YILLARDIR gündemden düşmeyen bir konu;
Emekli maaşları.
Artmasın diyen yok!
Yeterli diyen hiç yok!
Aylarca zam tartışmaları sürüyor.
Şu kadar zam verilecek.
Kaynak aranıyor!
Komisyonun gündeminde!
TUİK verileri göz önüne alınacak!
İşte tam da burada sonuç;
Atlet!
Çünkü TUİK zaten vitrine oynuyor.
Serbest piyasada oluşan rakamlara TUİK gündeminde rastlamanız mümkün değil!
O, kendinden istenileni ve beklenileni yapıyor.
Hal böyle olunca zavallı emekliye sadece beklemek ve ummak düşüyor.
Bu maaşları tespit etmeye çalışanlar ekonomi literatüründeki tanımları, tanımazdan geliyor.
Bir ülkede, bir gruba maaş tanımlanırken baz alınması gereken gerçeklik nedir?
O ülkedeki asgari ücret.
Yani hiçbir maaş asgari ücretten daha az olamaz.
Asgari ücret ne kadar?
17 bin 2 lira.
Peki ya emekli maaşı?
En düşük olanı 10 bin lira.
Peki emekliye bu kadar patırtı, gürültü ve olağanüstü çalışmalar sonucu(!) verilmeye çalışılan ek zam ne kadar olacak?
Hadi yüzde 25 diyelim.
10 binin, yüzde 25’i; 2 bin 500 lira.
Etti mi 12 bin 500 lira.
Asgari ücrete yaklaştık mı?
Ne mümkün!
Bu ülkede açlık sınırı 17 bin liranın üzerindeyken ne emekli ücretlerinin, ne de asgari ücretin adil ve insanca yaşam şartlarına uygun olduğu söylenebilir mi?
Hele hele vekil ve vekil maaşlarının yeni artışlarla geldiği nokta göz önüne alınınca, emeklinin isyan etmemesi mümkün değil.
Yapılan zamlarla milletvekili maaşı 91 bin liradan, 136 bin liraya,
Emekli milletvekili maaşı ise, 65 bin liradan, 97 bin liraya yükseldi.
Halen vekil olan emekli vekillerin maaşı ise 233 bin liraya yükseldi.
Kendilerine gelince yüzde 49 kümülatif zam uygulayanlar, sıra emekliye gelince yüzde 20’lerden bahsetmeye sıkılmıyor.
Tam bir komedi yani!
Yorumlar
Kalan Karakter: