İşte sizlere;
Eşini Aldatan ve Boşanmak İsteyen Bir Adamın İbret Verici Öyküsü!..
Bu hikayeyi okumadan önce,
Lütfen eşinize sarılın!..
Hatta;
Onu sımsıkı kucaklayın, doyasıya öpün!..
Çünkü;
Bu hikayenin sonunda beklenmedik bir hüzün var!..
Bu hikayenin içerisinde aşkların en güzeli var!..
...
O akşam eve geldiğimde eşim akşam yemeğini servis ediyordu. Elini tuttum ve ona 'Ben boşanmak istiyorum' dedim...
Sinirlenmedi, sözlerime karşılık vermedi, sadece sebebini sordu!..
Ben Jane'e aşık oldum, seni sevmiyorum artık, diyecektim.
Diyemedim!..
Bu vicdan azabıyla bir evlilik sözleşmesi hazırladım!..
Evi, arabayı ve şirkettin %30 unu ona verecektim...
Sözleşmeye kısa bir süre baktı ve yırttı...
10 yıl hayatımı paylaştığım bu kadın bana yabancı olmuştu...
Bir sonraki akşam eve geç gelmiştim ve eşimi masada yazı yazarken gördüm. Çok uykum vardı ve akşam yemeğini yemeden uyumaya gittim...
Bir ara uyandım ki, o hala yazıyordu... Ama bu benim umurumda değildi ve başımı çevirip uyumaya devam ettim. .
Ertesi sabah bana şartlarını yazı halinde sundu...
Benden hiç bir şey istemiyordu, sadece boşanmamızı ilan etmek için 1 ay müsaade istedi ve bu süreçte normal bir aile gibi davranmamızı...
Bunun sebebi oğlumuzun 1 ay sonra sınavlarının olması ve bu dönemde ona bu yükü bindirmemekti...
Fakat bir şey daha vardı!..
Benden;
Bir ay boyunca evliliğimizin ilk gecesinde olduğu gibi her gece kendisini yatağa, sabahları da yataktan evin kapısına kadar taşımamı istedi...
Kafayı yediğini düşündüm, ama son günlerimizin iyi geçmesi açısından, kabul ettim.
Sonra bu şartlardan Jane'e bahsettim!..
Yüksek ses ile gülüp bunun çok saçma olduğunu ve eninde sonunda boşanmayı kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.
Eşimle boşanma konusunu açtığımdan beri fiziksel temasta bulunmadık. Bu sebepten ilk gün onu kucağıma alıp kapıya götürdüğümde tuhaf bir duygu yaşadım.
Oğlumuz arkamızda duruyordu ve alkış yapmaya başladı 'Babam Annemi kucağında taşıyor' diye çok sevinmişti, bu sözler canımı acıtmıştı...
Yatak odasından evin kapısına kadar 10 metre taşıdım. Eşim gözlerini kapattı ve kulağıma' oğlumuza boşanmamızdan bahsetme' diye fısıldadı...
Bende başımı öne eğerek tamam dedim, ve içime bir üzüntü çöktü...
2. Gün bu oyunu oynamak bize daha kolay gelmişti. Eşim başını göğsüme yasladı, ve ben onun kokusunu duydum...
Birden eşime uzun süredir bakmadığımı anladım ve onun evlendiğim zaman ki kadar genç olmadığını fark ettim...
Yüzünde hafif çizgiler oluşmuş saclarına ak düşmüştü. Gecen yıllar öylesine yanından geçmemişti, o an kendime bunun hesabını sordum.
4. Gün onu kucağıma aldığımda bir güven duygusu yaşadım. 'Bu bana hayatının 10 yılını hediye eden kadın' dedim.
5. Gün bu güven duygusu daha da büyümüştü...
Bir sabah onu ne giyeceğini düşünürken izledim...
İsyan ederek her gün kıyafetlerinin biraz daha bol geldiğini söyledi...
Birden onun ne kadar süzüldüğünü ve kilo verdiğini fark ettim...
Demek ki onu her sabah daha kolay taşıyabilmemin sebebi buydu... O an oğlumuz da geldi ve
- baba, annemi taşıman lazım ' dedi.
Bu hayatımızın bir parçası olmuştu!..
Eşim oğlumuzu yanına çağırdı ve ona sıkı sıkı sarıldı. Ben başımı cevirdim, son anda kararımdan vazgeçmek istemiyordum...
Onu kucağıma aldım ve yatak odasından kapıya kadar taşıdım. Elini enseme koymuştu ve ben onu sıkı sıkı tutmuştum.
Tıpkı evlendiğimiz günkü gibi!..
Artık huzursuzlaşmıştım bu kadar kilo vermesinden...
Son gün onu kucağımda taşıdığımda hareket etmedim.
Oğlumuz okuldaydı ve eşime hayatımızdaki samimiyetin ne kadar eksildiğini söyledim.
Ofise gittim!..
Merdivenden yukarı koştum, yukarı varınca Jane kapıyı actı. Ona karımdan boşanmayacağımı söyledim...
Hemen aşağı koşup ilk çiçekçiye girdim ve eşime bir buket çiçek aldım, üzerindeki karta da '''seni her Sabah hayatımın sonuna kadar taşıyacağım''' diye yazdım...
Eve vardığımda yüzümü bir gülümseme kapladı, elimde çiçeklerle yatak odasına gittim ve eşimi yatağın üstünde ölü buldum...
Eşim aylardır kanser ile savaşıyormuş ve ben Jane ile ilgilenmekten bunu fark edememişim...
Fazla yaşamayacağını bildiği için, beni oğlumun bana negatif tutumundan korumaya çalışmıştı...
En azından oğlumun gözünde iyi bir baba olarak kalmamı istemişti!..
Ve ben;
Eşime yeniden kavuşmuşken,
KAYBETTİM!..
Yorumlar
Kalan Karakter: