Nereye ismini verirseniz verin!..
Vicdanları rahatlatmak adına da nereye büstünü yaparsanız yapın,
Dr. Furtun anılırken;
Kafalardaki soru işareti hiçbir zaman bitmeyecek!..
Çünkü, bana göre;
Dr. Kamil Furtun'un ölümü idarenin,
İdaresizliğinden kaynaklanmaktadır...
Bakın eşi ne diyor?..
"Bu kişi sorun çıkaracağı malum olan bir kişiydi... İnsanları taciz ediyordu, korkutuyordu... Yani bir şey yapılmadı... Sonuçta o insan bağıra bağıra ölümü getirdi..."
Bunu sadece eşi mi söylüyor?..
Hayır!..
Hastanede;
Hasta bakıcısından güvenlikçisine kadar aynı şeyler konuşuluyor!..
Yani;
MANYAK öldürmeyi planlamış, hedef olarak Furtun'u seçmişti...
Bu aşamaya kadar da;
Hemen herkes MANYAĞIN hamlesinin ne olacağını biliyordu...
Üstüne üstlük;
KATİL,
Hastanede bulunduğu sürece uyuşturucu kullanıyordu...
Ve kimse de,
Sesini çıkarmıyordu...
Çıkaramıyordu...
Niye?..
Niyesi,
Bu manyaktan korkuyorlardı!..
Öyle ise;
Yönetim başta olmak üzere,
İdare ve idareye bağlı olan güvenlik cinayete davetiye çıkarmamış mıdır?..
ÇIKARMIŞTIR!!!!..
O yüzden;
Sadece KATİL'İ suçlayıp,
Gerisinin üzerine kum sermek bana göre son derece yanlıştır...
Birileri,
Sorgulanmalıdır!..
Yoksa;
Bu kafayla 'Şiddet' bitmez...
Ayrıca;
Gözden kaçırılan diğer bir unsurda 'ÖZEL GÜVENLİK' meselesidir!..
Maalesef;
Bugün Türkiye'de 'ÖZEL GÜVENLİK' denilen yapı,
GÜVEN vermemektedir...
Beceriksizliği,
Yetersizliği,
Sıradanlığı tartışılmalıdır!..
Dr. Furtun olayında bir kendinize sorun bakalım;
'Hastane Polisi' olsaydı,
ACABA katil bu kadar rahat cinayet işleyebilir miydi?..
Otu çekip;
Onu bunu tehdit edebilir miydi?..
Sevgili okuyucular;
Bir gazeteci olarak,
Bu ülkede sağlıkta şiddetin bu mantıkla biteceğine ben ihtimal vermem!..
Fakat;
Bu şehirde,
Her yıl Dr. Kamil Furtun'u anarken,
'Sağlıkta Şiddet' hep konuşulacak!..
Çünkü bazı kafalar;
Sanki sadece SAĞLIKTA ŞİDDET varmışcasına,
'SAĞLIKTA ŞİDDET' yasasını çıkartıp, sorunu çözeceklerine inanıyorlar...
Oysa;
ŞİDDET sağlığı, sporu, falanı filanı ayırmaz!..
Eğer siz;
Şiddeti dallara ayırıp, çare ararsanız sonuca asla ve asla gidemezsiniz...
Yarın;
Eğitime şiddet,
Diğer gün;
Hukuk adamına şiddet!..
Fırıncıya şiddet!..
Kasaba şiddet!..
Şiddet!!!..
Şiddet!!!!...
diye,
Çırpınır durursunuz!!!..
Mehter marşı gibi;
İki ileri bir geri yaparsınız!..
Ayrıca;
Şunu da es geçmemek lazım!..
'Sağlıkta Şiddet' dediğiniz zaman,
Bunu yalnızca,
Doktora veya diğer sağlık personeline yapılan fiziki veya sözlü müdahale olarak TEK taraflı değerlendiremezsiniz...
SAĞLIKTA ŞİDDET deniliyorsa,
Doktorun,
Hemşirenin,
Kapıdaki güvenlikçinin de HASTA ve YAKINLARINA karşı yaptığı hakarete varan ve tahrik edici sözlü şiddeti de unutmamanız gerekecek...
Öyle;
Duvara çerçeveletilmiş 'Hasta hakları' ile bu işler olmaz!..
Önceki gün;
MHP Antalya Milletvekili Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul,
Sağlık alanında "16 KAT FAZLA ŞİDDETE UĞRUYORUZ" diyor!..
Haklıdır!..
Rakamlar da veriyor sayın Yurdakul!..
"....2014-2015 yılları arasında sadece bir yıl içerisinde resmi rakamlara göre 20 bin 156 sağlık çalışanı şiddete uğradı..." diyor!..
Peki;
Ya hasta veya sahibi!..
Kaç kez hakarete uğradı, itildi tartaklandı!..
Bunun rakamı var mı?..
YOK!!!!!!!!...
Hah işte!..
Sorun burada!..
Yorumlar
Kalan Karakter: