2026 yılıyla birlikte bankacılık sözleşmelerinde yapılan küçük ama kritik değişiklikler, birçok müşterinin farkına varmadan ek ücret ödemesine neden oldu. Uzun süredir masrafsız olarak sunulan EFT, havale, FAST ve otomatik ödeme talimatı gibi işlemlerden, yeni koşullarla birlikte sessiz sedasız ücret kesilmeye başlandı.
Son dönemde hesap hareketlerinde 15, 20 ya da 35 TL gibi açıklaması zor kesintilerle karşılaşan kullanıcı sayısı hızla artarken, bankaların bu uygulamayı yeni bir gelir kapısına dönüştürdüğü belirtiliyor.
Kimler risk altında?
Bankacılık sektörü, artan maliyetler ve düşen kâr marjları nedeniyle 2026’ya komisyon ağırlıklı bir politikayla girdi. Önceden yalnızca ticari müşterilere yansıtılan bazı ücretler, artık maaş müşterileri ve emeklilerin hesaplarında da görülmeye başlandı.
Birçok müşteri, hesabındaki düşüşü fark etse de bunu kart aidatı ya da tek seferlik bir kesinti sanarak göz ardı ediyor. Oysa bu ücretler, işlem başına uygulandığı için ay sonunda yüzlerce lirayı bulabiliyor.
Sözleşmelerdeki küçük puntolar büyük kesintiler doğurdu
Aralık 2025’te bankaların gönderdiği “Hizmet Sözleşmesi Güncellendi” bildirimleri, çoğu kullanıcı tarafından okunmadan onaylandı. Ancak bu metinlerde, “ücretsiz işlem” şartlarının önemli ölçüde değiştirildiği ortaya çıktı.
En dikkat çeken uygulamalardan biri “İnaktif Hesap Yönetim Ücreti” oldu. Vadesiz hesabında 30 gün boyunca işlem yapılmayan ve bakiyesi belirlenen limitin altında kalan müşterilerden, “yönetim komisyonu” veya “saklama bedeli” adı altında ücret tahsil edilmeye başlandı.
Daha önce yargı kararlarıyla kaldırılan hesap işletim ücretlerinin, farklı isimler altında geri döndüğü belirtiliyor.
Otomatik ödeme talimatı artık yeterli değil
Bankaların yıllardır sunduğu “otomatik ödeme talimatı verirseniz EFT ve havale ücretsiz” vaadi de 2026 itibarıyla geçerliliğini büyük ölçüde yitirdi.
Yeni uygulamaya göre, faturanın vadesinde vadesiz hesapta yeterli bakiye bulunmaz ve ödeme ek hesaptan yapılırsa, müşteriye hem ek hesap faizi hem de “talimatlı ödeme hizmet bedeli” yansıtılıyor. Bu bedel, bankaya göre 25 ila 40 TL arasında değişebiliyor.
Birçok kullanıcı, faturanın ödendiğini görüp rahatladığı için ek hesabından çekilen bu tutarı fark etmiyor.
FAST ve EFT işlemlerinde saat detayı önemli
7 gün 24 saat para transferi imkânı sunan FAST sistemi de yeni ücretlendirmelerden etkilendi. Bankalar, mesai saatleri dışında yapılan işlemler için “dinamik tarife” uygulamaya başladı.
Hafta içi yapılan bir FAST işlemi düşük ücretli ya da ücretsiz olurken, aynı işlem hafta sonu yapıldığında 4-5 kat daha pahalıya mal olabiliyor. İşlem onay ekranlarında ücret bilgisinin küçük puntolarla verilmesi, kullanıcıların bu farkı fark etmeden işlemi tamamlamasına neden oluyor.
SMS bildirimleri de ücretli hale geldi
Hesap hareketleri ve kart harcamaları için gönderilen SMS’ler, bazı bankalarda artık ücretsiz değil. “Ek güvenlik” veya “bilgilendirme paketi” adı altında sunulan bu hizmetler için aylık 40-50 TL arasında ücret kesilebiliyor.
Mobil uygulama üzerinden gelen anlık bildirimler ücretsizken, SMS tercih eden kullanıcılar farkında olmadan düzenli bir ödeme yapıyor olabilir.
Ne yapılmalı? İtiraz ve iade yolları
Uzmanlar, tüketicilerin hesaplarını düzenli olarak kontrol etmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Son üç aya ait ekstrelerde “hizmet bedeli”, “komisyon” ve “BSMV” başlıkları özellikle incelenmeli.
Maaş müşterisi olanlar veya bankada düzenli mevduatı bulunanlar, müşteri temsilcisiyle görüşerek bu ücretler için muafiyet talep edebiliyor. Ayrıca açık onay olmadan yapılan kesintiler için Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvuru yoluyla iade alınabiliyor.
Alternatif olarak, tamamen dijital bankalar hâlâ koşulsuz ücretsiz işlem sunabildiği için günlük bankacılık işlemlerini bu platformlara taşımak da önemli bir tasarruf sağlayabiliyor.
Uzmanlara göre, küçük görünen bu kesintiler yıl sonunda ciddi rakamlara ulaşıyor. Bu nedenle ekstre kontrolü, 2026’da her banka müşterisi için zorunlu hale gelmiş durumda.
Yorumlar
Kalan Karakter: