31 MART seçimlerinin ardından 98 gün geçti.
Kazanılmış bir belediyeye mazbata alarak göreve başlamak sanırım bir hafta içinde gerçekleşen bir olay.
Tabii seçim sonuçlarına herhangi bir itiraz olmazsa…
Atakum’da böyle bir şey olmadı.
Seçilen Serhat Türkel görevine sorunsuz başladı.
Sorunsuz derken belediyenin içinde bulunduğu durumdan bahsetmiyorum.
İlan edilen borçla bilançolar açıklandıktan sonra deklere edilen borç miktarı arasında bir çelişki olduğu gerçek.
O çelişkide belediyeye yönelen alacak davaları ve hacizlerle neticelendi.
Son olarak belediye başkan makam odasına uygulanan hacizi şekil olarak etik görmediğimi daha önceki yazımda belirtmiştim.
Bir borç mevcutsa…
Alacaklılar kapıya dayanmışsa…
Mahkemeler sonuçlanan davalar için haciz uyguluyorsa…
Eh, belediyenin de kısa dönemde mali üretkenliği devreye sokamıyorsa…
Üstüne üstlük ayakta kalabilmek için meclisten borçlanma yetkisi alınıyorsa…
Burada belediye ve başkanına düşen tasarruflu davranmayı ilke edinmekle beraber üretici modelleri devreye sokmaktır.
Belediye başkan yardımcılarının altından makam araçlarını çekmek ki ben bunu asla bir tasarruf modeli olarak görmediğimi belirtmiştim.
Bunu düşünen iradenin kendine yönelik kısmında da aynı iradeyi kararlılıkla uygulaması gerekmez mi?
Yeni dönemim ilk ihalelerinden beton parke döşeme işini aldığı beyanından belli olan Müteahhit Uğur Erkan’ın açıklaması biraz manidar geliyor bana.
‘17 bin 900 metrekare beton parke yol yaptık diyorsanız bunun 7 bin 700 metrekaresini kim yaptı açıklayın’ ifadesi Erkan’ın sahip olduğu şirketin bu işi alıp, yaptığı iddiasını içeriyor.
Henüz taze ihalenin parası ödenmemişken ortaya atılan iddia ise resmi ağızlardan açıklanmaya muhtaç.
Zira başkanın Volvo ve Mercedes markalı iki yeni araç aldığı iddia ediyor.
Doğru mu bilmem.
Ama doğruysa bu kadar borçtan, hacizden ve imkânsızlıktan söz edilip, mevcut borçları ödemek için meclisten yetki alınırken böylesi lüks bir harcama tasarruf anlayışı ve uygulamaları ile ters düşmüyor mu?
Gerçi her ne kadar, ‘İtibardan tasarruf olmaz sözü’ günümüzde bir moda ise de…
Sayın başkanın bu iddiaya bir açıklama getirmesi bir zarurettir.
Yoksa birileri de çıkıp;
‘Ayranı yok içmeye…’ sözleri ile duygularını dile getirirse kim bu sözleri kınayabilir?
HACİZ, BORÇ, İHALE, ARABA
Yayınlanma :
08.07.2024 08:05
Güncelleme
: 08.07.2024 08:05
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: