UZUN yıllar bu ülkede siyasi iktidarların değişkenliğine şahit olmuş biriyim.
Sağı da gördüm.
Solu da…
Siyasi ortaklıkları da…
Sadece devletin amir hükümlerince yönettiler ve gittiler.
Ama kendiliklerinden...
Ama seçimle…
Ortada her şeye hükmeden bir devlet…
O devletin yasaları…
Yasaları eşit uygulayan hakimler…
O hükümlere saygı gösteren hukukçular ve siyasiler…
Ne sağ koalisyonlarda…
Ne de sol-sağ koalisyonlarında kimseye devletten taviz verildiğini görmedim.
Kimseye de benden değilsin diye değişik bir muamele.
Ne yazık son yıllarda devir değişti.
Benden değilsen, yandın keten helva!
Soruşturma da var.
Mahkumiyette…
Kayyum da…
Haciz de...
Atakum Belediyesi'nin başına gelen de böylesi işte.
Yıllardır katlanarak gelen bir borç var.
Her giden gelene altından çıkamayacağı bir miras bırakmış.
Öyle bir miras ki gelenin elini kolunu bağlıyor.
Şimdi Bu Serhat Türkel'in ne günahı var Allah aşkına?
Yanlış anlamayın kendisini tanımam.
Hiçbir yerde karşılaşmadık.
Göz göze gelmedik.
El sıkışmadık.
Adam çıkmış halkın önüne.
Anlatmış kendini ve yapacaklarını…
Sonuçta seçim kazanmış ve makama gelmiş.
Gelmiş ama üç ay sonra o koltuğun altından alınacağını hesap etmemiş.
Borç bu günün değil.
Dünün de değil!
Dünden de ötesinin.
Olabilir, birilerini alacağı vardır.
Haksızlık edilmiştir geçmiş yıllarda…
Ama bunun hesabını, Serhat Türkel'den çıkarmanın manası ne?
Gönderiyorsun hacizi, boşaltıyorsun makam odasını…
Ne olacak ki?
Oradan kaldırdıkların alacağının yüzde birini karşılayacak mı?
Amaç bir belediyeyi…
Amaç halkın oylarıyla seçilmiş bir başkanı mahcup etmek, aciz bırakmak.
Hiç yakıştıramadım.
Ayıp diyeceğim,
Ayıp bile değil.
Doğrudan hadsizlik.
Hatta seviyesizlik…
Yorumlar
Kalan Karakter: