GEÇEN yılın gol kralı Ahmet Sagat sahada yer alırken, bu kez de orta sahanın neredeyse her şeyi gözüyle bakılan Fofana sahada yoktu.
Fofana tartışmasız Samsunspor’u rakip sahaya kestirmeden taşıyan en önemli oyuncu...
Onun yerinde oynayan Harris bana aynı tadı vermedi doğrusu.
Bir gol adamını oynatmama inadının kırılması güzel ama onu işler hale getirmek için gereken servisleri yapabilmek de futbolun bir gereği…
Samsunspor’un hocası oyunu bu haliyle okumalı ve golcü olarak oyuncusuna ne kadar servis yapıldığını bir irdelemeli.
63. dakikada Yusuf Abdioğlu’nun ortası ve Douglas’ın kafa vuruşu ile attığı gol sanırım buna iyi bir örnektir.
Yani servis yoksa gol de yoktur.
Maça gelince...
İki takımda istekli ve arzulu olunca mücadele keyifli başladı.
İlk tehlikeyi ise Samsunspor kalesi yaşadı.
3. dakikada Szumski kocaman bir alkış alarak, arkadaşlarının hatasını Kasango’nun ayaklarına yatarak önleyince Samsunspor skor olarak geri düşmekten kurtuldu.
Tabii kaleci Szumski’nin başarısını alkışlamak kadar yan paslarla çıkmaya çalışan Samsunspor defans oyuncularının bu zafiyetini de burada eleştirmek lazım.
Sakarya kanatlara her indiğinde tehlikeli oldu.
Bütün maç boyunca da bu anlayışı tercih etti.
Samsunspor’un ise ikinci yarıdaki değişiklere kadar bir iştahı, galibiyet düşüncesi yoktu.
Ne zamanki Fofana ve Douglas Tanqeu oyuna girdi oyunun seyri değişti.
Samsunspor bugüne kadar olduğu gibi bireysel farklılıklarını ortaya koyarak, gollü bir galibiyet aldı.
Bu Samsunspor’un bundan sonraki maçlarını aynı anlayışla maç kazanacağı anlamına gelmez.
Sekiz oyuncunun ceza sahasında savunma yaptığı bir anda Sakaryaspor’un golcüsü Kasongo ile bulduğu gol bunun en basit göstergesi.
Zira etkili bir takım oyun anlayışı yok.
Bu takımın oyun aklı olarak sahada olan Boldrin’in böyle bir niyeti yok.
Ama bu şansa güvenip sezonu istediği tamamlayacağı gibi bir faraziyeye güvenmemeli Samsunspor…
Daha açık söylemek gerekirse…
Bu anlayış, bu futbol ligi önde bitirmeye yetmez.
Her hafta, yeni bir umutla tribüne gelen taraftara umut vermez.
Hakemler gelince…
Her zaman dediğim gibi;
Futbolun en zayıf ayağı onlar.
Çoğu futbolu bilmiyor ve yorumlayamıyor.
Son sözüm kulübede kardeşim Emre’ye…
Mutlaka alternatif oyun ve gol çözümleri bulunmalı.
Yoksa Tanqeu’larla atılan 3 goller bile, çoğu maçta yetmeyebilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: