Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriyeli mültecilere vatandaşlık verileceği ve TOKİ evlerine yerleştirileceklerine yönelik açıklamaları Samsun'daki Suriyeliler arasında da büyük bir heyecan yarattı. Çok zor şartlarda yaşadıklarını belirten Suriyeli mülteciler, "Artık ülkemize dönmemiz imkansız. Esad evlerimizi yıktı. Bize Türkiye kucak açtı. Allah Türkiye’den razı olsun’ diyerek duygularını dile getiriyorlar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mültecilere vatandaşlık ve TOKİ'nin boş olan konutlarından ev verileceğine yönelik açıklamaları, Türkiye gündeminde tartışılmaya devam edilirken, Samsun'da sayıları 3 bine yaklaşan Suriyeli mülteciler de büyük bir heyecanla gelişmeleri izliyorlar. Ülkelerine geri dönmelerinin artık mümkün olmadığını belirten birçok Suriyeli, "Esad evimizi barkımızı yıktı. Dönecek bir vatanımız artık yok. Biz de bu ülkenin birer vatandaşı olmak istiyoruz" dediler.
HEYECANLA İZLİYORLAR
Göç İdaresi Başkanlığı'nın verilerine göre yaklaşık 3 bin Suriyelinin yaşadığı Samsun'da, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 'vatandaşlık' konusunu, mültecilerin yoğun olarak yaşadığı İlkadım ilçesinde Cumhuriyet Caddesi ile 100. Yıl Bulvarı arasındaki bölgede ikamet eden bakkal, fırın, tatlı dükkanı, kahvaltılık malzemeler ve cep telefonu mağazası bile açan Suriyeli esnafa ve vatandaşlara sorduk. Erdoğan'ın açıklamalarını dikkatle izleyen Suriyeliler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak istediklerini belirtirken, bu açıklamalarla birlikte bazı çevrelerde ortaya çıkan 'nefret' söylemleri karşısında oldukça endişeli ve üzgün olduklarını da belirtiyorlar.
VERGİ LEVHAM VAR, RUHSATIM YOK
Suriyeli mültecilerin vatandaşlıkla ilgili görüşlerini almak üzere gittiğimiz Cumhuriyet Caddesi'nin arka sokaklarından birindeki Suriye bakkalını işleten Muhammed Zekeriya Omayri, Samsun'a Halep'ten ailesiyle birlikte kaçarak 3.5 yıl önce gelmiş. Bir yıl önce kahvaltılık ürünleri, Samsun'daki Iraklı ve Suriyelilere satarak geçimini sürdürmeye çalışan Muhammed Zekeriya, anne babası ve 3 kardeşiyle birlikte Canik ilçesinde oturuyor. Bir yıl önce bu dükkanı açtığını belirten Omayri, "Vergi levhamı aldım, kimliğim var ama bana çalışma izni ve ruhsat vermiyorlar. Geçen gün belediyeden zabıtalar geldi, işyerimi kapatmamı istedi. Oysa ki ben tüm kaydımı yaptırarak ve gerekli ödemeleri de yaparak ticaret yapmak istiyorum" diyor.
ARTIK SURİYEYE DÖNEMEYİZ
Vatandaşlık hakkı verilmesinin çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Suriyelileri, insanca yaşadıkları bir ortama kavuşmalarını sağlayacağını ifade eden Omayri, "Artık Suriye'ye dönmemiz imkansız. Çünkü orada savaş devam ediyor. Dönebileceğimiz bir evimiz yok. Taş taş üstünde kalmadı. Bize neden geldiniz diyenler oluyor burada. Ne yapacaktık. Silahımız yok ki savaşalım. Esad akrabalarımızı, çoluk çocuğumuzu öldürdü. Diğer taraftan IŞİD büyük bir katliam yapıyor. Canımızı zor kurtardık" diye dert yanıyor.
KAÇMAKTAN BAŞKA ÇAREMİZ YOKTU
Samsun'da dükkan açarak ticaret yapmaya çalışan Suriyelilerden birisi de Emir Kazım. Suriye'nin Halep kentinden Esad askerlerinden kaçarak Samsun'a gönderildiklerini belirten Kazım, 1 yıl Gaziantep’te kaldıktan sonra Samsun'a gelerek, ailesiyle birlikte yerleşmiş. Şu anda biri merkezde diğeri Atakum'da olmak üzere 2 dükkanı bulunduğunu ifade eden Emir Kazım, "Ben işlerimi büyütmek istiyorum ama vatandaşlık hakkım olmadığı için bana ruhsat vermiyorlar. Biz kaçak olarak çalışmak istemiyoruz. Borcumuz, vergimiz neyse ödemeye hazırız. Türkiye'yi de, Samsun'u da çok seviyoruz. İnsanlarınız da çok iyi. Birçok insandan yardım gördük ama son zamanlarda bize bir tepki var. Bizim suçumuz savaştan kaçmakmış. Çocuklarımızı öldürüyorlardı başka çaremiz yoktu" diye konuşuyor.
BU TEPKİLERİ ANLAYAMIYORUM
Tüm söyleşilerimiz sırasında tercümanlığımızı yapan 21 yaşındaki Muhammed Nur Aldin de Samsun'a Suriye'nin Halep kentinden anne babası ve 2 kardeşiyle birlikte kaçarak gelmiş. Suriye'de İktisat Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyken Türkiye'ye kaçmak zorunda kaldıklarını belirten Muhammed, Avrupa'ya gitmek istemediğini, Samsun'u ve Türkiye'yi çok sevdiğini belirtiyor. Yarım yamalak Türkçesi ile "Suriye'de savaş var, oraya dönmemiz artık imkansız" diyen Aldin, Samsun'da ise Suriyeli bir bakkal sahibinin yanında çırak olarak çalışarak, üç beş kuruşu evine götürmeye çalışıyor. Türkiye'nin vatandaşlık hakkı vermesi halinde yarım bıraktığı iktisat eğitimini tamamlamak istediğini belirten Aldin, "Bizim kimseye bir zararımız yok. Zaten çok güç koşullarda yaşıyoruz. Biz de Müslümanız, tepkiler neden anlamıyorum" diye üzüntüsünü dile getiriyor.
TÜRKLER ÇOK ÇALIŞKANLAR
Suriyeli genç arkadaşımız daha sonra bizi Site Camii'nin içinde cep telefonu dükkanı ve tatlıcılık yapan iki dükkana götürüyor. Suriyelilerle dolup taşan dükkan sahiplerinden cep telefonunu işleten Suriyeli, ismini vermekten ve fotoğrafını çektirmekten çekiniyor. Suriye'deki savaş nedeniyle geri dönüşlerinin artık mümkün olmadığını belirtirken, Türkiye'deki çalışma şartlarının kendi ülkesinden çok daha zor olduğunu, Türk insanının çalışkanlığına hayran olduğunu dile getiriyor.
TÜRKİYE’DEN ALLAH RAZI OLSUN
Vatandaşlık hakkı verilmesini dört gözle beklediklerini belirten 4 çocuk babası Abdurrahman Alhiçin ise Suriye'deyken öğretmen olarak görev yaptığını belirtiyor. Burada 19 Mayıs ilçesinde ailesiyle birlikte yaşamını sürdüren Abdurrahman Alhiçin, geçimini zaman zaman farklı işlerde çalışarak kazandığı parayla sağlayabiliyor. 4 çocuğunun da okula gittiğini, sağlık hizmetlerini de kimliklerini alarak ücretsiz olarak alabildiklerini ifade eden Alhiçi, kendilerine yönelik nefretin de son dönemlerde artması nedeniyle oldukça endişeli. "Bize niye kaçtınız, savaşıp ülkenizi korusaydınız" diye tepki gösterenler var. Uçağımız yok, silahımız yok, IŞİD bir taraftan ESAD diğer taraftan katliam yapıyor. Çocuklarımız küçük. Nasıl tek başlarına gönderecektik. Buradan konuşulduğu gibi değil her şey. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bize vatandaşlık vermesini bekliyoruz. Bize hiç kimse sahip çıkmadı. Ne Arabistan, ne İran, ne Mısır hiç kimse. Sadece Türkiye bize sınırlarını açtı. Biz sünni Müslümanlarız. O yüzden Allah Türkiye'den razı olsun" diyerek duygularını dile getiriyor.
Gülsüm ATİK
Yorumlar
Kalan Karakter: