Sevgili hocalarımız,
1984 yılından bu yana yaşanan yüzlerce PKK katliamının sadece birinde,
Şehit olan,
Gazi olarak hayatını idame ettirmeye çalışan Türk Silahlı Kuvvet Mensupları ile
Polis Teşkilatımızın kahramanları için de,
BİLDİRİ YAYINLAYABİLSEYDİLER!..
17 ülkeden peydahlanan PKK'nın;
Bir terör örgütü olduğunu,
İnsanlık suçu işlediğini,
Kendi halkını türlü oyunlarla hiç ettiğini ifade edebilseydiler!...
Şimdi;
İnsan seveceni hocalarımız kalkmış;
Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de,
Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde yaşam hakkından bahsediyorlar...
Doğrudur!..
Oradaki sivil halk,
Maalesef istenmeyen olaylara gebe kalmaktadır...
Sokağa çıkamamakta,
Sivil yaşamından yoksul bırakılmaktadır...
Tabii ki;
Durumlarına üzülüyoruz!..
Kesin ve kesin;
Hiç çekinmeden,
Orada yaşayan halk, mağdurdur diyebiliyoruz!..
Fakat;
unutmayalım ki,
Dağdan inip, 'Şehirde savaşacağım' diyen de PKK!..
Yani;
Mağdur halkın, haklarının savunucusu!...
O yüzden;
Kimse öküzün altına bakmasın!..
Bir gün
Kİ
O gün, bugün!..
Devletin yapılanların diyetinin peşine düşeceği,
Bu uğurda da,
ÖLEN BİNLERCE ŞEHİDİN,
ÖLEN BİNLERCE SİVİLİN yüzü suyu hürmetine hesap soracağı ve bunun için doğru zamanı kollayacağı düşünülmeliydi...
Evet;
SEVGİLİ HOCALARIM!..
Keşke;
O bildirinin tek bir satırına,
Bu asil milletin evlatlarının katledildiğini, namussuzca pusuya düşürülüp öldürüldüğünü de yazabilseydiniz...
Siz bilir misiniz;
Al-Bayrağa sarılı gelen şehit tabutlarının içerisini...
Bilmezsiniz!..
Çünkü, işinize gelmez!..
Yine de;
Söyleyeyim!..
Birçoğu açılmaz!..
Yüreği yanmış ana,
Delirmiş baba,
Evladını son bir kez dahi görmeden toprağa verir!..
Sebebi de;
Kıyamayıp, üzüldüğünüz o şerefsiz PKK'nın dağda mantar tabancası kullanmamasıdır!..
O hainler;
Elin gavurunun Kanas'ını,
Doçkasını,
Roketatarını kullanır...
Yani;
AĞIR SİLAHLAR!..
Hocalar;
PKK'nın 1984 yılında başlayan,
Çoluk-çocuk;
Kadın-yaşlı demeden 2011 yılına kadar gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamlarının sayısı 414'dür.
En az 50 bin insan bu katliamlarda hayatını kaybetmiştir...
Sadece 2009 yılına kadar öldürdüğü sivil sayısı beş binin üzerindedir...
ŞİMDİ;
Bakın bakalım,
Bugün;
Sizin 'KATLİAM yapılıyor' dediğiniz yerde ölen sivil sayısına...
Değerli hocalar;
Bugüne kadar PKK beş bine yakın sivili katlederken,
Hiç sesiniz çıkmadı,
Binlerce şehit cenazesi de sizi ayağa kaldırmadı...
O kadar mitingler,
Gariban;
Anaların yakarışı,
Çaresiz babalar!..
Öksüz bırakılan çocuklar,
Gençliğinin baharındaki minik kadınlar!..
Hiçbiri sizin VİCDANINIZI etkilemedi...
Hiç tınmadınız!!!..
'ADALET' aramadınız!!!..
Ama!!!!!!!...
Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de,
Cizre'de, Silopi'de
'PKK'lılar katlediliyor' diye,
Milyonların karşısına diklendiniz...
CESARETLE DE;
'Bu işi sonuna kadar da devam ettireceğiz diyorsunuz...'
Demek ki;
Siz,
İNSANLARI SEVMİYORSUNUZ!...
Yoksa;
Gerçekten de PKK SEVECENİ MİSİNİZ?..
Yorumlar
Kalan Karakter: