Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir...
Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı?..
Cami'de uyanıyorsunuz!..
Bir tahta sandık içersinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette...
Tabuttan yaşlı, olgun ve ağırbaşlı olarak doğruluyorsunuz!..
Herkes etrafınızda büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazır...
Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz...
Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz...
Ne güzel!..
Hazır maaş, hazır ev...
Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti!..
Huzur içerisindesiniz!..
Sağlığınız gittikçe düzeliyor;
Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz...
Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz...
Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak işe başlıyorsunuz!..
Herkes karşınızda el pençe divan...
Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de oluyor!..
Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz...
Diğer hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade...
Aman ne güzel günler başlıyor...
Derken bir gün patron size "Artık Üniversiteye gitsen daha iyi olur" diyor...
Bu arada Babanız ortaya çıkmış, "fazla çalıştın eve dön, işi bırak, okumaya başla, harçlığın benden olsun..."
Keyfe bakar mısınız?..
Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor...
VE
Ekmek elden su gölden bir dönem!..
Partiler, Diskotekler, Kızların sayısı artıyor...
Derken;
Anne ve Babanız elinizden tutup sizi götürüp getirmeye başlıyor...
Araba kullanma derdi de yok!..
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur, keyfine bak oyuncaklarınla oyna" diyorlar...
Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz...
Derken anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
Mama artık her yerde, her an ve en taze şekliyle hazır...
Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz...
Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor sıcacık yumuşacık gürültü ve patırtısız bir ortamda giriyorsunuz...
Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz!..
Ve günün birinde müthiş keyifli hayatınız bitiyor....
Nasıl ama!..
YAŞAMAK BU DEĞİL Mİ?..
Yorumlar
Kalan Karakter: