Spor Sektörü Derneği tarafından organize edilen, “Spor Sektörü Buluşmaları” adlı program Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne ait Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Konuşmacı Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis idi. Katılım oldukça yüksekti ve salon sadece futbol değil, her spor branşından yönetici, antrenör ve sporculardan oluştu.
Emeği geçenleri başta Başkan İbrahim Canpolat, yardımcısı Murat Sandıkçı olmak üzere tüm dernek yönetimini tebrik ediyorum. Umarım düşündükleri gibi bu toplantıları her ay düzenli olarak gerçekleştirirler.
Alman teknik adam özgeçmişini, futbolculuk hayatını, pilot olmayı hayal ederken teknik direktörlüğe nasıl geçiş yaptığını, Samsunspor’a geliş hikayesini, burada elde ettiği başarının sırlarını, hedeflerini, Samsunspor’un ve Türk futbolunun gelişimi için yapılması gerekenleri, hakemlerle olan ilişkisini, kısaca ağzından duymasını istediğimiz her şeyi bir bir anlattı.
Salondakilerin hazırlayıp moderatör aracılığı ile yöneltilen soruları biri hariç açık yüreklilikle yanıtladı. Yorum getiremediği soru bizzat benden gelmişti. Türk teknik adamlarının Avrupa arenasında neden boy gösteremediği yönündeki soruya çok zor bir soru olarak değerlendirip cevapsız bıraktı. Böylelikle ben duymak istediğim cevabımı almış oldum.
İlginç bulduğum bir başka soru ise, “Ligde hangi genç futbolcu Avrupa’ya gitmeli? Üç ismi sayabilir misiniz?” idi. Tercüman aracılığıyla bu soruyu dinleyince, yutkundu, uzun süre sessiz kaldı. Kalmakta da son derece haklı idi zira takımlar yabancı çöplüğüne bürünmüş, yerli genç oyuncu ismi aklına gelmiyor ki? Kendinden istenen isimleri bulamadı. Yunus Akgün ve Abdülkerim Bardakçı aklına geldi, üçüncüyü bulup ta söyleyemedi. Genç diye nitelendirdikleri ise biri 26 yaşında, diğeri de 31 yaşında. Varın ülke futbolunun düştüğü duruma bir kez daha kafa yorun.
Başarılı teknik adam “Hangi Türk takımı Avrupa Liglerinde oynayabilir?” sorusu karşısında da net bir tavır ortaya koyamadı. Zira yanıt sadece saha içi başarıya odaklı değildi. Kulüp yönetimi, mali tablo, alt yapı düzeni, kısaca her yönüyle değerlendirmeliydi.
Konuşması, verdiği mesajlar yerinde ve akıl doluydu. Türkiye’ye ilk kez gelen, sokaktaki insanlarla samimi dostluklar kuran, bize ısınan, içi sevgi dolu, kalbi temiz bir insanı iki saate yakın dinledik. Konuşmasının satır aralarında verdiği mesajlar çok manidardı. Ders çıkarabilir miyiz? Biz de o kafa var mı?
Kesinlikle HAYIR.
Bir sırrını ister istemez paylaşmak durumunda kaldı.
İyi de oldu.
Samsun’a gelir gelmez, bulunduğu talep çok anlamlı ve mana dolu idi. Alman hoca, kazandığı paranın kendisine yetip te arttığını dile getirmiş. İhtiyaç sahibi çocuklara destek olmak istediğini bu konuda kendisine yardımcı olunmasını talep etmiş. Kulüp yöneticileri de kısa sürede bir çalışma yapıp, hocanın yardıma muhtaç çocukları bulup katkı vermesini sağlamış. Taktir edilecek, alkışlanacak bir davranış. Helal olsun diyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: