BOLU'da meydana gelen ve 78 vatandaşımızın ölümüne yol açan yangın vicdan sahibi herkesin ciğerini yaktı.
Ne hayallerle çıkmışlardı evlerinden kim bilir?
Otele yerleşecekler.
Kar kıyafetlerini giyecekler.
Allah'ın lütfu zemin üzerinde kayıp, günlerini gün edecekler.
Akşamları güzel bir yorgunlukla yemeklerini yiyip, belki eğleneceklerdi.
Kim bilir, belki de öyle yaptılar.
Sonrasında da yorgun bir şekilde yataklarına uzandılar.
Nereden bilebilirlerdi ki o cehennem ateşinin içinde yaşam mücadelesi verecekler.
Nereden bilirlerdi ki yanan alevlerin arasından çığlık atıp yardım isterlerken tüm çağırıları cevapsız kalacak!
Camlardan, 'Ne yapalım' çığlıklarını görünce alevler arasında kayboluşlarını izlemeye daha çok devam edemedim.
Sonuç ve bilanço ortada.
Yangın merdivenleri kullanılamayacak halde ve bir yangın söndürme sistemi olmayan bina cayır cayır yandı.
Şimdi herkes birbirini suçluyor.
Acıyı hissedenlerde hissiyatlarını dillendiriyor:
“Cenazeleri koymak için kızarmış tavuk resimli tırlar yolluyorlar.
Yangında 78 kişi ölüyor, yetkililer birbirini suçluyor.
İtfaiye geç geliyor alarmlar çalışmıyor.
Yangın merdiveni zaten muallak.
He birde tüm bunlar olurken, içeriden yanmış insanlar çıkarılırken diğer tatilciler kayak yapmaya devam ediyor.
Bir komşusu vefat ettiğinde evdeki televizyonunu açmayan…
Mezarlıktan geçerken tanımadığı insanlara Fatiha okuyan nesilden…
78 kişinin yanan bedenleri yanarken kayak yapan nesile…
Üstüne üstlük 24 saat arama yapan AFAD yetkililerinden yanan otel sahipleri konaklama ücreti talep ediyor.
Aynı otelin yanmayan tarafı için vatandaşlar telefonla arayıp rezervasyon talep ediyor.
Cenazeleri taşımak için gelen özel araçlar vatandaşlardan 100 bin lira talep ediyor.
Ya, biz daha ne konuşuyoruz ki abi!" ALINTIDIR.
Gördünüz mü halimizi?
Gördünüz mü vicdansızlığımızı, duyarsızlığımızı?
Ne diyeyim;
VİCDANINIZ BATSIN SİZİN!
Yorumlar
Kalan Karakter: