SAMSUNSPOR için son söyleyeceğim lafı en baştan söyleyerek başlayayım.
Kötü oynadı Antalya maçını…
Kötü oynadı ve kaybetti.
Hafta içinde oynanmadan kazanılmış maç gibi görenler sanırım sonuçla sükûtu hayale uğradılar.
Bundan önce yaptığınız maçlarda yenilmemiş olmanız, yeni bir maçta aynı sonuçların garantisi olamaz.
Her maç yeni bir doksan dakikadır ve o doksan dakikada futbolun gerçeklerini uygulayarak yeniden kazançlı çıkabilirsiniz ancak.
Sanırım bu mağlubiyet gereken dersi vermiş oldu.
Maça fena başlamadılar aslında…
On beş dakika sürdü bu başlangıç.
Sonrasında Samsunspor’u iyi etüt etmiş Antalya tarafı maçı kendi istediği gibi oynamaya başladı.
Onlar iyi oynadıkça kırmızı beyazlılar hatalar yapmaya başladılar.
Oyunun totalinde mağlubiyeti getirende bu hatalar zinciri oldu zaten.
Bir maçı kendi lehinize çözmek, üçüncü bölgede oynayacağınız oyun ve göstereceğiniz performansla mümkündür.
Şayet o bölgeye kadar gidiyor ve sonucu tamamlayacak pasları veremiyor ve yardımlaşmayı yapamıyorsanız…
Harcayacağınız veya olgunlaştıramayacağınız her atak, rakibin direncini ve özgüvenini artırarak dönecektir size.
Bunlardan daha önemlisi, Samsunspor’un sahada rakibin direncini kıran ezber oyun anlayışından süratle uzaklaşıyor olması.
Dikkat ederseniz, yakın geçmişe kadar maçın neredeyse tamamına yakın bir bölümde rakip kale önünde başlayan ve sahanın her bölgesinde devam eden presli oyun ve kazanılan toplarla çabuk atak ve geçiş oyunu anlayışını uygulayamıyor Samsunspor...
Hatırlarsanız, geçen sezon birçok maçta bu anlayışla mücadele ettiği müsabakaları lehine çevirmişti kırmızı-beyazlılar…
İstisna olarak, Trabzon maçının ikinci yarısında da böyle olduğunu söyleyebiliriz.
Doğrusu bu sezonda gelinen beşinci haftada, aynı anlayışı sahada görmek mümkün olmuyor.
Böyle olunca da Samsunspor dirençli bir rakibine bir şekilde teslim olmuş oluyor.
Kadroya yeni ilave edilen oyuncular arasında genel görünüm itibariyle teknik kaliteleriyle fayda katacak olanlar var.
Ama oyuncu profilleri değişince, saha içindeki oyun anlayışı da değişiyor doğal olarak.
Thomas Reis yeni katılanlarla başarılı olduğu oyun anlayışında ısrar edecek mi, yoksa bu profillere uygun yeni bir anlayış mı tesis edecek, önce ona karar vermeli.
Tekniği yüksek oyuncuların bireyselliğe dönük oynayacakları kesin bir futbol gerçeği.
Ama biz, Samsunspor’un ekip ve bir bütün olarak mücadele ettiği doksan dakikalara alışığız.
Şimdi cumartesi günü oynanan maçta bu nedenlerle şu futbolcu iyiydi, bu kötüydü diye ayırmayacağım.
Kaliteli ayakların arttığı bir takımda takım oyunundan uzaklaşmanın cezasını Antalyaspor’un nasıl kestiğini gördük.
Bence haklı bir galibiyet aldılar.
Kırmızı beyazlılara düşen, ‘Bir musibet bin nasihatten iyidir’ diyerek,
Hatalarından ve vazgeçtikleri oyun anlayışının kestiği cezadan ders çıkartmak olmalıdır.
Henüz sezonun başı ve karamsarlık için daha çok erken elbette.
Samsunspor’un yeniden toparlanacak ve bir bütünlük anlayışını sergileyecek zamanı epey çok.
Bunu yeniden anlayabilmek ve sergilemek için görev, Reis’a ve başta takım kaptanı Zeki Yavru olmak üzere takım içinde ağırlığı olan futbolculara düşüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: