Birkaç gün siz değerli okuyucularımdan izin istiyorum. Kısmet olursa Ankara’ya gideceğim.
Aka Gündüz’ün Ankara Marşı’nda dediği gibi “yardım ummaya” değil “bir tatlı huzuru” yaşamaya ve paylaşmaya gideceğim.
Birini 62-63 yıldır diğerini ise uzunca zamandır görmediğim iki öğretmenimin elini öpeceğim. Onların öğrencisi olma mutluluğunu yaşayan devre arkadaşlarımla kucaklaşacak, eski günleri yâd edeceğiz.
Ben ilkokulu bitirirken Nurten Şenol ve Önder Kırlı da Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirmişlerdi. Ve 1958-59 eğitim ve öğretim yılında Gürün Ortaokulu’na onlar öğretmen ben öğrenci olarak başlamıştık.
İngilizce öğretmenimiz Nurten Şenol Mersinli bir genç hanımefendi, edebiyat öğretmenimiz Önder Kırlı ise Balıkesir Gönenli bir genç beyefendiydi. Önder Öğretmenimiz aynı zamanda çok iyi de futbolcuydu.
Nurten Şenol öğretmenimle tam 62-63 yıl sonra ilk defa karşılaşacağım. Zaman zaman ararım, halini hatırını, bir emri olup olmadığını sorarım ama ilk defa karşılaşacak olmanın heyecanı içindeyim.
Önder Kırlı öğretmenimle daha sonra yollarımız bir kere de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde kesişti. Bu sefer ikimiz de öğrenciydik.
Önder öğretmenim avukatlık, baro başkanlığı ve milletvekilliği yaptı. 18 ve 19’uncu dönem Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili olarak TBMM’sinde bulundu. Çok iyi bir araştırmacı aynı zamanda. “Balıkesir Barosu Başkanları” ve “Balıkesir Milletvekilleri/ Osmanlıdan Cumhuriyete” adlı kitapları var.
Bu iki öğretmenimizin öğrencisi olma mutluluğunu yaşayan 20 kadar arkadaş yarın Ankara’da bir araya gelecek ve bir öğle yemeğinde hasret gidereceğiz.
Lütfen bu sevinci yaşamama izin veriniz. Haftaya pazartesi görüşmek dileğiyle…
Yorumlar
Kalan Karakter: