‘Disiplinin de kondisyonu vardır.’
Bendenize ait bu ifade başlangıçta karmaşık görünebiliyor biliyorum fakat anlatıldıkça içinden bambaşka detaylar çıktığına tanık oldum.
Disiplin hangi alanda olursa olsun başarı yakalamış her insanın ortak noktasıdır. Hatta spor branşı olarak gördüğümüz bazı alanlar disiplin olarak da anılır. Bu noktada da dağcılık örnek gösterilebilir. Disiplini canlı ve sürdürülebilir kılmak irade, kararlılık ve tutarlı çalıştırma ile gerçekleşebilir.
Tarih zamanında keşfedilmiş olsa da disiplin oluşturmadığı için silinmiş birçok üst düzey yetenekle doludur. Doğru zamanda doğru yerde olmak, yetenek, başarı için gereken azami koşullara sahip olmak disiplin olmadan tek başına anlam taşımaz. Bu bir kez kazanılan bir özellik değildir ve sürekli dinamik tutulması gereken bir alışkanlığa dönüşmelidir.
Peki disiplinin kondisyonu nasıl sağlanır?
Öncelikle amaçlar ve hedefler doğru belirlenmelidir. Amaç ve hedefleriniz sizler için ne kadar değerli ve önemliyse onlara ulaşmak için kullanacağınız yöntemler de sizin için o derece önemli olur. Bu seviye disiplin oluşturmanızda önemli bir adımdır ancak tek başına yeterli değildir. Motivasyon ve inançla desteklenmeyen amaçlar disiplin oluşturma yolculuğunda yalnızdır.
Gereken tüm teknik yöntemlere, neyi nasıl yapmanız gerektiğine vakıf olup, planlı ilerleyebildiğimiz müddetçe disiplin oluştururuz. Güçlü disiplin alışkanlığı amacımızı, hedefimizi ve motivasyonumuzu canlı tutacaktır. Bu başlıklar birbirleri ile doğru orantılıdır.
Uzun yıllardır dağcılık disipliniyle haşır neşirim. Dağlar bana zihinsel ve fiziksel gücünü doğru yere yönlendirmen gerektiğini disiplinsizsen bu ikisinin anlamı kalmadığını öğretti. Tırmanışlarla geçen her yıl, adım atma şansı elde ettiğim her zirve sadece bedenimi değil zihnimi de güçlendirmek içindi. Dağlar bana sadece dünyanın değil, insanın doğasını da öğretti. Çünkü ben aynı zamanda yirmi yılı aşkın süredir yöneticilik yapıyor, kurumlara eğitimler veriyor, bireylerle takımlarla profesyonel koçluk yolculuklarına çıkıyorum. Dağda öğrendiğimi salonda, salonda öğrendiğimi zirvede test edebilme şansım oldu.
Geçtiğimiz günlerde bir dağcı dostumla sohbet ederken ağzımdan döküldü “Disiplinin de kondisyonu vardır” tümcesi. O anda doğaçlama çıkan bu söz, aslında yıllardır hissettiğim ama dile getirmediğim bir iç görünün cümleye dönüşmüş haliydi aslında.
Sık ve iyi yaptığınız şeylere uzun aralar vermek zaman içinde size disiplininizi kaybettirir ve beyniniz yeniden o disipline girmeyi reddedebilir. Disiplinde kalmak da tekrarlanmadığı zaman körelir. Dağa çıkarken herkes çantasına botunu, kazmasını, yedek çorabını, ekipmanlarını, erzakını, suyunu vb. koyar ama bunlar kadar kritik görünmez şeyler de taşıman gerekir, disiplin, dikkat, sadelik, tutarlılık ve konsantrasyon gibi. İşte bu da yüksek mental kondisyon ister.
İş hayatı da bundan farklı değil aslında Bir yöneticinin, bir çalışanın, bir sporcunun ya da bir insanın sırtında taşıdığı en önemli şey kasları, birikimi ya da yetenekleri değil güçlü karakterinin ve disiplininin kondisyonudur. Bu kondisyon, seni hayatın zirvesine çıkaracak olan tek gerçek kas sistemidir.
Özetle bizleri zirveye çıkaran şey oluşturduğumuz disiplin ve ona yüklediğimiz kondisyondur.
Yeteneklerinizi keşfettiğiniz hayallerinizi, doğru amaç ve hedefler üzerine kurguladığınız, doğru disiplin oluşturarak doğru kondisyonda tuttuğunuz sağlık ve neşe dolu günler dilerim.
Yorumlar
Kalan Karakter: