Allah müstehakını versin;
Bir arkadaşımızın,
'Kuş Cenneti' ile ilgili yazdıkları beni epey güldürdü...
Meğer;
Bizim başkan, ne yapsa adama batar olmuş...
En son;
'Delta'daki kaçak yıkımdan ötürü başkana sesleniyor,
'Sen' diyor,
O evlerin sahipleri ile kahvaltı yaptın mı?..
Haydaaaaa!!!!!..
Buyur buradan yak!..
Dünyanın neresinde böyle bir olay görülmüş, duyulmuş bilmiyorum...
Öyle veya böyle adamın evini başına yıkacaksın!..
Ocağını söndüreceksin!..
Fakat;
Yıkmadan önce de anasına küfür eder gibi;
'Gel seninle kahvaltı yapalım... Şöyle çıtır çıtır pide yiyelim' diyeceksin...
Böyle bir belediye başkanı tanıyanınız var mı?..
Benim yok!..
Üstelik;
Bizim lugatımızda da,
Böylesi bir başkan pek hoş karşılanmaz...
Anlamadığım;
Sırf Yusuf Ziya Yılmaz'a muhalefet olsun diye,
Bir gazeteci,
Sit alanını betonlaştıran, kendine özel keyfe keder yer yapan zihniyeti nasıl savunur?..
Nasıl olur da,
Bu olayın bekrauntunu bilmez?..
Bunun bir izahı var mı?..
Kusura bakmasın ama vallahi yazdıkları akıl karı değil!..
Ha!..
Yılmaz'ı eleştireceksin!..
Eleştir!..
Ama yeri geldiğinde de hakkını ver!..
Bafra'ya 'Balon' getirip, insanları gezdirmenin neresi yanlış!..
Kaçımız, balona bindik!..
Kaçımız o fırsatı yakalayabildik?..
Ve ya yakalayabileceğiz...
Bak, burnumuzun dibine kadar geldi...
Gidebiliyor muyuz?..
Neyse;
Zaten olay nevi şahsına münhasır...
Çok da,
Fazla da derine inmeyelim!..
Evet!..
Diğer bir sıkıntı da;
ENDİŞELİ ÇEVRECİLER!..
Bi tanıyamadım, tanışamadık bu endişeli çevrecilerle gitti!!!!...
Tanışabilsem, çok şey paylaşacağım da, tanışamıyorum!..
Olmuyor!..
Galiba beni sevmiyorlar!..
Tanımak, tanışmak istemiyorlar...
Bu endişe dolu Çevreci kardeşlerim,
Yıllar var ki,
Bu deltaya hiç uğramamış!..
Hiç yolundan geçmemiş,
Suyuna ayağını değdirmemiş...
Kuşunun sesini duymamış...
Leyleğinin mahallesini ziyaret etmemiş...
Mandasının bokuna basmamış!..
Yoksa!..
O gözünün içine batan kaçak beton yapıları görür,
En ucuzundan yaptırdığı pankartı ile kapılarına dikilirdi...
Hesap sorardı!..
Siz kimsinizde sit alanında sefa sürüyorsunuz derdi...
Demediler!..
O endişe içerisindeki kardeşlerim, canlarım...
Gitmedikleri,
Görmedikleri delta'nın yolunu kendilerine dert ederken,
Niye,
Yıkıma destek vermediler onu da anlamış değilim?..
Doğayı çok seviyorlardı ya,
Kuş Cenneti için yanıp tutuşuyorlardı ya,
Eeeeee!!!!!...
Hani, neredeler!..
Yoksa;
Evi yıkılanlarla kahvaltı mı yapıyorlar?..
Yorumlar
Kalan Karakter: