SAMSUNLULUK fikrini bu kente yerleştirebilmek için çaba sarf eden çok insan var.
Çoğu bana yakın insanlar ve dostlarım…
Bu kenti,
Sorunlarını,
İdeallerini,
Beklentilerini içinde hissedemeyen insanlarla aynı havayı teneffüs etmek ve beraber yaşamak zorunluluğu içimizde hep buruk bir acı yaratmıştır.
Sanırım belli yaşa erişen nesillerde bu hassasiyeti görmek…
Ya da yıllar sonra bu hassasiyeti yaratmak çabalarımız her seferinde sonuçsuz kaldı.
Ne zaman üstelesek, ‘Burası kozmopolit bir kent. Kime, neyi anlatıyorsun?’ cevaplarıyla muhatap olduk.
Yıldık mı?
Elbette yılmadık.
Gün gelecek, belli bir jenerasyona eriştiğimizde…
Hem beraber yaşadıklarımızda…
Hem kente uzak yaşayan nesil temsilcilerinde, bu hassasiyet kavramı kendiliğin vücut bulacak dedik.
Bu beklentinin kıvılcımlarını zaman zaman yaşadık da…
Mesela bu gazetenin sahibi ve genel yayın yönetmeni, benim kadim dostum Hayati Kaynar, Trabzon doğumludur.
Orada yetişmiş ve mesleğinde önemli makamlara erişmiştir.
1996 yılında Halk Gazetesi’ni kurmak için geldiği Samsun’da, o günden beri bizlerle yaşamaktadır.
Mesleği ve hassasiyetlerine binaen bu kentin temel sorunlarını yıllarca dile getirmiş.
Yanlışlarla ve yanlış insanlarla savaşmış ve bunun sonucunda yüzlerce dava dosyalarıyla muhatap olarak, mahkemelere çıkmak mecburiyetinde kalmıştır.
Ama bu süreç onu asla geçmişinden koparmamış, Trabzon sevdasından vazgeçirememiştir.
İki evladı bir var.
Biri Metin ki biz ona paşa deriz.
Babasının milliyetçiliğine rağmen en az bizler kadar Samsunlu ve Samsunsporlu olmayı başarmıştır.
Bir başka örnek;
1994 yılında Samsun Yelken Kulüp Yönetimi’nde beraber görev aldığım, yıllardır Samsun’dan uzak yaşayan sevgili dostum Ali Fuat Kalfaoğlu.
T’den N’ye kadar Trabzonlu’dur.
Ama bakın bana geçen gün bir mesaj attı;
‘Nusret, oğlum Twitter’da böyle bir fikrini paylaşmış.
Sence?
Ne de olsa Samsunlu!’
Ben aklıma gelen ilk değerlendirmeyi yazdım.
Sizlerde bu gönderinin ne anlama geldiğini kendinizce değerlendirin.
Ama ana tema mesaj değil.
Yıllardır bu kentten uzak kalan ve iliklerine kadar Trabzonlu bir babanın evladı olan bir delikanlının, Samsunluluk ruhunu terk etmemesi ve içinde yaşatmaya devam ettiği Samsun sevdasıdır.
Hani hep soruyorum ya;
‘Bu kent neden sahipsiz’ diye…
Umudumuz kırılmasın.
Görünen o ki;
Yeni bir nesil ve uzaktaki sevdalılar sayesinde kırılacak bu zincir.
Yorumlar
Kalan Karakter: