OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, FETÖ soruşturmalarını bazı kişilerin sulandırmak istediğini belirterek, 'Soruşturmaları eleştirerek elinde bilgi ya da belge olmadan bol keseden atanlar var’ dedi
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vedat Ceyhan, OMÜ Genel Sekreteri Doç. Dr. Menderes Kabadayı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Hüsnü Demirsoy, Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz ve Doç. Dr. Onur Bekiroğlu katıldı. OMÜ'de yürütülen çalışmaların şeffaf olduğunu belirten OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, her türlü çalışmayla ilgili kamuoyunu bilgilendirdiklerini kaydetti. Uygulamaya konulan ve yapılacak projelerden bahseden Rektör Bilgiç, birçok konuda basın mensuplarını bilgilendirdi. FETÖ soruşturmaları konusunda kimseye önyargılı yaklaşmadıklarını belirten Bilgiç, fakat herhangi bir olumsuzluk durumunda gereğini yerine getirdiklerini söyledi.
BOL KESEDEN ÜFÜRENLER VAR
Rektör Bilgiç, OMÜ içerisinde kurulan FETÖ araştırma komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğünü ve inceleme geçiren 229 kişiden 49 kişinin soruşturmasının kaldığını söyledi. Bilgiç, 'Öğretim üyelerinden veya dışarıdan başka birileri tarafından soruşturmalar eleştirilirken FETÖ ile mücadele edilmediği yönünde basın açıklaması yapanlar da oluyor. Bu kişileri komisyonumuz çağırarak isim istiyor, ‘Ben söyleyemem’ diyor, bilgi isteniyor ona da yok diyor. Peki, nasıl oluyor da böyle konuşuyorlar. Böyle bol keseden üfürenler var. Farklı şekilde elinde bilgi ya da belge olmadan konuşanlarla ilgili bu mücadeleyi sulandırmak istediği yönünde düşüncesi hasıl oluyor. Bizim bu konuda tavrımız net. Eğer birisi ile ilgili net bir bilgi ya da belge varsa hiçbir şekilde taviz verilmez. Bizim yönetimden kız çocuğu ile ilgili bir şey geldi. Hiç tereddüt etmeden gönderdik. Şu an bizde 7 kişi açığa alındı. Bunlarla da ilgili kamuda dava devam ediyor. Yeni isimler geliyor, yeni ByLock isimleri geliyor. Hepsi titizlikle inceleniyor ve kimse ayrım yapılmadan gereken işlem neyse o yapılıyor. Kimseyi kasten bu işe bulaştırmamak için titizlikle çalışıyoruz. Allah bize böyle bir şeyi nasip etmesin’ dedi.
GÖZÜMÜZÜ BUDAKTAN ESİRGEMİYORUZ
Geçmişe takılıp dünün intikamının peşinde koşmayacağını belirten Rektör Bilgiç, 'Devletin kurumuna zarar verilmiş mali yapısında haksızlık olmuş uygulamaları gördüğümüzde de bunun kimin yaptığını düşünmeden gözümüzü budaktan esirgemeden üzerine gideriz. Fakat özellikle birilerinin açığını bulmak için bir çaba gayretinde de değiliz. Rutin kontroller içerisinde bir açıkla karşılaştığımızda da üzerini örtmek gibi bir durum söz konusu olamaz. FETÖ konusunda da buna benzer bir şey. Bugün FETÖ’cü dediğimiz insanların geçmişte üniversiteye alınması konusunda herhangi bir mani yoktu. Sadece geçmişte bende dahil olmak üzere bazı isimler öngörü şeklinde bu yapının tehdit oluşturacağı yönünde düşünceyi taşıyordu. FETÖ’cü dediğimiz kişilerin geçmişte devlette belli bir göreve getirilmelerinde bir sakınca yokken, onları o dönem göreve getirenlerle ilgili bugün hesap sormanın doğru olmadığına inanıyorum. Devletin bütün mekanizması içerisinde bunlar olmuş. Karşı taraf örgütlü ve organize oldukları ve her alanda da insan yetiştirdikleri için boşluk olduğunda ilk olarak bu yapının elemanları yerleştirilmiş. Kişinin böyle bir amacı ve gayreti olduğuna dair elimizde somut bir bilgi olmaksızın cezalandırma yoluna gidilmesini devlette yapmıyor. Bizimde böyle bir şeyin peşine düşerek dünkü yönetimden hesap sorma mantığının doğru olmadığına inanıyorum. Bizim elimize bilgi ve belge geldiğinde gereğini yapıyoruz’ diye belirtti.
İNCELEME SON AŞAMADA
Barış İnsiyatifi adı altında bildiri yayınlayan akademisyenlere destek verenlerle ilgili de açıklama yapan Rektör Bilgiç, 'Güneydoğudaki hendek operasyonlarını eleştiren akademisyenlerin yargılanmaları ile ilgili OMÜ’de basın açıklaması yaparak o akademisyenlere destek olanlarla ilgili OMÜ olarak inceleme başlattık. Bu incelemede de artık son aşamaya doğru geldik. Bazı akademisyenler basın açıklamasına mağduriyetten dolayı katıldığını beyan ederken bazı akademisyenler ise bildiriye imza atanlara destek vermek amaçlı katıldığını beyan ediyorlar. Verilen ifadelere göre de soruşturma sonucu belli olacaktır’ diye kaydetti.
MAALESEF BAŞARISISIZ
Rektör Bilgiç, 'Üniversite ve sanayici işbirliği konusunda maalesef üniversitemiz başarısız. Bugüne kadar üniversite sanayi işbirliği ile üretilen projelerin yaklaşık 390 bin TL civarında. Sadece üniversite olarak ise her yıl akademisine dağıtılan bütçe 10 milyon TL’nin üzerinde. Geldiğimiz günden itibaren sanayicilerle buluşmaya çalışıyoruz. Tekno Parkımız maalesef bugüne kadar iyi çalıştırılamamıştır. Ayrıca üniversite ve sanayici arasındaki birlikteliği sağlayacak olan teknoloji transfer ofisi faaliyete geçemedi. Sanayici hangi konuda destek alacağını bilmeli, akademisyen ise hangi konuda destek vermesi gerektiğini bilmeli. Bu uzun süreli bir çalışma. Fakat bugüne kadar maalesef bunun için adım atılmamış. Bizler bunun adımını atarak çalışmaya başladık. Kanunen kurulması gereken ve sadece ismen var olan teknoloji transfer ofisinin aktif hale gelmesi için çalışmaya başladık. Bununla ilgili önemli üniversitelerle bazı anlaşmalar yaptık. Bu yapı fiilen çalışır hale geldi’ dedi.
BÜTÜN ÜLKEYE HİZMET EDECEK
OMÜ Onkoloji Hastanesinin bu yıl hizmete gireceğini ifade eden Bilgiç, "Bu yıl hizmete girecek olan Onkoloji Hastanesinin bina yapımı bitmiş durumda. İçerisinin teşrifatı ve birkaç cihazın temini beklenmektedir. 130 yataklı bir hastane olacak. Bu hastanemiz Karadeniz Bölgesi'nde önemli bir hizmet merkezi olacaktır. Diş Hekimliği Fakültesi bu hafta Pazartesi itibariyle yeni binasına taşınmıştır. Eski binası 10 bin metrekarelik bir kapalı alan iken 22 bin metrekarelik yeni binasına kavuşmuştur. Hastaların tedavi edildiği ünit sayısı artırılmıştır. Fiziki imkanları artırılmıştır. 250 ünite kadar çıkabilecek bir kapasiteye sahiptir. İlk defa Arapça Dil Merkezi(ADİM) açtık. Biz bunu daha da geliştirerek 'Dil Köyü' şeklinde bir yapıya kavuşturacağız. Samsun bölgesinde uygun bir alanda, doğal güzellikler içerisinde 'Dil Köyü' yapacağız. 'Dil Köyü' bütün ülkeye hizmet edecek. Yılın belli aylarında yoğunlaştırılmış eğitimlerle, Arapçayla başlayarak diğer dillerle geliştireceğimiz bir yer olacak. Merkez Kütüphanemiz büyük ölçüde tamamlandı. Havza'da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uygulama Eğitim Merkezimiz 1-2 ay içerisinde bize teslimi yapılacak. Teslimi yapıldıktan sonra büyük bir hastane olarak bölgeye hizmet verecek. Bu hastanemizi de en kısa sürede hizmete geçirmeyi planlıyoruz. Ladik Kış Sporları Merkezimizi açtık. Burası hem kış hem yaz turizmi için faydalı bir yer olacağını düşünüyoruz. OMÜ raylı sistem çalışmalarımız sürüyor. Üniversite-şehir buluşmasının sembolik adımlarından biri de olan bu proje kapsamında Samsun Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzalanarak 1 Mart 2017’de 6,4 kilometrelik bir güzergâha sahip olan tramvayla ilgili çalışmalara başlandı. Proje noktalandığında; OMÜ, Türkiye’de raylı sistem ile ulaşımın sağlandığı 3. üniversite olurken, bütün birimlere raylı sistem ile ulaşmanın mümkün olduğu ilk üniversitelerden biri de olacak. Kampüsle ilgili bir diğer adım ise yapılaşmanın yasal bir zemine oturtulması konusundaki çalışmalar oldu. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen ruhsat çalışmaları da halihazırda devam etmektedir" dedi.
AÇIK KAPI GÜNÜ UYGULAMASI
İstişareyi erişilebilirlik ve şeffaflık bağlamında sürekli kılmayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Bilgiç, "Açık Kapı Günü uygulamasını başlatarak, her hafta Salı günü kapımızı çalışanlarımıza ve öğrencilerimize ardına kadar açtık. 1 Kasım’da başlayan Açık Kapı Günü uygulaması kapsamında akademik ve idari personelinden öğrencilere kadar çok sayıda kişi bizimle görüşerek fikirlerini ve önerilerini paylaşma imkanı buldu. Hem şehir ve üniversitenin bütün kesimler tarafından arzu edilen buluşmasını sağlamak hem de üniversitede üretilen bilgiyi iş dünyasına taşımak amacıyla şehrin; siyaset, sanat, medya, ekonomi, iş dünyası, sağlık, eğitim ve spor gibi tüm aktörleriyle ziyaretler ve etkinliklerde buluştuk. Görüşlerimizi paylaşarak üniversiteden beklentilerini dinledik. Bu birlik ve beraberlik iklimi, istişare toplantısını 22 Şubat’ta geniş bir katılımla gerçekleştirilen, Üniversite Danışma Kurulu sayesinde kurumsal ve sürekli bir nitelik kazanmış oldu. Üniversite Danışma Kurulu’nun ilk resmi toplantısı ise 9 Mayıs’ta gerçekleştirildi. Üniversite Danışma Kurulu, üniversitenin paydaşlarıyla olan ilişkilerini güçlendirmesinin ve Türkiye’de ve dünyada yaşanan gelişmeleri takip ederek üniversitenin geliştireceği politikalara katkı sağlamanın en temel mekanizması olarak öne çıktı" şeklinde konuştu.
YÜKSELEN ULUSLARARASILAŞMA GRAFİĞİ
OMÜ'nün uluslararasılaşma konusunda önemli mesafe kat ettiğini belirten Bilgiç şöyle devam etti: "101 ayrı ülkeden 2 bin 642 öğrenciye ev sahipliği yapan OMÜ, Türkiye’deki üniversiteler içinde en fazla uluslararası öğrenci oranına sahip üniversitelerden biri olarak da dikkat çekmektedir. Türkiye’deki toplam öğrenci sayısı içinde; uluslararası öğrenci ortalaması 1.4 olmasına rağmen, bu oran OMÜ’de 4.7’ye ulaşmış durumdadır. Bu tabloyu güçlendirerek sürdürme gayesi içinde olan OMÜ, 27 ayrı merkezde, 11 ülkede ve 6 ayrı dilde Uluslararası Öğrenci Giriş Sınavı’nı da (OMÜ-YÖS) başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, önümüzdeki dönemde uluslararasılaşma ve uluslararası öğrenciler konusundaki çıtayı daha da yükseltme hedefindedir. Üniversitelerin esas görevi bilimsel üretimde bulunmak ve bunu paylaşmak olduğu için buradaki başarı, hem alandaki endekslerde üst sıralarda olmayı hem de AR-GE projelerinde çıtayı yükseltmeyi gerektirmektedir. Bu kapsamda 2016 yılı içinde yürütülen bilimsel araştırma projelerine yönelik desteklerde artış sağlandı. OMÜ’nün sanayi ile Ar-Ge’ye dayalı iş birliğini TEKNOPARK ve Teknoloji Transfer Ofisi (OMÜ-TTO) aracılığıyla geliştirme hedefi doğrultusunda OMÜ-TTO yeniden yapılanma sürecine sokuldu. Bu bağlamda, yeniden yapılandırma süreci için güçlü üniversitelerle mentorlük konusunda görüşmeler ve anlaşmalar da yapıldı. Yeniden yapılanma sürecinin önemli bir adımı olarak Teknoloji Transfer Ofislerine Yönelik Hazırlık, Başlangıç ve Kapasite Artırımı Sağlanması projesine başvuruldu."
KADRODA ADALET VE LİYAKAT
Bilimsel liyakate göre kadro konusunda, uzun süredir kadro bekleyen akademik personelin sorunlarını ivedilikle çözüme kavuşturduklarını vurgulayan Rektör Bilgiç açıklamasını şöyle tamamladı: "Bu kapsamda ilk etapta bir kadro çalışması yapılarak bilimsel kriterleri sağlayan akademik personele, kadroları hiçbir ayrım gözetmeksizin tahsis edilmeye başlandı. İlk etapta gerçekleştirilen kadro çalışmalarından bu yana birimlerin gereksinimleri de dikkate alınarak toplamda 223 öğretim elemanı kadro tahsisi gerçekleştirildi. Üzerinde önemle durduğumuz konulardan bir diğeri ise özlük haklarına ilişkindir. Bu konuyla ilgili temel düsturumuz; çalışan ve hak eden bireylerin hak ettiğini peşinden koşmadan elde edeceği bir çalışma ortamı oluşturmaktır. 56 bine yakın öğrencisi ve 6 bini aşan çalışanıyla son derece büyük bir aile olan OMÜ bünyesinde akademik birimler bazında ise bugün gelinen nokta itibariyle 20 fakülte, 2 yüksekokul, 13 meslek yüksekokulu, 5 enstitü, 1 konservatuvar ve 24 uygulama araştırma merkezi bulunmaktadır. 42 yıllık zengin bir deneyimin ve birikimin adresi olan ve tarihsel açıdan öncü bir şehir olan Samsun’un üniversitesi olmanın haklı gururunu paylaşan OMÜ, hem niteliksel hem de niceliksel olarak konumunu güçlendirmeye ve geleceğe doğru emin adımlarla yol almaya devam edecektir."
Sezer SEZER
Yorumlar
Kalan Karakter: