14 Mayıs 1950 seçiminin galibi Demokrat Parti’nin “Yeter Söz Milletin” sloganından önce bir başka slogan vardı “Artık Yeter” diye.
Çok partili demokrasiye geçişimizin ilk partisi değildir Demokrat Parti. Ondan önce, resmen 26 Ağustos 1945’te kuruldu rahmetli Nuri Demirağ’ın Milli Kalkınma Partisi.
Nuri Demirağ bu ülkenin ilk demiryolcusu; ülkedeki yaklaşık sekiz bin kilometrelik demiryolunun 1012 kilometresinde O var. 4 bin kilometrelik demiryolunun Osmanlı’dan kaldığı göz önüne alınırsa Cumhuriyet’in yaptığı demiryollarında O’nun rolü çok daha net anlaşılır.
Sadece demiryolu yapmadı bu memlekette, ilk uçak fabrikasını kurdu, uçaklar üretti, okullar açtı, pilotlar yetiştirdi. Bu arada yerli uçak sanayiinin bir diğer öncüsü Vecihi Hürkuş’u da rahmetle anmalıyız.
Herkes Demokrat Parti’den bahseder çok partili demokrasiye geçişimizi anlatırken. Demokrat Parti Nuri Demirağ’ın Milli Kalkınma Partisi’nden yaklaşık dört ay sonra 7 Ocak 1946’da kuruldu. Ve o yılın yazındaki seçimlerde değil ama 1950’de iktidarı elde etti. “Artık Yeter” diyenler kaybederken “Yeter Söz Milletin” diyenler kazanmıştı.
Sloganlarda mıydı fark yoksa kadrolarda mıydı? Elbette kadrolardaydı. Bir tarafta siyasete dışardan giren bir adam öbür tarafta siyasetin içinden gelen Celal Bayar, Refik Koraltan, Adnan Menderes ve bilim dünyasından Prof. Dr. Fuat Köprülü.
Celal Bayar yaman bir İttihatçı, Milli Mücadele’nin önce Galip Hocası sonra milletvekili, Cumhuriyet’in iktisat bakanı, İş Bankası’nın kurucusu ve Atatürk’ün son başbakanı.
Refik Koraltan hukukçu, savcı, polis müdürü, Müdafaa-i Hukuk mensubu, Milli Mücadele’de milletvekili, Yozgat İstiklal Mahkemesi Başkanı, kısa bir ara hariç hep milletvekili.
Adnan Menderes, toprak ağası, köklü bir ailenin hem mensubu hem de bir başka köklü ailenin damadı. Öyle bir aile ki o ailenin üç kızından biri İttihat Terakki’nin en ünlü önderlerinden Dr. Nazım’la, bir diğer kızı meşhur hariciyecilerden Tevfik Rüştü Aras’la evli. Tevfik Rüştü Aras’ın kızı da yine bir hariciyeci Fatin Rüştü Zorlu’nun eşi. Adnan Menderes de öbür kızın kızı Berrin Hanımla evli.
Nasıl bir kader anlamak ve anlatmak imkânsız. İzmir’in en köklü ailelerinden birisi olan Evliyazede’lerin üç damadı da celladın yağlı urganında can verecektir. Dr. Nazım 1926’da, Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu 1961’de hayata veda edecekler.
Adnan Menderes Serbest Fırka Aydın İl Başkanı. Atatürk’ün dikkatini çeker ve CHP’den milletvekili yapılır. Dörtlü takririn altındaki imzalardan birisi de O’na ait.
Demokrat Parti’nin başarısını sadece slogana bağlamak ne kadar doğrudur? O kadro ve hele de o kadronun başındaki Celal Bayar ve Refik Koraltan’ın teşkilatçılığını bilmeden, görmeden DP’nin başarısını sadece bir slogana bağlamak çok yanlış olur.
Bir de devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün demokrasiye geçiş konusundaki ön alışlarını da unutmamak gerekir.
1950’ye kadar seçimler hâkimlerin değil güvenlik birimlerinin kontrolünde ve açık oy gizli tasnif şeklinde yapılırdı. 1946 seçimlerindeki o “açık oy gizli tasnif” uygulaması ile ilgili hala çok şeyler yazılır, çizilir, anlatılır.
16 Şubat 1950’de değiştirilen Seçim Kanunu YSK(Yüksek Seçim Kurulu), yargıç güvencesi, gizli oy açık tasnif(bölümleme), tek dereceli seçimi getirdi ve 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti iktidara geldi.
Çoğu gitti azı kaldı bakalım 14 Mayıs 2023’de bu millet kime “yeter” diyecek?
Yorumlar
Kalan Karakter: