Samsun haber - Samsun'da DSİ'de Mühendis TEK-SEN Enerji Sendikası (Mühendis Teknik Hizmetler ve Diğer, Enerji, Sanayi ve Madencilik Çalışanları Sendikası) üyeleri 8. Dönem Toplu Sözleşme üzerine "Sahada Kazanıyoruz, Masada Kaybediyoruz" konulu basın açıklaması yaptı.
"SESİMİZİ DUYURMAK İSTİYORUZ"
Basın açıklamasının ardından bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdiklerini açıklayan Mühendis TEK-SEN Enerji DSİ İşyeri Temsilcisi Bülent Gümüşel, "Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası olarak, bir günlük iş bırakma eylemimizle, kamu mühendislerine, mimarlara ve teknik hizmet sınıfı çalışanlarına yapılan haksızlığa karşı sesimizi duyurmak istiyoruz. Ülkemizin enerji, sanayi, madencilik ve teknik altyapısının yükünü omuzlayan bizler; emeğimizin karşılığını, mesleki saygınlığımızı ve hak ettiğimiz değeri görmek istiyoruz." dedi.
"MASADA KAYBEDİYORUZ"
Hükümetin 8’inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde sunduğu zam teklifinin yetersiz olması ve Mühendislik Meslek Kanunu’nun çıkarılmamasının kendilerini eyleme yönelttiğini belirten Gümüşel, "Bu nedenle de 'Sahada Kazandırıyor; Masada Kaybediyoruz!' diyerek, sesimizi tüm Türkiye’ye duyuruyoruz! Hükümetin açıkladığı son zam teklifi, 2026 yılı için yüzde 11+7, 2027 yılı için yüzde 4+4 Bu da iki yıla yayılmış toplamda yalnızca yüzde 26’lık bir artış anlamına gelmektedir. Oysa biz, Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası olarak, çalışanların ekonomik koşullar karşısındaki kayıplarını telafi edecek gerçekçi talepler sunduk" diye ifade etti.
DSİ İşyeri Temsilcisi Bülent Gümüşel, basın açıklamasını şu şekilde sürdürdü;
"2026 yılı için her altı ayda yüzde 30, 2027 yılı içinse yüzde 25’er zam ve refah payı talep ettik. Bu ne lütuf ne de ayrıcalık; insanca yaşamanın asgari şartıdır. Yüzde 26’lık teklif, bugünkü enflasyon ortamında kamu çalışanlarını yoksulluğa mahkûm etmektedir! Bu oran, mevcut ekonomik tabloda geçimimizi kolaylaştırmak bir yana, var olan maddi sıkıntıları daha da derinleştirecektir. Sözleşmede bize reva görülen, taban aylığa 1000 TL gibi trajikomik rakam eklenmesi, yani 1 kilogram et parası!.... Bu yaklaşımı şiddetle reddediyoruz!
Emeklerimiz karşılıksız kalmakta; özlük hakları, maaşlar, çalışma koşulları ve emekli maaşı bağlanma oranları her geçen gün daha da geriye gitmektedir. Bu adaletsizliğin ortadan kalkması ve ekonomik şartlar karşısında maaşlarımızın korunması adına, Eşel-Mobil sistemine geçilmesi gerekmektedir. Enflasyonun yüksek olduğu bu dönemde, maaş artışlarının altı ayda bir yapılması yeterli değildir. Bu nedenle, her ay düzenli olarak enflasyon farkı ödemesi yapılmalıdır.
Maaş zammı, taleplerimizin yalnızca bir parçasıdır. 1938 tarihli 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun, günümüz ihtiyaçlarına yanıt vermemektedir. Çağın şartlarına uygun, mühendislik mesleğinin uzmanlık alanlarını, yetkilerini ve ekonomik güvencelerini tanımlayan bir Meslek Kanunu’nun ivedilikle yürürlüğe girmesi gerekmektedir. Yetkililerden hakkımız olan bu kanunu talep etmekteyiz!
Masada konuşulan yetersiz teklifler, kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan oldukça uzaktır. 3600 ek göstergenin, çalışana verilen ancak emekliden esirgenen seyyanen zam konusunun çözülmesini istiyoruz. Toplu sözleşme masasına grev hakkı olan taraf olarak oturmak istiyoruz.
İş bırakma eylemimiz, sadece maaş zammı için değil; mesleki saygınlığımız, iş sağlığı ve güvenliğimiz, ekonomik güvencelerimiz için sesimizi duyurma yöntemimizdir.
Buradan tüm yetkililere sesleniyoruz: Biz, emeğimizin karşılığını istiyoruz! Meslek onurumuzu koruyacak düzenlemeler talep ediyoruz! İki yılda yüzde 26’lık bir artış değil, hayat pahalılığı karşısında insanca yaşayabileceğimiz bir ücret istiyoruz.
Grevli toplu sözleşme hakkı istiyoruz.
Kamu mühendislerinin, teknik hizmetler statüsünde çalışanlarının sesini duyurmaya, hakkımız olanı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz."
Yorumlar
Kalan Karakter: