Eğitim sistemimiz değişen bürokrat ve siyasetçilerle alınan günlük ve uzun vadeli olmayan kararlarla her geçen gün geriye gitti. Türkiye’nin her manada ayağa kalkması aslında insan gücüne ve eğitim sistemini güçlendirmesinden geçiyor. Bu kadar genç nüfusun olduğu ve bu genç nüfusun her şeyi çok hızlı öğrendiği bir ülkede beklenen atılımının olmaması kötü bir planlamanın sonucu.
Eğitimde görgü ve ahlak kurallarının verilememesinden başlayıp, iyi okulların sıradanlaştırılması, ÖSYM sınavlarında barajın kaldırılıp kontenjanların uçsuz bucaksız arttırılmasına kadar çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Bu sene bazı bölümlerde kontenjanların düşürülmesi ve ikinci öğretimlerin kapatılması bazı hatalardan dönüleceğine dair umut verici.
Herkesin üniversite mezunu olduğu, herkesin fen lisesinde okuyabildiği bir sistem bir standart anlayışını ve eğitimde gerçekliği geriye itti. İşsizliği azaltmak için 18 yaşındaki gençleri önce üniversite mezunu yaparak sonra üç beş sene içerisinde iş bulmak gayretinde olması en verimli senelerini heba ediyor. Birçok mezun da eğitim aldığı sektörde iş bulamıyor.
Türkiye’nin eskiden bir Devlet Planlama Teşkilatı vardı. Ne kadar efektifti tartışılır ama bugün de plan yapan bir devlete ihtiyacımız olduğu çok açık. Dört beş sene sonra ihtiyaçlarını belirleyen gençlerini buna göre yönlendiren ve en önemlisi de gençlerin ülkeden ümidini kesmemesini sağlayacak bir gerçekliği ortaya koyan bir yapıya ihtiyaç var. Bugünkü birçok zanaat gerektiren meslek erbabı yetişmezken herkesi üniversiteli yapmanın sancılarını yaşıyoruz. Devlet tüm sektörleri ile beş sene sonra ne kadar fizik öğretmeni ihtiyacı olduğunu da belirleyecek, ne kadar terziye ihtiyacı olduğunu da saptayacak ve bunu bölgesel olarak da şeffaf bir şekilde ortaya koyacak. Bir Türk çiftçi mantığı ile; bu sene patates çok para etti, seneye herkes patates ekip patatesin elinde ziyan olmaması için devletin en azından rakamla ve akılla burayı yönetmesi gerekiyor.
Liseleri de çok önemsiyorum. Ülkenin 81 iline en iyi öğretmenleri ile beş yıldızlı otel standartında eski Fen lisesi düzeyinde okullar asıl sıçramanın merkezi olacaktır. Birçok yeteneği olan gençlerimizin spor okullarına gönderilmesi ve bu okullara ciddi profesyonel ellerin dokunması enerjimizi doğru yerlere harcamak anlamında kıymetli olacaktır.
Tüm bunların dışında her türlü dini ve kültürel eğitimin de seçmeli olması gerektiğini düşünüyorum. Bölgesel diller yine seçmeli ders olarak verilebilir. Kültürünü, inancını, dilinin ayakta tutmak isteyen toplumlara imkan sağlamak bir devletin en önemli vazifesidir.
TÜRK EĞİTİM MODELİ
Yayınlanma :
23.07.2024 08:11
Güncelleme
: 23.07.2024 08:11
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: