Birçok televizyon programında, söyleşide, sosyal medya mecrasında uzun yaşayan insanların konuk edildiğini görürüz. Bu konuklar genellikle yüz ve daha üstü yaşları görmüş ancak halen dinç kişilerden oluşur. Konu geçmişten bu yana ilgi çekiciliğini hiç kaybetmedi. Kaybetmeyeceği de aşikâr.
Birçok yerde uzun yaşamın sırları ana başlığı ile görebileceğiniz bu alan aslında tartışmaya çokça açık. İnsan olarak dünyaya gelmenin büyük ayrıcalık olduğunu ve uzun yaşamanın büyük önemi olduğunu savunanlar kadar, gezegende kaldığı süreden ziyade yaşadığı sürenin kalitesinin önemli olduğunu savunanlar da var.
Herkes deneyimlerine göre değerlendirmelerde bulunuyor ve bu çok normal. Sağlıklı, keyifli ve aynı zamanda uzun yaşamanın yollarına bakmak karşımıza en mantıklı seçenek olarak çıkıyor. Okuduklarımdan, deneyimlediklerimden kazanımlarımla aşağıdaki maddelerle özetleyebiliyorum.
Ruh zenginliğinin önce doğru bedensel dengeden geçtiğini bilmeyen birinin bu alanda yol alması çok güç. Doğru zamanda uyuyup doğru zamanda uyanabilmek, doğru kardiyoloji ve oksijen seviyesi ile spor yapmak, doğru beslenmek tahmin edilenden çok daha büyük bir konfor ve ruhsal dengeye birebir yansıyan bir unsur. Gülümsediğimizde, spor yaptığımızda salgıladığımız endorfin, doğru beslendiğimizde, yeterli uyuduğumuzda salgıladığımız mutluluk ve huzur hormonu serotonin, ulaştığımız hedeflerimizden, başarılarımızdan salgıladığımız ödül ve motivasyon hormonu dopamin, sevmekten, sevilmekten salgıladığımız sevgi ve bağlılık hormonu oksitosin beden ve ruh arasındaki bağın temsilcileri. Bu dört hormonu doğru yöneten bir beden uzun ve kaliteli yaşam adına önemli adım atmış demektir.
Üretmek insanların yaşamla bağının gücünü temsil eder. Üretken insan yaşama, hayata ve akışa kolay uyum sağlar. Ürettikçe beyni gelişir, ruhu beslenir. Neler ürettiğimiz de önemlidir. Üretirken kullandığımız yetenekler zamanla güçlü kaslara dönüşecektir. Yazın, pişirin, sökün, takın, tasarlayın, mırıldanın, çığırın fark etmez. Yeter ki üretin. Biz bir şey üretmediğimizde beynimiz bizim yerimize üretir. Ne mi üretir? Kaygı üretir, endişe üretir, tedirginlik, üretir. Tüm bunlar bir zaman sonra huzurlu biri olmamızın önüne geçer ve benliğinizi değiştirir, bizi yıpratır, bizi hem içeriden hem dışarıdan yaşlandırır.
Benliğimiz kişiliğimiz karakterimiz, duruşumuz tabi ki çok değerli ve önemli kavramlar ancak hayata doğru tutunabilmenin yolu bu dünyanın sadece bizden ibaret olmadığını da fark etmekten geçiyor. Birileri için bir şeyler yapmak, fayda sağlamak da yukarıda bahsettiğimiz hormonların hareketini sağlar. Destek olmak, bildiklerini aktarmak, insanları geliştirmek, dertlerinde yanlarında olmak fark yaratan etkilerdir hayata tutunmada.
Çevrenizi kimlerden oluşturduğunuz, kimlerle diyalog içinde olduğunuz da yaşam kalitenize etki eden unsurlardan. Çevrenizdeki negatif kişilerin fazlalığı zaman içerisinde yaşan enerjinizde olumsuz etki bırakacaktır. Hayatı seven, gerçekliklerinin farkında, üç yüz atmış derece düşünebilme yeteneğine sahip kişiler gelişiminiz için destekleyicidir.
Öğrenme kasınızı canlı tutmanız, gelişime ve yeniliğe açık olmamız canlı olmamızın en güzel göstergelerindendir. Sürekli bir şeyler öğrenmek, her gün daha da gelişmek zorunda değiliz tabi ki ancak geçen zamanın bizler için geliştirici olması öğrenme süreci başarımızla birebir bağlantılıdır.
Bu gezegen altında serinleyeceğiniz şelalelerle, tadabileceğiniz yeni lezzetlerle, keyifle seyahat edeceğiniz yollarla, eşsiz gün doğumlarıyla ve gün batımlarıyla, su altı zenginlikleriyle, derelerle, köpük köpük akan ırmaklarla ve her şeyden öncesi nefeslerimizle, bizlerle dolu…
Kaliteli ve uzun bir yaşamla tadını çıkarmaya çalıştığımız bu gezegen, kaynaklarını doğru ve etkin kullandığımızda ona sevgiyle ve umutla baktığımızda bizler için çok büyük fırsatlar sunmaya hazır.
Şair’in dediği gibi ‘Orada bekle köprü, gelip geçmese de yar, umudum var’
Dünyada sevgi ve umut hep oldu, bizler olması için çabaladıkça da hep olacak. Yaşama dört elle sarılıp yüzümüzü güzelliklere dönerek güzel günler için hep birlikte çabalamak, hayatı ıskalamadan yaşamak bu kalenin anahtarı adeta.
Sağlık ve neşe dolu bir hafta sonu dilerim.
Yorumlar
Kalan Karakter: