Yılmaz Özdil;
16 Ağustos tarihinde,
"Mısır’daki din tacirlerine salya sümük ağlıyor, bir ayda asker, polis, sivil 100 insanımızı kaybettik, kahkahalarla keklik uçuruyor
Bugün içimden geldiği gibi yazarsam gazeteyi kapatırlar.
İyisi mi, bir gün müsaadenizle..." demişti de,
Biz koca toplum,
Bir çırpıda üstadın ne demek istediğini anlamış, duygularına tercüman olmuştuk...
He ya!..
100 insan!..
Acaba üstad;
Aynı duyguları, CHP'li Gürsel Tekin'in 'Bedelli Askerlik' ile ilgili açıklamasında da öne çıkartacak mı?...
Ol'a ki,
Çıkarttı!..
Müsadesi kaç gün olacak?..
Ya da;
Üstadın gazetesi Gürsel Tekin'e 'ÇÜŞŞŞŞ' diyebilecek mi?..
Neticede;
Tekin 7 Nisan 2014 tarihinde verdiği soru önergesinin aksine,
SALYA SÜMÜK açıklamalarda bulundu...
Dedi ki;
"...Bütün nimetlerden bizim çocuklarımız yani siyasetçilerin çocukları faydalanacak, külfetleri de yoksul ailelerin çocuklarına yükleyeceğiz
Bunu kabul etmek mümkün değildir.
Bedelli olanlar
Bütün o bedelli olanları iptal edeceğiz. Bakın sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun oğlu reddetti bedelli askerliği. Kaç tane siyasetçinin oğlu bedelli askerliği reddedebildi?..
Bu bedelliyi çocuklarınızı kurtarmak için mi çıkardınız?..
İktidar olursak bedelli askerlik yapanların askerliğini iptal edeceğiz.
Eğer bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini düşünüyorsanız, şuna emin olun, siyasetçilerin çocukları askere gittiği zaman bu sorunlar kısa süre içerisinde çözülür.
Ama elbette insanların çocukları ölmesin.
İnsanların evlatları en kutsal değeridir.
Siyasetçilerin çocukları savaşa gitsin ölsün şehit olsun demiyorum. Tam tersine gittiği zaman hepimiz düşüneceğiz, sınırda nöbet tutan askerlerin annesi sabaha kadar uyumuyor.
O zaman siyasetçilerin annesi de uyumayacak ve diyecek ki Buna çare bulun ’
Tekrarlıyorum!!!!....
Bu sözler;
Geçmişte TBMM'ne verdikleri önerileri unutan,
Meydanlarda halkı aptal yerine koyan CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'e ait!..
Garip olan ise;
Tekin'in bu halkı hala APTAL görmesi!..
Yaptığı açıklamanın şu kısmına bir bakın!..
Bakın da;
Kendilerini nasıl yalanladıklarını görün...
"Siyasetçilerin çocukları savaşa gitsin ölsün şehit olsun demiyorum. Tam tersine gittiği zaman hepimiz düşüneceğiz, sınırda nöbet tutan askerlerin annesi sabaha kadar uyumuyor.
O zaman siyasetçilerin annesi de uyumayacak ve diyecek ki Buna çare bulun ’
Ne diyor TEKİN?..
Siyasetçilerin çocukları askerde sınırda nöbet tutarsa,
Siyasetçiler düşünecek... Anneleri de sabaha kadar uyumayacak mış...
Diyecekmiş ki,
Buna çare bulun!..
Be vicdansız!..
Allahtan korkmaz,
Kitapsız!..
Madem 'Düşünmekle',
Madem 'Buna çare bulun' demekle, çare bulunuyor du,
NEDEN;
Binlerce ana,
Yüreğini ateş parçası haline getirip aylarca beklerken,
'Çare bulmadınız da binlere şehit verdik?'
Bu millet;
Bu zamana kadar, 'Şehitler hep fakir ailelerin çocukları...Zengin aileden şehit yok' derken,
Neredeydiniz?..
Nasıl bir CHP anlayışı ki bu,
Siyasetçinin anasına ayrıcalık tanırken,
Garibanın çocuğunu peşkeş çektirir?...
NASIL BİR CHP ki bu;
Burjuvaya uşaklık eder?..
Sen değil misin;
7 Nisan 2004 tarihinde
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a bedelli askerlik için soru önergesi verip,
"...700 bin gencin ve ailesinin beklentisi olan bedelli askerlik için yeniden ve makul bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?
Daha önceki uygulamalarda,
Fiyat ve yaş sınırının doğru tespit edilememesi, talebin artarak devam etmesine neden olmuştur. Bu sefer 700 bin gencin ortak talebi olan 25 yaş ve 15 bin TL taleplerine sıcak bakacak mısınız?..
TBMM Dilekçe Komisyonu’na,
Bakanlığınıza ve TSK’ya son 1 yıl içerisinde bedelli askerlikle ilgili gelen toplam dilekçe sayısı ne olmuştur?
Yeniden bir bedelli askerlik düzenlemesinin yapılabilmesi için TSK’nın,
Genelkurmay Başkanlığı’nın ve bakanlığınızın ortak bir çalışması mevcut mudur?
76 milyonluk bir ülkede 700 bin genci ilgilendiren bir konuda (aileler hariç) daha ne kadar duyarsız kalabilirsiniz?..." DİYEN!!!..
Yazıklar olsun!!!!...
Yazıklar olsun sizin gibi CHP'liye!..
Bu milletin yıllardır ciğeri yandı!..
'Çare olacağım' diyene, el-avuç açtı!..
Yeri geldi;
Yırtık lastik ayakkabılarla evlatlarının tabutlarına sarıldı!..
Yeri geldi;
"Bir evladımı verdim, diğeri de bu vatana feda olsun..." dedi...
Peki siz, laf ebeliğinden başka ne yaptınız?..
Hangi yaraya merhem oldunuz?..
Teskeresine bir hafta kalan gencecik çocukların şehit mektupları da mı sizi etkilemedi?..
BEDELLİ ASKERLİK İÇİN UŞAKLIK YAPARKEN,
Hiç mi UTANMADINIZ?...
Hiç mi yüreğiniz cızlamadı?..
Hiç mi o ana,
Hiç mi o baba gözünüzün önüne gelmedi?..
Şimdi;
Çıktığınız sahnede,
Sadrazamın soytarısı gibi,
LÜTUF bağışlıyorsunuz!..
LÜTUF bağışlamayın!..
Delikanlıysanız, gelin realist olun!..
Her CHP Milletvekili varsa erkek evladını,
Yoksa;
Birinci derecede akrabasını,
Silopi’ye, Nusaybin'e, Hakkari Çukurca'ya, Aktütün'e, Şemdinli'ye göndersin!..
Var mı o yürek sizde?..
Sarılmışsınız bir DOKUNULMAZLIK KİSVESİNE,
AHKAM KESİYORSUNUZ!..
Sayenizde;
Zenginin fırlaması Bodrum'un barlarında şampanya patlatırken,
Gariban çocukları sınırda tel tel dökülüyor!..
Ve SİZ;
CHP'Lİ KAHRAMAN TEKİN,
Şimdi kalkmış;
Kendi pisliğinizin üzerine kum serip, VİCDAN yapıyorsunuz!..
Yorumlar
Kalan Karakter: