HAYATA ‘Ben Odaklı’ bakanların karakteristik yaklaşımıdır;
‘Ben yoksam olmaz!’
Ya da ‘Ben olmazsam, orada yanlış çoktur!’
Bu doktrine katılmak (gerçi buna doktrin demek temel yaşam felsefesine aykırıdır) bencil yaşam felsefeleriyle toplum içinde yer ve güç bulmak isteyenlere olur vermek olur.
O nedenle katılmam.
Benim için her insan,
Her düşünce,
Her toplumsal çaba değerlidir.
Ve bardağın dolu tarafına bakarak temel yanlış ve eksikliklerin giderilmesine taraftar olurum.
Biraz felsefi bir başlangıç oldu belki ama hayatın kendisi zaten bir felsefe…
Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerine CHP’nin adayı olarak katılan ve şimdilerde Memleket Partisi’nin Genel Başkanı olan Muharrem İnce geçen hafta sonu kentimize gelmiş.
Hoş gelmiş elbette…
İyi bir hatip olduğunu kabul etmeliyim.
Ama iyi bir siyaset ve toplumun geniş kesimlerinin kabulü için iyi bir hatip olmak yetmiyor elbette…
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin ilerleyen günlerinde itidalini ve sakinliğini nasıl yitirdiğini ekranlarda gözlemledik.
84 milyonun kalbine girecek siyasinin üslup olarak daha geniş gönüllü ve serinkanlı olması gerekirken sinir katsayısının yükseldiğine şahit olduk herhalde.
Ne kendisinin ne kendisini destekleye siyasi irade bileşkesinin desteği yetmeyince daha seçim sonuçları açıklanmadan beyaz bayrağı çekmişti Sayın İnce…
Şimdilerde CHP’yi terk ederek kurduğu partinin başında kendi başına ve kendisi gibi küçük ölçekte büyük olma çabasını gösterenlerle yürümeye çalışıyor.
Bunu yaparken de ülke adına kişisel beklentilerden uzak durarak millet, memleket menfaati için bir araya gelen siyasi irade bileşkesini küçültmeye çalışıyor.
Kendisine göre altılı masanın başarılı olma şansı yok!
Peki, kimin var?
Kendisinin partisinde en el üstünde tutulduğu günlerde yakalayamadığı başarıyı, kiminle yakalamalı bu ülke…
Onu söylemiyor…
Ama kendisinin olmadığı bir yerde başarının da olmayacağını ima etmeye çalışıyor.
Dedim ya;
Benim için her fikir,
Her görüş,
Her düşünce,
Her toplumsal çaba değerlidir.
Ama ‘Ben olmazsam olmaz!’
Ya da ‘Ben yoksam başarı da yoktur’ imalarıyla ancak bu ülkeyi bölmek, ayrı düşürmek çabalarını güdenlerin ekmeğine yağ sürersiniz.
Bence bu kadar yıllı siyasi tecrübeye sahip bir iradenin yapması gereken;
Bu yolu açmak yerine, tecrübelerini aktararak daha da birleşmenin yolunu bulmak olmalıdır.
Gün, ‘Ben Devri’ değil.
‘Bir olma’ ve Milli İradenin Gücünü Arttırma Günü’dür.
Yorumlar
Kalan Karakter: