19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan ve Türk Milli Kurtuluş Hareketinin başına geçen Mustafa Kemal Atatürk bizim için olduğu kadar dünya için de örnek alınan bir liderdir.
O Türk Kurtuluş Savaşı’nı vererek dünyayı kendi tarlası, milletleri de kendi marabası sanan emperyalizme ilk kafa tutan ve bu yönüyle de Gandi’den Castro’ya tüm doğulu ve batılı özgürlük kahramanlarına örnek olan bir liderdir.
Demokrat Parti Genel Başkanı Vecdet Öz bir akademisyendir, adli tıp profesörüdür, 1995-98 yılları arasında T.C. Sağlık Bakanlığı müsteşar yardımcılığı ve vekilliği görevlerinde bulunmuştur.
1997 Mart başlarında resmi bir heyetle Küba’ya gider. 12 Mart 1997’de Fidel Castro’ya yaptıkları veda ziyaretinde Fidel Castro’nun Mustafa Kemal Atatürk hakkında söylediklerini Sayın Öz’ün ağzından dinleyelim:
“Atatürk bir yıldızdı, kaydı ve tesadüfen ülkenize düştü, bu yüzden şanslısınız. Yıllarca onu örnek almaya çalıştım maalesef çeyreği kadar olamadım. Meğerse ne zor şeymiş Atatürk olabilmek. O ölümünden sonra bile ülkesini yönetebilen tek liderdir.
Hala Küba’nın başkenti Havana’nın parkında yer alır 1994 yılında Castro’nun isteği üzerine Türk heykeltraş Metin Yurdanur tarafından yapılan Atatürk heykeli.
Afgan Kralı Emanullah Han “O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük liderdi” diyecektir Mustafa Kemal Atatürk hakkında.
Bir başka özgürlük kahramanı Mahatma Gandhi de O’ndan etkilenecek ve 1930 yılındaki 400 kilometrelik büyük tuz yürüyüşünü gerçekleştirecektir.
Bu arada bir başka doğulu devrimciden, bir büyük Türk’ten Mir Sultan Galiyev’den de bahsetmezsek bu hem büyük haksızlık hem de bu büyük Türk önderine saygısızlık olur.
Uzun bir zamandır bayramlar bayram gibi değil de iş olsun kabilinden kutlanıyor, daha doğrusu kutlanıyor gibi gözüküyor. Buna hem milli bayramlar hem de dini bayramlar dâhildir.
Geçmişin o bizi yüreğimizden yakalayan, kendimizden geçiren, coşkuyla kucaklayan milli bayramları artık birkaç resmi zevatın sadece çelenk koyma merasimine dönüşmüş bulunuyor. Dini bayramlar ise uzunca bir zamandır turizm sektörünü desteklercesine 7, 8, bazen de 9 güne çıkartılıyor.
Türk Milli Mücadelesini tam ve doğru anlamak ve anlatmakla yükümlüyüz hemen hepimiz, sağcısı ve solcusuyla, okumuşu ve okumamışıyla, kentlisiyle köylüsüyle. Çünkü o mücadele hem bizi “göklerde dalgalanan ay yıldızlı bir bayrak, üzerinde özgürce yaşanan kutsal bir vatan ve bağımsız bir devlet” sahibi yaptı hem de Asya’nın, Afrika’nın ve Amerika’nın esaret altındaki milletlerinin bağımsızlık mücadelesinin öncüsü oldu.
Bu yazıyı 6 Aralık 1916-19 Ekim 1922 arasında İngiltere Başbakanı olan David Lloyd George’un sözleriyle noktalayacağım:
“Yüz yıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki 20.Yüzyılın dâhisi Türklere nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı.”
Yorumlar
Kalan Karakter: