Samsunspor Avrupa Konfederasyon Kupası son 16 turu maçlarının ilkinde karşılaştığı Rayo Vallecano’ya kaybetti.
Bu sonuç ikinci maç öncesi büyük dezavantaj yarattı. Gerçekçi olmak gerekirse çeyrek final hedefi artık uzak gibi duruyor.
İspanya La Liga’da istatistikleri elinde tutan Barcelona, Real Madrid, Atletico gibi dünyanın en büyük takımlarına kafa tutan bir ekibe karşı mücadele etmek zordu.
Ayağa isabetli paslar yapan, oyunun volümünü dilediği şekilde ayarlayabilen, ön alan baskısıyla rakibi hataya sürükleyip, anında cezayı kesen, her biri yetenekli, kalburüstü futbolculara sahip bir takıma karşı Samsunspor yapılmaması gerekenleri ortaya koydu.
Konuk ekibin oyunu iyiden iyiye soğuttuğu anlar bir hayli fazla oldu. Kalecisinden, forvetine kadar, temas olsa da olmasa da hemen her pozisyonda yere yatmaları anlaşılır gibi değildi.
Kendilerine yakıştığını söylemek mümkün.
Maçın Romanyalı hakemi Marian Barbu buna göz yumdu. Zaten iyi bir yönetim gösterdiğini söylememiz mümkün değil. Eleştirilecek çok yönü vardı.
Maça oldukça telaşlı, heyecanlı ve yüksek motivasyon ile çıkan Samsunspor’un bırakın yenen üç goldeki bireysel hataları, gereksiz geri paslar, yan paslar ve topu üçüncü bölgeye taşıyamaması yaktı.
Mendes’in koruduğu savunmanın sağ tarafı Rayo Vallecano’nun geçiş koridoru haline dönüşürken buna karşı bir önlemin alınamaması, hatta görülmemesi bir teknik adam eksikliğiydi.
Orta sahada kendisinden iyi işler beklediğimiz Olivier Ntcham ortaya koyduğu kötü futbol ile hayal kırıklığı yarattı. Ayağına aldığı her top ile hızlı ataklar üretmesi gerekirken, o tam tersini yaptı.
İşin garip ve anlaşılmaz olan tarafı hoca Thorsten Fink’in kenardan bunu tespit edememesiydi. Seyircinin gördüğü ve oyuncuyu protesto ettiği bir ortamı bile hissedememiş oluşu büyük eksiklikti.
Hocanın “Atı alan Üsküdar’ı geçti” zamanlamasında yaptığı oyuncu değişikliklerinden fayda elde edilemedi. Taraftarın gazıyla az biraz kıpırdanma oldu, olmasına da bu skor tabelasının değişmesine neden olamadı.
Evet, rakip güçlü.
Dünyanın en kaliteli iki liginden birinde yer alıyor.
Dört yıldır takım iskeleti birliktelik yaşıyor.
Çok hızlı ve yetenekli oyunculara sahipler.
Maç sonu başkan Yıldırım’ın dediği gibi, “Biz kendimizi hızlı diyorduk, adamlar bizim iki-üç katı hızdalar” çok farklı bir rakibe karşı oynandı.
İki ayaklı maçlarda her şey olabilir.
Skor umutsuzluğa neden olmasın. Perşembe günü çok da farklı bir skor elde edilebilir.
Umut her zaman yüreklerde yaşam sürer.
Madrid’de büyük bir hikaye yazılabilir.
Emre Kılınç ve Tanguy Coulibaly’nin uzun bir aradan sonra sahalara geri dönmesi Samsunspor için büyük kazanç.
Haftalardır eksikliklerini hissediyorduk.
Takımın gücüne güç kattılar.
Yorumlar
Kalan Karakter: