Hey gidi eskiler! Ve eskilerin bakımlı erkekleri…
Sinek kaydı tıraşlar, jilet gibi takım elbiseler, kol düğmeleri, kravat iğneleri…
Yıllar geçtikçe ne değişti? Olması gereken mi oldu, yoksa çağa ayak mı uyduruldu?
Bu soruları her düşündüğümde geçmişten sahneler gelir aklıma. Babamın banyo rafındaki tıraş köpükleri, jileti, bütün evi saran o keskin tıraş losyonu kokusu…
Zamanla değil, düzensizlikle uğraşırdı babam. Ayna; bir bakıp çıkılacak kadar kısa anlar içindi. Kırışıklık onun için yüzünde değil, pantolon paçasında sorun olurdu.
Peki ya şimdi?
Bugün bambaşka bir eşikteyiz. Bakım çoktan şıklığın önüne geçti. Düzgün görünmenin yerini; kendine daha fazla özen göstermek, iyi görünmeye dikkat etmek aldı.
Artık cilt tipleri biliniyor, gece kremleri es geçilmiyor, botoks zamanları takip ediliyor. Eskiden berber koltuğunda geçen zaman, şimdilerde kliniklerde uzayıp gidiyor.
Erkekler artık dağınık kaşlarından memnun olmuyor. Bir zamanlar kıllarıyla övünen erkeklerin bugün lazer epilasyona yönelmesi ise başlı başına bir değişim hikâyesi. Manikür ve pedikür de eskiden “fazla” görülen uygulamalardan çıkıp, artık bir ihtiyaç gibi görülmeye başladı.
Ve şimdi aynı aynanın karşısında yan yanayız. Üstelik bu, birçok kadının beklentisi ve talebi hâline gelmiş durumda. Yanında bakımlı bir erkeğin olması rahatsız etmiyor; aksine mutlu hissettiriyor. Bakış açısı değişti, ölçü değişti…
Yanlış mı? Hayır.
Bakımlı olmanın cinsiyeti yok elbette. Özen göstermek, iyi hissetmek herkesin hakkı. Şaşırtıcı olan; yüzyıllardır kadına yüklenen “bakımlı ol” beklentisinin artık erkeğin dünyasında da kendine yer bulması.
Burada ince çizgi neyin bakım, neyin abartı olduğu. Önceleri erkeğin bakımı kadında beğendiği bir özellikti. Şimdi ise “ben de kendime özen göstermeliyim” düşüncesine dönüşüyor. Bana sorarsanız bu, abartıdan çok yerinde bir uyumlanma. Elbette sınırlar aşılmadığı sürece.
Geçmişte birçok erkek için gereksiz harcama görülen bakım, bugün rutin harcama listesinde.
Peki kimler bundan memnun?
Aynalar memnun. Kozmetik rafları memnun.
Bir de tabii biz…
Mesleği bakım olanlar.
Eskiden bakım sessizdi; fark edilmezdi. Bugün daha görünür, daha bilinçli.
Ve belki de asıl soru şu: Aynaya bakarken kendimizi mi görüyoruz, yoksa kendimize daha çok değer verdiğimiz bir hâlimizi mi?
Karar yine aynaya bakanın.
Ama artık mesele yüz değil; kendine gösterdiğin özen.
Ve kabul edelim; kendine özen gösteren erkeklerin olduğu bir dünya hiç de fena değil.”
İlham kaynağım A.G.'ye...
Sevgilerimle…
Yorumlar
Kalan Karakter: