TALEBELİK yıllarım bugünün talebelik yıllarına hiç benzemiyor.
O zaman böyle cep telefonu falan yoktu.
Ailemle irtibatım dönemin iletişim aracı olan mektuplardı.
Öyle selam, sabahla başlamazdım ama ne halde olduğumu…
Neler yaptığımı…
Ev arkadaşlarımla aramın nasıl olduğunu...
Okul günlerini…
Çıkışta Beşiktaş Çarşı'da bulunan midye tavacıdan nasıl nasiplendiğimizi falan yazardım uzun uzun.
Gerisi haftada bir gün, Beşiktaş Postanesi'nden yaptığım ödemeli aramada telefonla görüşmelerimdi.
Biz altı arkadaş kalırdık Teşvikiye'de kiraladığımız evde.
Altısı da Samsunluydu.
Atakum'un ilk belediye başkanı Metin Burma da onlardan biriydi.
Okullarımız farklı olduğu için evden çıkış ve dönüş saatlerimiz pek çakışmazdı.
Bir arada yemek fırsatını da pek bulamazdık.
Bazen ben bir bulgur pilavı, Metin bir çorba yapar beraber olduğumuz anların değerini çalakaşık kutlardık.
Gurbette talebelik yapanlar bilir.
İşin en zor kısmı yemektir.
Her gün dışarıda, lokantada yemeye kalkmak bayağı tuzlu olurdu.
O nedenle evde basit yemeklerle geçiştirirdik.
Ama bekarlığın bize kazandırdığı şeylerde olurdu.
Ben anneme yazdığım mektuplarda ondan yemek tarifleri isterdim.
O da cevaben ondan istediklerimi açık ve uzun şekilde tarifler hep tekdüze beslenmekten bu şekilde kurtulurduk.
Tabii üniversitelerin kantinlerinde verilen bedeli mukabili öğle yemeklerini bunun dışında tutuyorum.
Yıllar sonra üniversite hayatımı ve o günlerde yemek anlamında çektiğimiz sefaleti anlatmak değil maksadım.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sabah erken saatlerde öğrencilerin istifadesine sunmak için sıcak çorba yaptırıp dağıtıyormuş.
Karşı çıkanlar olmuş bu etkinliğe…
Ama niye, hangi nedenle karşı çıkmışlar işte onu bilemedim.
Öğrencilik yıllarındaki günlerindeki sefaleti ve bekar yaşamayanlar bir sıcak çorbanın kıymetini bilemezler.
Elimden gelir yemek işi.
Her zaman fırsat bulamıyorum elbette ev işi bir çorba yapmaya…
Ankara haberini okuduğumda karnım açtı, 'Sıcak çorba haberi' ilgimi çekti, imrendim.
Samsun'da olsa, bir kuruluş o ev işi çorbadan ikram etse, içer miydim?
Elbette içerdim.
Ama yok benim bildiğim.
Öyleyse yutkunmaya ve hazır çorbaya devam!
Hazır çorbaya devam
Yayınlanma :
27.11.2025 08:08
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: