Delilerin Aynası’ divan şiirinin son temsilcilerinden Yenişehirli Avni'nin kaleme almış olduğu müthiş bir eserdir!..
Orijinal adı Mir'at-ı Cünun’ olan eser, farklı bir tarz içerir!..
Konu;
Deliler ve deliliktir!..
Belki inanmayacaksınız ama tam tamına 29 çeşit deli tiplemesinden bahsedilir bu kitapta!..
Tabi;
Burada size hepsini sıralama şansım yok!..
O yüzden de;
En makbulü olan Nizâm-ı Âlem Delisi'nden bahsetmek istiyorum...
Kendisi;
Dünyanın düzeninden, haktan ve adaletten sürekli şikâyet eder ve onlara kendince bir düzen getirir...
Üstünlük kurup,
Lider olmayı ister!..
Bir de;
Nasihat delisi var!..
Bakın bu çok önemli bir delidir!!!...
Göbeğine kadar bir kucak sakalı olan bu şahıs, üzerinde bir sürü muska bulundurur...
Halk onun bir şeyler bildiğini zanneder;
Fakat o cahildir!..
O kadar cahildir ki;
Dengine döneminde bile rastlanmamıştır...
Bu deli tipi;
Kıyamet kopacak yaygarası ile sürekli insanları tahrik eder... İnsanların manevi duyguları ile oynayıp onlara muska yazar...
Sevdiğini cennete gönderir,
Sevmediklerine de beddua eder!..
Şimdi;
Biraz Nizam-ı Alem Delisinden,
Biraz da Nasihat Delisi'nden bir kavanozun içerisine koyun çalkalayabildiğiniz kadar çalkalayın!..
Ne çıktı?..
Anlı şanlı HAİN FETÖ!..
Efendim;
Hep deriz ya,
"Delilik bu memlekette parayla değil" diye!..
Ancak;
Artık, kesin ve kesin akıllıya hasret kalan bir toplum haline geldik de diyebiliriz!..
Bakın;
Bir zamanlar FETÖ'nun en yakınında olan Prof. Dr. Ahmet Keleş,
Haber Türk'te akıllara zarar bir olay anlatıyor...
Keleş;
Bir gün Fethullah Gülen ile Altunizade'de beşinci katta kahvaltıdayız...
Gülen'le aynı sofrada oturmak çok büyük bir şeydir, önemli bir icraattır...
Gelenlerden bir tanesi Gülen'in ağzını sildiği peçeteyi aldı ve bir kısmını yırtıp yedi...
Bizzat şahidim!..
Meğer;
Gülen'in ağzını sildiği peçeteyle gömülmek isteyenler dahi varmış" diyor...
Fethullah Gülen'in;
"İstesem elime aldığım kağıdı paraya, dokunduğum toprağı altına çeviririm" dediğini söyleyen Keleş,
"Gülen'in kesilen tırnakları ve saçları atılmaz saklanırdı...
Tıraş olduğunda kesilen saçları bile kutsal sayılıyor...
İç çamaşırları da korunur...
Ayrıca;
Gülen'in elini öpmenin bir tören ve özel bir makam olduğunu da söylüyor, Keleş!...
Sevgili okuyucular;
Gülen'in yani FETÖ'nun yukardaki kavanozda karıştırılıp ortaya çıkarttığımız üründen farklı olmadığını artık anlamışsınızdır!!!!....
Lamı cimi yoktur ki;
GÜLEN,
Deliliğin en üst mertebesindedir...
Peki;
Sokma akılla yedi adımda cennetin kapısına dayanacaklarını zanneden ve varını yoğunu bu manyak için harcayan peşi sıra DELİLERE ne diyeceğiz...
Ben araştırdım!..
Yenişehirli Avni'nin Mir'at-ı Cünun’ olan eserinde 29'un üzerinde DELİ yok!..
29'un üzerinde DELİ yoksa,
Bu sınıf şimdi ne olacak?..
Deliliğin çeşidi 30'a mı çıkacak,
Yoksa;
Mutedir delilerin arasına pres mi olacaklar?..
O yüzden;
Neme Lâzım Delisi olmak en güzeli!..
Çünkü!!!!!!!...
Neme lazım deliliğinde;
İnsanların durumu kendisini pek ilgilendirmez...
Bir düzen kurulmuştur, 'Böyle gelmiş böyle gider...'
Neme lazım delisine göre;
Bu dünya düzelmez!..
Nedeni de;
İnsanların sayısızca istekleri olması ve bu isteklerin birbirinden farklı olması...
Yani;
Nizâm-ı âlem delisinin tam zıddıdır!..
Ona cevaben der ki;
"Bu düğümü hayal parmağı çözmez"
Bu yüzden toplumsal meseleler hakkında çok da düşünmemek, herkesi kendi derdine bırakmak gerekir!..
İşte ben de;
Bu deliye hasretim!..
Neme lazım delisine!..
Yorumlar
Kalan Karakter: