Mersin’de yaşanan talihsiz olay hepimizi derinden sarstı ve bir gerçekle yüzleşmemizi sağladı; Akran Zorbalığı!
Akran zorbalığı, literatürdeki tanımına göre ‘Çocukların veya ergenlerin kendi yaş grubundan bireyler tarafından olumsuz fiziksel veya psikolojik davranışlara maruz kalmasıdır.’
Akranlar arasındaki olumsuz davranışların zorbalık sayılması için dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi kurban ve zorba arasında güç dengesizliğinin bulunması ve davranışların tekrarlayıcı olmasıdır. Zorbalık birçok şekilde gerçekleşebilir. Dış görünüşle, varsa engeliyle veya ekonomik durumuyla dalga geçmek sözel zorbalık; itme, vurma, saçını çekmek gibi davranışlar fiziksel zorbalık; cinsel sözcükler söylemek veya cinsel davranışlarda bulunulması cinsel zorbalık; oyuna dâhil etmemek/sosyal ortamlardan dışlamak ise sosyal zorbalık sayılmaktadır. Söz konusu çocuk olduğunda akran zorbalığında mağdur kadar zorbalığa itilen çocuğa da dikkat edilmesi gerekmektedir. Çocuğu zorbalığa iten birçok sebep olabilir.
- Erken çocukluk döneminde çocuğun bakım vereni ile kurduğu iletişimin ilgi ve sıcaklıktan yoksun olması çocuğun ileride saldırgan olması yönündeki riskleri arttırmaktadır.
- Çocuklukta görülen saldırgan tepkilere sınır konulmaması, çocuğun bilişsel düzeyine uygun olarak bu hareketlerin yanlış olduğunun anlatılmaması çocuğun bu davranışı devam ettirmesine katkı sağlamaktadır.
- Ebeveynlerin güce dayalı disiplin tekniklerini (fiziksel cezalandırma, şiddet uygulama, duygusal patlamalar vb.) kullanması en önemli faktördür. Bu nedenle, açık ve net kurallar konulmalı ancak fiziksel ceza ve benzeri disiplin yöntemlerinden kaçınılmalıdır. Aynı zamanda çocuğun aile içerisinde kendisine yönelik olmasa da şiddeti gözlemlemesi şiddet davranışlarının sebebi olabilmektedir.
- Bir diğer faktör olarak ise çocuğun mizacı ele alınabilir. Çocuğun aktif ve çabuk öfkelenen bir mizaca sahip olması, sakin ve sıradan bir yapıya sahip olan çocuğa göre ileride daha saldırgan olma olasılığını arttırmaktadır.
Görüldüğü üzere zorba-mağdur ilişkisinde söz konusu çocuk olduğunda bazen dengeler karışabilmektedir. Çocuklar, aile/sosyal ortamında gördükleri şiddet davranışlarını normal karşılayabildikleri gibi bunu çevresine yansıtmakta sakınca görmemektedirler. Burada ailelere ve öğretmenlere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun akranlarına zorbalık yaptığı fark edildiğinde onunla olumsuz davranışlar ve zorbalık üzerine konuşma gerçekleştirmelidirler. Bazen sınırlayıcı müdahaleler yapılması gerekebilir. Örneğin çocuk, sanal zorbalık gerçekleştirdiği takdirde bilgisayar erişimini kısıtlamak gibi…
En önemlisi ise çocuğa empati ve merhamet duygusunun kazandırılmasıdır. Zorbalığa itilen çocukta empati becerisinin zayıf olduğu gözlemlenmiştir. Bu sebeple olumsuz davranışlarının karşısındaki kişiyi incittiğini anlamasına yardımcı olunması gerekmektedir. Çocukların olumsuz davranışlarının sorumluluğunu almasına istikrarlı davranış ve söylemler zorbalığı önlemede oldukça etkilidir.
Zorbalığın erkenden fark edilmesi veya çocuğun bir yetişkinle bu durumu paylaşması mağdurda oluşan hasarı en aza indirmektedir. Çocukta gözlemlenen aniden gelişen mutsuzluk, içe kapanma, özgüven eksikliği, arkadaşlarıyla görüşmemek, evden dışarı çıkmak istememek, okula giderken görülen isteksizlik, okula gitmemek için hastalık bahaneleri sıkça görülen belirtiler arasındadır. Bu noktada ailelerin çocuğunu gözlemlemesi ve onunla açık iletişim kurabilmesi çok önemlidir.
Çocuğunuzla her gün konuşun ve onu dinleyin.
Çocuğun size olumsuz bir olay yaşadığında anlatmasını istiyorsanız olumlu olayları da anlatmasına imkân sağlamanız gerekmektedir. Her gün okuldan geldiğinde gününün nasıl geçtiğini, arkadaşlarıyla ilişkisi, nasıl hissettiğini sorulması çocuğun kendisini ifade etmesine olanak sağlamaktadır. Uzmanlara göre standart sorular yerine ‘Bugün okulda unutamayacağın bir olay oldu mu?’ gibi sorulan sorulara çocukların daha gerçekçi cevaplar verdiği gözlemlenmiştir.
Sağlıklı zorbalık karşıtı alışkanlık kazandırmak!
Mümkün olduğunca erken başlayarak çocukların hem yapılmaması gerekenler (itmek, alay etmek ve başkalarına kötü davranmak), hem de yapılması gerekenler (kibar olmak, empati kurmak ve sıra beklemek), ve de kötü davranışa maruz kaldığında yapacakları hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. ‘Bir yetişkin bul, zorbalık yapana durmasını söyle, uzaklaş ve zorbalık yapanı görmemezlikten gel’ adımlarını çocuğa öğretilmeli ve bu durumun mutlaka bir yetişkinle paylaşılması istenmelidir.
Akran zorbalığının aileler ve öğretmenler tarafından görünür olması, çocukların bu konuda bilgilendirilmesi zorbalığın ilerlemeden önlenmesine yardımcı olabilmektedir. Bu konuda okullarda yapılacak projelerin arttırılması ve ebeveynlerin daha bilinçlenmesi umuduyla…
Yorumlar
Kalan Karakter: