Türkiye’de 2. kez “IAOM Avrasya Konferansı ve Sergisi”ni düzenledi. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, Orta ve Doğu Avrupa, Baltık Ülkeleri, Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Türkiye ve diğer Orta Asya Cumhuriyetleri olmak üzere yaklaşık 1000 katılımcı ağırlandı. Hububat, un, makarna, bulgur ve yem üreticileri ile değirmen makinaları, paketleme gibi tedarikçi ve bayiler bir araya gelirken etkinliğin katılımcıları arasında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal, IAOM Dönem Başkanı Steve Matson, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Karakuş, Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen ve Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Haluk Tezcan yer aldı.

İHRACAT ŞAMPİYONU TÜRKİYE
Son 9 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu olan Türkiye, ihracattaki başarısıyla 1896 yılında ABD’de kurulan, ABD’de 10 bölgede, dünyada ise 4 kıtada direktörlüğü bulunan IAOM’un Avrasya Bölge Başkanlığı’nı 4 yıldır üstleniyor. Toplam nüfusları 2 milyarı aşan ve toplam 7,1 trilyon dolar ekonomik büyüklüğü bulunan, 32 ülkeden oluşan dünya buğday üretiminin yüzde 30’unu ve dünya un ihracatının yüzde 59’unu temsil eden Avrasya Bölge Başkanlığı, dünyanın en büyük buğday üreticilerini ve un ihracatçılarını temsil ediyor.

TARİHTE İLK KEZ YÜZDE 17’YE DÜŞTÜ
2022 yılını 3 milyon 400 bin ton un ihracatıyla kapatan ve 2023 yılını 3 milyon 500 bin ton ihracatla kapatmaya hazırlanan Türkiye’nin, un ihracatında 9 yıldır dünya lideri olduğunu belirten IAOM Avrasya Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy konuşmasında: “Dünya buğday stok kullanım oranı 2016/17 sezonundan bu yana yüzde 34 ile en düşük seviyede. Üstelik dünyanın 265 milyon tonluk buğday stokunun yarısından fazlası, 135 milyon tonu Çin’in elinde. Stok kullanım oranı tarihte ilk kez yüzde 17’ye düşüyor. Çin hariç dünya, 2024 Haziran’ında bir sonraki hasat sezonuna sadece 2 aylık tüketime yetebilecek buğdayla girecek. TMO’nun Türkiye’de gerçekleştirdiği 10 milyon tonu geçen müdahale alımıyla hem üretimin sürdürülebilirliğini sağlamış hem de ilerleyen dönemlerde oluşabilecek risklere karşı güvenlik stoğu oluşturmuştur. NASA, hava koşullarının 2024 yılında daha da kötüleşeceğini, önümüzdeki yıllarda bugünkü sıcaklık rekorlarının bile aşılacağını söylüyor. Bu da buğday üretimini zorluyor. İklim değişikliğinin etkisi, sadece tarımsal üretimiyle sınırlı değil. Dünya deniz ticaretinin yüzde 6’sının gerçekleştiği Panama Kanalı’nda, su seviyesinin kuraklık nedeniyle düşmesi, geçiş kısıtlamalarının uygulanmasına sebep oldu. Lojistikte yaşanan problemler, gıda tedarik zincirini daha da zorluyor” dedi.

TAHIL KORİDORU KRİTİK ÖNEMDE
Konuşmasında tahıl koridoruna da dikkat çeken Dr. Eren Günhan Ulusoy, “Ukrayna’da üretilen ürünlerin, dünya piyasalarına ulaştırılması, dünyanın arz talep dengesi için kritik önemde. Bu nedenle dünyanın gözü kulağı tahıl koridoruyla ilgili gelecek haberlerde. Tahıl koridorunun başlaması ve sürdürülmesi için Türkiye en başından itibaren büyük bir çaba sarf etti. 17 Temmuz’da askıya alınmış olsa da bizler de Avrasya bölgesindeki sektör paydaşları olarak, koridorun tekrar açılmasını destekliyoruz. Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın çabalarıyla küresel gıda arz güvenliğinin sağlanması açısından önem taşıyan bu anlaşmanın devam edeceğini içtenlikle umuyoruz. Tahıl koridoru öncesi süreçte, sektör paydaşlarımız ile Ticaret Bakanlığımız ve Dış İşleri Bakanlığımız arasındaki kritik bilgi akışını sağlayarak, tedarik zincirinin devamlılığının sağlanması için destek olduk. Ülkemizin süreçteki rolünden dolayı Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in kongremize ilettiği başarı dileklerini de sizinle paylaşmak istiyorum” derken, dünyada 1,3 milyar ton gıdanın israf edildiğini ve bu yüzden sıfır atığı desteklediklerini belirtti.
Yorumlar
Kalan Karakter: