İYİ Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Samsun'da partililerle buluştu. Samsun İYİ Parti İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen Sunat, Samsun ile ilgili açıklamalarda bulundu. Toplantıya İYİ Parti İl Başkanı Hasan Aksoy, Samsun İl Kadın Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Elif Petek Şenel ve Samsun İl Teşkilat Başkanı Yücel Dalkıran katıldı.

İYİ PARTİ EŞ ZAMANLI 36 İLDE SAHADA
İYİ Parti olarak eş zamanlı 36 şehirde sahaya çıktıklarını belirten Sunat, "Cumhuriyetimizin banisi M. Kemal Atatürk’ün istiklal mücadelesini başlattığı, baş veren fakat baş eğmeyen, aziz Türk Milletini bir Anka kuşu misali küllerinden doğuran, Samsun’dayım. Ülkemizin umudu, milletimizin cesur sesi, İYİ Parti Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun sizlere sevgi ve selamlarını getirdim. Türkiye, tarihinin en kritik eşiğinden geçmektedir. Bir yanda sınırlarımızın hemen ötesinde büyüyen savaş riski,
Diğer yanda içeride derinleşen ekonomik kriz. Ve bunların üzerine eklenen, devletimizin ve milletimizin birliğini tartışmaya açabilecek tehlikeli bir süreç… Bugün bu üç başlık birlikte değerlendirilmeden Türkiye’nin içinde bulunduğu durum anlaşılamaz. Öncelikle; Bölgemizde İran ile haydut devlet İsrail ve ABD arasında tırmanan gerilim artık açık bir savaşa dönüşmüştür. Masum insanların özellikle masum çocukların katli yüreklerimizi dağlıyor. Lanetliyoruz… Yine savaşın sonuçları enerji hatlarını, ticaret yollarını, küresel ekonomiyi ve doğrudan Türkiye’yi etkilemektedir. Türkiye; bu küresel fırtınaya maalesef güçlü bir ekonomiyle değil, kırılgan bir yapı ve kötü yönetim ile yakalanmıştır. Bugün gerçek tablo şudur: Enflasyon hiçbir ülkede olmadığı kadar yükselmiş, işsizlik artmış, gelir dağılımı bozulmuş, vatandaşın alım gücü erimiştir. Vatandaş borçla yaşamaya mahkûm edilmiştir. Kredi kartı ve bireysel borçlar katlanarak artarken, yüz binlerce insan yasal takibe düşmektedir. Sanayi üretimi giderek küçülmekte, tarım olabildiğince gerilemekte, gençler umudunu kaybetmektedir. Ve şimdi bu ağır tabloya bir de savaşın ekonomik faturası eklenmektedir. Bu ne demektir biliyor musunuz?
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey nettir:
• Dış politikada milli çıkar odaklı, akılcı bir strateji,
• Ekonomide üretimi esas alan, adil paylaşımı sağlayan bir model,
• İç politikada ise devlet ciddiyetini ve hukukun üstünlüğünü yeniden tesis edecek güçlü bir iradedir.
Açıkça söylüyoruz: Bu yükü taşıyacak olan ne saraylardır ne ayrıcalıklı kesimlerdir. İktidar bu yükü yine milletimizin sırtına yüklemeye hazırlanıyor. Biz borçla susturulan değil, refahla güçlenen bir Türkiye için mücadele ediyoruz."

TÜRKİYE TEHLİKELİ BİR SÜRECİN İÇİNE GİRDİ
Türkiye'nin son derece tehlikeli bir sürecin içerisine sürüklendiğini ifade eden Sunat, "Terörle mücadelede kararlılık yerine, terörle bağlantılı yapıların taleplerinin siyasallaştırıldığı, hukuki zemin arayışlarının dillendirildiği bir süreç işletilmektedir. Bu süreç, Türkiye’nin kazanımı değil, kaybıdır. Terörsüz Türkiye diyerek milleti uyutmaya çalışanlar, bebek katiline İmralı’da villa inşa ediyorlar! Bunun hesabını Samsun’un 366 şehidine, 194 Gazisine veremezsiniz! Türk devletinin kudretini, teröriste konfor sağlamak zannedenler gaflettedir. Devlet, teröristle müzakere etmez; devlet, teröristin başını ezer! Bakınız, şehirlerimizde PKK paçavraları sallanıyor, evlatlarımıza kasteden katillerin posterleri elden ele geziyor. Mersin’de, Van’da, Diyarbakır’da terörün doğum günü kutlanırken, bu ülkeyi yönetenler kafasını kuma gömüyor. Bunun adı çözüm değil düpedüz teslimiyettir. Şimdi kalkmışlar, parlamento eliyle teröristleri salacak yasa çıkaralım diyorlar. Neyin yasası bu? Cani başını, barış güvercini diye yutturma yasası mı? Terörist başını, baş köşeye oturtma yasası mı? Askerimize pusu kuranlara buyur gel siyaset yap yasası mı? Şehitlerimize ihanettir! Tarihimize hakarettir! İYİ Parti bu girişime asla geçit vermeyecek, bu zillete boyun eğmeyecektir! Türk’ün meclisinde ulak olan Pervin Buldan çıkmış, Öcalan bu yasa üzerinde söz sahibi olmalı diyebiliyor. Türk’ün kanını döken bir cani yasa onaylayacak! Öyle mi? Bu hainin yeri hücresidir! İmralı canisine statü arayanlar, önce tabutlara sığmayan koç yiğitlerimizin hesabını vermelidir! Buradan çok net bir şekilde ifade ediyoruz: Biz; Devletin itibarını zedeleyen, Milletin birliğini riske atan, terörü dolaylı ya da doğrudan meşrulaştıran hiçbir sürecin parçası olmadık ve olmayacağız. Biz buradayken; ne Öcalan’ın muhatap alınmasını kabul ederiz ne o yasayı meclisten geçiririz ne de o haine nefes aldırırız! Vatan sahipsiz, bayrak yetim, Samsunlu sessiz değildir! Bu girişimler Samsunluların çelikten göğsüne çarpacak ve geldikleri yere gidecektir!

"SAMSUN'DA İŞ GÜCÜNE KATILIM ARTIYOR AMA İŞSİZLİK DE ARTIYOR"
Samsun ile açıklamalarda bulunan Sunat, "Samsun'da, İhracat artıyor ama istikrarlı değil, E-ticarette firma sayısı artıyor ama satışlar düşüyor, iş gücüne katılım yükseliyor ama işsizlik de artıyor. Nitekim Samsun’da kişi başına düşen gelir, Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde 30 altındadır. Samsun gibi stratejik bir şehirde bile; lojistik potansiyel kullanılamıyor, sanayi beklenen sıçramayı yapamıyor, tarımda verimlilik sorunu sürüyor, gençler için nitelikli iş alanı üretilemiyor. Eğer Samsun’da bu tablo varsa, Türkiye’nin geri kalanında durumun daha iyi olduğunu kim iddia edebilir?"

"SAMSUN HAK ETTİĞİNİ ALAMIYOR"
Samsun'un hak ettiği değeri görmediğini sözlerine ekleyen Sunat, "Orta Karadeniz’in lideri, bölgenin lokomotifi diyoruz değil mi? Ama gerçekler ne yazık ki öyle demiyor. Samsun; bugün hak ettiği geliri alamayan, potansiyeli heba edilen bir şehir haline gelmiş. Türkiye’de istihdam sıralamasında Samsun 35.sırada. Samsun tarımsal üretimde 14. sırada, imalat sanayisinde 16. sırada.Üretimin Samsunlunun cebine giren kısmına baktığınızda 41. sırada! Bu ne demek? Samsun çalışıyor, üretiyor, ter döküyor fakat Samsunlu refaha kavuşamıyor! Eğitimde, sağlıkta, rekabetçilikte ilk 20’leri zorlayan bu şehir; söz konusu yatırım ve istihdam olduğunda neden kaderine terk ediliyor? Bafra’nın, Çarşamba’nın o bereket fışkıran ovaları varken, limanımız kapı gibi dururken Samsun’un Türkiye’de en gelişmiş 27. şehir olması koca bir ihmaldir! Bu şehir 3. kademe gelişmişlik seviyesine sığmaz, sığdırılamaz."
Yıllardır beklenilen Samsun-Ankara Hızlı Tren Projesi... 2017’den beri etüt dediler, proje dediler. Şimdi 2026 programına 95 km lik Kırıkkale (Delice)-Çorum yolunu almışlar. Ama ayırdıkları para ne kadar biliyor musunuz? Tam bin Türk Lirası! Şaka değil, bin lira! 160 milyar liralık projeye bin lira ödenek ayırmak, Samsunlunun aklıyla alay etmektir!"

"BİZ BU İŞİ YAPAMAYACAĞIZ DİYORLAR"
Samsun'a yapımı devam eden yatırımların yapım süresinin uzadığını kaydeden Sunat, "Samsun Küçük Sanayi Sitesi Dönüşümü 2020’de başladılar, 2029’da bitireceğiz diyorlar. Ama 2026 için yine bin lira koymuşlar. Yani diyorlar ki; biz bu işi yapmayacağız sadece kâğıt üstünde varmış gibi göstereceğiz. Samsun Batı Çevre Yolu, 13 milyar lazım, 2026 için verdikleri para proje bütçesinin sadece yüzde 6’sı! Bu kaplumbağa hızıyla bu yol ne zaman bitecek? Samsun’da tarım ve sanayimizin su talebi her geçen gün artarken, iklim kriziyle birlikte yağışlarımız düzensizleşiyor. Bir yandan kavurucu kuraklıklar, diğer yandan ani ve aşırı yağışlar kapımızda! Samsun’un su geleceği tehlikede ama iktidarın icraatları nerede? Projeksiyonlar net; Samsun'da ilerleyen yıllarda daha fazla kontrolsüz yağış yaşanacak. Bu ne demek? Gözbebeğimiz olan fındıkta, çeltikte ve soyada hem verim hem de kalite kaybı demek. Çiftçimizin emeğinin sel sularına karışması, Samsun’un bereketinin kuruması demek. Atakum ve Canik ilçelerimiz başta olmak üzere; dere yataklarındaki yapılaşma, plansız kentleşme ve o geçirimsiz beton yığınları şehirlerimizi birer su hendeğine çevirdi. Biz buradan ilan ediyoruz: Samsun’un kaderi ne iklim krizinin insafına ne de bu beceriksiz idarenin vizyonsuzluğuna terk edilemez. Doğru altyapı projeleriyle, bilimsel planlamayla ve Samsunlunun hakkını Samsun’a teslim eden bir iradeyle bu gidişata dur diyeceğiz. Samsun’u, ranta değil; doğaya, tarıma ve insanına yatırım yapan bir yönetime kavuşturacağız. Bakınız, fındık sezonda 385 lirayı görürken, bugün 200 liralara geriledi. Çiftçi alın terimiz her gün biraz daha eriyor diyor. Dünya fındık üretiminin %75’ini elinde tutan Karadeniz, neden kendi mahsulünde söz sahibi olamıyor? Neden fiyatı başkaları belirliyor da çileyi Samsunlu, Ordulu, Giresunlu, Karadenizli çekiyor? Üreticiyi koruyan, piyasayı dengeleyen, adil bir fındık politikası neden icra etmiyorlar? İYİ Parti olarak sözümüz söz; fındıkta bu sahipsizliğe, son vereceğiz! Fındık üreticisinin hakkını yabancı kartellere yedirmeyeceğiz.Türkiye güçlüdür. Türk milleti kararlıdır. Ve biz; Bu milletin yanında, bu devletin bekası için Türkiye’nin geleceği için mücadele etmeye devam edeceğiz" diye knouştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: