Delikanlılığın raconu budur. Böyle bilinir, böyle söylenir, böyle de uygulanır.
Adama “Senden memnunuz, gel sözleşmeni uzatalım” teklifi yapılmış.
Arkadaş oralı olmamış.
Yanaşmamış masaya…
“Gelirini artıralım” denmiş, önerilen rakamı kabul etmiş.
Sonrasında iki, üç kez karşılarına çıkıp “ödeme miktarını artırın” diye tutturmuş.
Küçük hesapların içerisine girmiş.
Dar kadro ile üçüncü bitirdiği ligde yeni sezonda 7., 8., 9. basamaklarda yer alınırsa prim talebinde bulunmuş.
Gitmek için her türlü bahanenin yolunda yürümüş.
Başarısızlık da cabası…
Aslında başkan ile Reis’in arasına giren buzlar İzlanda’da üremeye başladı.
Orada kaybedilen iki puan, oynatılan kadro, yanlış değişiklikler Samsunspor’un Avrupa’daki rotasını kaybetmeye yetti.
Başkanın artık takımda görmek istemediği isimler vardı. Bizzat yanındaydım, ara transferde gönderilmeleri talimatını da verdi.
Ama talimat alıcılar gereğini yapmadı.
Bileisteye…
Kulübün çalıştığı menajerler öyle isimler önerip alınmasını sağladılar ki evlere şenlik!
Yerel basın da atladı bu sazan sarmalının içerisine...
Sanırsın ki Messi, Ronaldo transfer edildi.
Boş tenekeler allanıp pullanıp ortaya altın varaklı kutular servis edildi.
Taraftarlarda çaresiz inandı, güvendi.
Varlığı ile yokluğu belirsiz futbolcu izleme komitesi yine çuvalladı.
Yabancı oyuncular gibi yerliler de fos çıktı.
Reis hoca bir açıklama yaptı ve resmen yönetimi suçlayarak, “İstediğim oyuncuları alamadık, alınanlar bunlar” dedi.
Kısaca mevcut kadro mühendislerinin bir cacık olmadığını söyledi ve bombayı kucaklarına bıraktı.
Saha dışındaki mutsuzluk saha içerisine de yansıdı.
Haftalardır kazanamayan bir takımı izleyip durduk.
Aha bugün, aha yarın diye umutlanıp durduk.
Avrupa kupalarında üç galibiyet sonrası, bir beraberlik, iki de yenilgi alındı.
Lider durumdaydık, play offlara geriledik.
Süper kupa yarı finali kaybedildi.
Ligi anlatmama gerek yok, her şey ortada.
Yüz güldüren sonuçlar sadece Türkiye Kupası’nda alındı.
Üç galibiyetle teselli bulduk.
“Herkese yenil, Trabzonspor’a yenilme abi” denilen bir maçta kendi sahamızda üç gol yiyerek kalpler parçalatıldı.
Başkanın maç sonu açıklaması çok ağırdı.
Son derece de haklıydı.
Bu takımda oynamayı hak etmeyenler vardı.
Devlet memuru zihniyetinde olanlar.
“Salla başı al maaşı…”
Reis hangi kafayı yürüttü bilemem, bu formayı hak etmeyenlere bile bile görev verdi.
Hala da oynamaya bu kadro içerisinde yer almaya devam ediyorlar.
Kimden torpilli olduklarını anlamak zor. Bakan torpili mi var? Milletvekili yakını mıdırlar?
Bilemiyorum.
Marius, Soner Gönül, Ntcham, Assombou, Mendes gibiler 3. ligde bile forma giyemez denilirken, Süper Lig’de Samsunspor’da ilk on birde sahada oldular.
Gidene 'kal', gelene 'git' denmez
Yayınlanma :
17.02.2026 08:25
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: