YILLARDIR anlatamadım.
Duyuramadım feryadımı…
Yanlış anlaşılmasın.
Kendim için istediğim, talep ettiğim bir şey yok.
Bu kent hepimizin…
Ortak değerlerimiz var.
Ortak bir geçmişimiz var.
Ne yaptıysak,
Ne kazandıysak bu kentin sayesinde.
Doğup, büyüdüğümüz bizi biz yapan bir şehir.
Selam verecek dostlarımız…
Derdimize ortak ve dermen olacak arkadaşlarımız var.
Ama sorun biz değiliz ki!
Bu kentin gelişimi önemli olan.
Kentin menfaatlerine sahip çıkılması…
Bırakın elindeki değerlerini kaybetmeyi, yerine yenilerini eklemesi derdimiz.
Karadeniz'in en büyüğüyüz diyoruz.
İlk Büyükşehir olmakla övünüyoruz.
Karadeniz'in hinterlandı diyoruz.
Ulaşım ağının her kalemine sahip olmakla başka kentlere fark atarız diye düşünüyoruz.
Öyle değil ama!
Bir kentin ulaşımının gelişmesi ancak o kentteki değerleri arttırmakla eşdeğer olabiliyor.
O ulaşımın belli periyotlarla arttırılması gerekiyor.
Samsun dediğiniz kentten haftanın her günü, istediğiniz her şehire uçakla ulaşabilmenizden geçiyor.
Peki biz Samsun olarak bu halde miyiz?
Diğer şehirlerden arta kalan zaman dilimlerini veriyorlar sefer olarak bu kente.
Hatta bazılarını hiç önemsemiyorlar bile.
Siz bu kentten Ankara'ya haftada bir kez, o da sabahın köründe…
Yani acil hastanız var.
Ya da acil bir işiniz.
İsteseniz de bu kentten Ankara'ya uçamazsınız.
Kimsenin dikkatini çekmiyor.
İlgilendirmiyor bile de.
Bu kentim dokuz milletvekili var.
Onlarında mı dikkatini, ilgisini çekmiyor!
Ayıptır beyler, ayıp!
Biraz sorumluluk sahibi olun ve bu kentin hak ettiği hizmeti almasını, değerini bulmasını takip edin.
Ahkam kesip, atıp tutmak kolay da…
Bir kent ancak bu kadar ihmal edilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: