Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP), Muğla'nın Akbelen mevkiinde maden için istimlak edilen alandaki ormanı iki yıldır savunan köylüler için Atatürk Anıtı'nın önünde destek eylemi gerçekleştirdi. Devletin Akbelen Ormanı'na vahşice saldırdığını ifade eden SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, "İki yıldır onurlu bir şekilde sürdürülen çadırlı direniş nedeniyle kesim için girilemeyen Akbelen Ormanı’na ne yazık ki 24 Temmuz sabahı girildi. Devlet, olanca gücünü Akbelen’e yığdı. Tomalarla, yüzlerce jandarma ile gelen kesim ekibi, Akbelen ormanına vahşice saldırdı. Akbelenli köylü kadınların ağıtı sürerken ağaçlar birer birer devrildi. Nöbet alanını ablukaya alan kolluk, köylülerin ve yaşam savunucularının kesim alanına girmesine izin vermedi. Girmek isteyenlere orantısız güç kullanıp, gaz sıkan jandarma, yaşlı köylü kadınların da olduğu gruba TOMA’lardan tazyikli su fışkırtarak direnişi kırmaya çalıştı. Aralarında Akbelen avukatı İsmail Atal’ın ve köylülerin de olduğu arkadaşlarımız gözaltına alındı. Hastaneye kaldırılanlar, yaralananlar oldu. Yaşam hakkını savunmak, Ranta karşı çıkmak ve ormanları korumak için nöbet tutmak anayasal bir haktır. Arkadaşlarımızın onurlu mücadelesi bizimde mücadelemizdir. Onurlu mücadele yürüten arkadaşlarımıza şiddet uygulamak ve gözaltına almak kabul edilemez bir durumdur. Saldırıyı kınıyoruz" şeklinde konuştu.
AKBELEN'İ İŞARET EDEREK ÇARŞAMBA'YA DİKKAT ÇEKTİ
"Eğercili’den Akbelen’de direnenlere selam olsun" ifadesini kullanan Mehmet Özdağ, "Akbelen köylüleri, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri'ne kömür sağlamak için açılmak istenen kömür ocaklarına karşı uzun süredir direniyorlar. Kömür ocakları çok sayıda köyü yuttu ve yutmaya da devam ediyor. Akbelenliler artık köylerini, tarlalarını, ormanlarını kömüre vermek istemiyor. IC Enerji ve Limak Enerji ortaklığında işletilen termik santrallar yıllardır bölge halkını zehirledi. Hasta etti. Öldürdü. Akbelenliler daha fazla hasta olmak, topraklarını, ormanlarını kaybetmek istemiyor. Ormandaki canların yok olmasını istemiyor. Akbelelilerin termik santral deneyiminden Kavak Şahin Dağlarına, Tekkeköy ve Çarşamba Ovası'na dikkat çekmek isteriz. Bugün Akbelen’de yaşananların büyük kısmı Tekkeköy ilçemizde çevre ve halk sağlığı sorunu olarak fazlasıyla yaşanıyor. Eğer biyokütle görünümlü termik santral bir an önce durdurulmazsa çok daha fazla kirlilik, kuraklık, çevre ve halk sağlığı sorunu Yeşil ırmağa kadar olan tüm ovamıza yayılacak. Samsun içme suyunu sağlayan Çakmak Barajı da bundan fazlasıyla etkilenecek. Bugün Akbelen’de yaşananlar kısa süre sonra Kavak Şahin Dağlarına yaşanacak. Halka bu zulüm, doğaya bu katliam ne için? İçinde bulunduğumuz cehennem sıcaklarına yol açan iklim değişikliğinin başlıca nedenlerinden olan termik santrallar ve kömür havzalarındaki bu ısrar neden?" diye konuştu.
SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE YAŞAMAK İSTİYORUZ
Özdağ, devletin ormanı koruması gerekirken ormanları yok ettiğinin altını çizerek, "İnsanlar hayatlarından, yaşam alanlarından, geçim kaynaklarından olurken, orman ekosistemleri yok olurken, enerji şirketleri iktidar eliyle her gün daha da palazlanıyor. Karlarına kar katıyor. Anayasa’ya göre ormanları koruması gereken devlet, kendi eliyle ormanları yok ediyor. Enerji, maden ve inşaat şirketleri ormanlarda, ovalarımızda, meralarımızda kısaca tüm yaşam alanlarımızda kol geziyor. Çünkü yıllardır izledikleri yağmacı, rüşvetçi, akıl dışı gerici politikalar nedeniyle siyasi iktidarın elinde doğamız ve halkımızın emeği dışında paraya çevirebilecekleri bir değer kalmamıştır. Çarşamba Ovasından Akbelen’e, Munzur’dan Cerattepe’ye, Fatsa’dan Bergama’ya, ülkemizin her yanı yangın yeri. Bir yandan hayat pahalılığı ile zamlarla boğuşan halk, diğer yandan iktidarın yaşam alanlarını, tarlalarını ellerinden almak için yaptıkları saldırılara karşı direniyor. Artık yeter. Bizler sağlıklı bir çevrede yaşamak istiyoruz. İktidara sesleniyoruz. Daha fazla yanmak istemiyoruz. Daha fazla ölmek istemiyoruz" şeklinde konuştu.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: