Evinizi boyatacaksınız.
Piyasada boyacıyım diye gezinen biriyle anlaşıyorsunuz. Adam işin içine edip gidiyor.
Aracınızı bir yere vurdunuz.
Kaportacıya gidiyorsunuz. İşini gereği gibi yapmıyor. Düzeltme, çekiçleme hak getire, basıyor macunu üstüne de boyayı gönderiyor seni…
Hakemlik mesleği de bu ülkede bu aralar böyle.
Görev veriliyor, “Maça çık kurallara göre yönet” deniyor. Futbolun ırzına geçiyor. Verdiği kararlarla takımlardan birini yerle yeksan ediyor.
Liyakatsiz insanlara böyle yetkiler verilirse, sonuçları baş ağrıtır.
İşin özeti bu.
Cuma akşamı İstanbul’da yaşanan olay ne ilktir ne de son olacaktır.
Ağzı olan konuşuyor.
Bu vahim olaya takılan isim ise yadırganacak bir konumdadır.
Futbolda tiyatro sahneleniyormuş.
Sevsinler sizi.
Hangi tiyatro oyunu böylesine ahlaksız, şerefsizliklerle dolu bir konu işlenmiştir?
Tiyatro kutsaldır, asla yapılanlarla özdeştirmeyiniz.
Şurası bir gerçek, ülke futbolunu saha dışından yönetenler ile sahada yer alanlar arasında uçurum var.
Herkes ayrı bir kurumsal yapı içerisine girmiş.
MHK ve hakemler aynı şarkıyı farklı makamlardan çalıyor. Camianın tepesindeki adam yani koro şefi çırpınıp duruyor, şarkı bir hizaya gelsin, dinleyenler zevk alsın diye ama nafile.
Çalgıcıların şefin elinde salladığı çubuğa baktıkları yok!
Adamlar tınlamıyor.
Hal böyle olunca olan salonu dolduran müzikseverlere oluyor.
Para vermişler, zaman ayırmışlar.
Karşılığını alamamışlar.
Ceza kanunlarında şöyle bir suçun karşılığı var mıdır?
İnanın merak ediyorum. Bilmiyorum hukukçu değilim.
Bir insanın ya da birden fazlasının bir olup, diğer binlerce insanın huzurunu, mutluluğunu bozmaya hakkı var mıdır?
Yoksa ki öyledir, bunun cezası nedir?
Bir hakem triosu, sevdiğim takımın hakkını gasp ediyor, vermiyor.
Mağduriyetin dik alasını yapıyor.
Kulüp ve oyuncu bazında maddi kayıplar da söz konusu. O maç berabere bitse TFF kulübe para ödeyecek. Futbolcu deplasmandan puan getirdiği için yönetim prim ile ödüllendirecek. Sadece futbolcu değil, teknik heyet, kulüp çalışanları da o primden nemalanacak.
Avrupa kupalarına katılmanın da ekstra maddi avantajı var. Alamadığın, almana müsaade edilmediğin o bir puan ile sıralamadaki yerinde sekteye uğruyor.
Olmalı bu eylemin bir cezası mutlaka olmalı.
Öyle, “Üç beş hafta size maç yok” denilip geçiştirilmemeli.
Bunlar gasp suçundan adli makamlarca yargılanmalı.
Yoksa bu tür olayların önüne geçmeniz mümkün olmayacaktır.
Cezalandırın ki kimse keyfi kayırmacılığa kalkışmasın.
İşini adam gibi yapsın.
Hakemler gasp suçundan yargılanmalı
Yayınlanma :
09.12.2025 09:05
Güncelleme
: 09.12.2025 09:16
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: