Yaz meyveleri, simgesel hale gelmiş ürünler arasında yer alıyor ancak bu meyvelerin fiyatları üreticiden pazar tezgahlarına gelene kadar ciddi bir artış gösteriyor. Özellikle erik, çilek, kiraz ve kayısı gibi ürünlerin kilogram fiyatları pazar tezgahlarında 50 TL'den başlayıp marketlerde 150 TL'yi geçiyor. Üreticiler bu ürünleri 10-20 TL arasında satarken, tüketiciler neredeyse altı katı fiyat ödemek durumunda kalıyorlar.
Aracılar ve Tüccarlar: Kazananlar
Bu süreçte kazananlar arasında aracılar ve tüccarlar öne çıkıyor. Üreticiler, ürünlerini minimum kar marjıyla veya bazen zararına bile satmak zorunda kalıyorlar, ancak tüketici bu ürünleri yüksek fiyatlarla almak durumunda kalıyor.
Üreticilerin Durumu: Rekolte Artışına Rağmen
Üreticilerle yapılan görüşmelerde, rekoltenin geçen yıla göre %30 arttığı belirtiliyor. Örneğin, Manisa Turgutlu Ziraat Odası Başkanı Abdullah Şenol, erik rekoltesinde artış olduğunu ve üreticide fiyatların uygun olduğunu ifade ediyor. Benzer şekilde, kayısı ve erik üreticileri de benzer fiyat aralıklarından bahsediyorlar. Ancak bu fiyatlar İstanbul'a gelene kadar katlanarak artıyor.
Fiyat Farkı: Üreticiden İstanbul'a
Üreticiden çıkış fiyatları ile İstanbul'da görülen fiyatlar arasındaki fark oldukça dikkat çekici. Örneğin, üreticide 10-15 TL olan papaz eriği, İstanbul'da kilogram başına 50 ila 90 TL arasında değişiyor. Aynı şekilde, kirazın fiyatı da üreticiden çıkışında 30-35 TL iken, İstanbul Hali'nde 60 ila 100 TL arasında değişiyor. Pazarlarda ve marketlerde ise bu fiyatlar daha da artıyor.
Sonuç: Tüketici Mağduriyeti
Üreticilerin kazancını artırmak yerine aracıların ve tüccarların kazandığı bu süreç, meyve-sebze fiyatlarının tarladan sofralara gelene kadar altı katına çıkmasına neden oluyor. Bu durumda tüketiciler ciddi anlamda mağdur oluyorlar. Bu nedenle, hal yasasının bir an önce çıkması ve uygulanması gerektiği düşünülüyor, aksi halde sorunun çözülemeyeceği endişesi hakim.
Yorumlar
Kalan Karakter: