KENDİMİ bildim bileli köpek beslerim.
Bu sevimli yaratıklarla ilk tanışmam ilkokul 3. sınıfta oldu.
Sulu Zatürcem denilen hastalığa yakalanmıştım.
6 ay okula gidemedim.
Annem beni bu altı ay boyunca battaniyelere sarıp dolaştırdı, oda oda…
Bir gün mutfaktaki kanepede yatarken yüzümü ısıtan bir sıcaklıkla uyandım.
Rahmetli babam 15 günlük sevimli, pamuklar gibi bembeyaz bir köpek yavrusunu yattığım yerde yüzümün yanına koymuştu.
O gün, bugün köpek beslerim.
Vefalı hayvanlardır.
Sevgiyi hissederler.
Sevgilerini karşılıklı gösterirler.
Lise çağlarında sahip olduğumuz bir tanesi, okuldan dönüşümüzü sokağın başında bekler, elimizde çantalardan birini ağzına alarak eve kadar eşlik ederdi kardeşimle, bana…
Büyüdüm, evlendim deniz kenarındaki evimizde oturuyorum.
Kurt köpeği beslemeye başladım.
Sayıları 4'ü, 5'i bulmuştur.
O ev yıkıp, yeni bina yaptıktan sonra Alanlı'daki evime taşındım.
Kurt köpeğimizi de yanımızda getirdik haliyle…
Bir sabah ölüsüyle karşılaştık.
Uyur gibi yatmış, çimlerin üzerinde can vermişti.
8 yaşındaydı ama herhangi bir hastalığı yoktu.
Ömrü bu kadarmış dedik, acısını yüreğimize bastık.
Her bahçeye çıktığımda, her sokak kapısını açtığımda onu görür gibi oldum uzun zaman.
Başkada köpek almak istemedim yeni bir acı tatmamak için.
Oğlum, çocuklarının köpek sevgisiyle büyümesi için yeni bir tane alalım dedi.
Bir akrabamızın Alaçam'daki üretme çiftliğinden secereli kurt köpeği aldık.
Üç aylıktı, dört ay evin balkonunda baktık.
8 aylık olmuştu, geçen akşam yerinde ölmüş bulduk onu da uyur gibi…
Tam karşımızda hayvanları sevdiği iddiasıyla bulduğu sokak köpeklerini ikamet etmediği evin bahçesine getiren, komşum diyemeyeceğim bir hanımefendi var.
Yıllarca belediyenin imar paftalarında park olan yeri çevirip 30-40 tane tavuk, horoz bakıyor.
Baksın elbette, diyeceğim bir şey yok.
Ama köpeklerinden en küçüğünü getirip, bıraktığında 24 saat havlıyor.
Ne kadar severseniz sevin sürekli havlayan bir köpeğe tahammül etmeniz mümkün değil.
Rica etmeye gittim küçüğü orada bırakmasın diye.
Ağzına geleni söylediği gibi bir de kendisini tehdit ettim iddiasıyla şikayetçi olmuş.
O da umurumda değil.
Ama işgal ettiği yeri belediye bildirip ekipler geldiğinde, 'Bu tavuklar benim değil. Kim getirdi buraya bilmiyorum' diyerek yalan da konuşmuş.
Ondan da vazgeçtim.
Bu engin hayvan sevdasına sahip (!) kadın ne yapmış biliyor musunuz?
Zabıtalar gittikten sonra onlarca tavuğun kafasına tek tek odunla vurarak hepsini öldürmüş ve çuvala doldurup götürmüş.
Ya, nasıl ama?
Gördünüz mü, hayvan sevgisini?
İnsanları genellemek elbette yanlış olur ama bu sahte sevgilere sahip olanlara da inanmamamız gerekmiyor mu?
Bunu yapan bir vicdanı görünce ölen köpeğinize neler yapılmış olabileceğinizi düşünmek çok mu yanlış oluyor?
Yorumlar
Kalan Karakter: