Kısa sürdü bedava doğalgazın sevinci. Siyasiler oyları devşirdi, faturayı ödemek sana, bana kısacası garibana kaldı. Bugüne kadar sevgili siyaset erbabının zevki sefasının faturasını sesimiz soluğumuz çıkmadan ya da daha açık bir söylemle farkına bile varmadan ödedik; bunu da öderiz.
Seçim öncesi ilk müjde Karadeniz’den geldi. Doğalgaz bulmuştuk, öyle az buz da değil, bizi “bu alanda en üst lige çıkartacak” kadar bol ve bereketli. Hem de “yerli ve milli imkânlarla hareket ettiğimiz için bu başarıya ulaştık” müjdesiyle.
Allah gökten yağdırmamış ama denizden fışkırtıp Hükümete vermişti alabildiğine cömertçe, Hükümet te bizden esirgeyecek değildi ya, O da bize verdi aynı cömertlikle hem de bedava tarafından.
Önce torunumun ofisine geldi “güle güle kullanın” ibareli bedava yazısı. “Bak dede, inanmıyorsun ama bulduk, hem de mebzul miktarda; onun içinde Reis bedava veriyor” dedi bana hava atarak. Ardından da eve geldi bin beş yüz küsur liralık bedava doğalgaz belgesi. Şüphe içimi kemirse de hoşuma gitmedi de değil.
Seçim bitti, “atı alan Üsküdar’ı geçti”, artık oya ihtiyaç kalmayınca da “Vehbi’nin kerrakesi” anlaşıldı. Gençler bilmeyebilirler Vehbi’yi de Vehbi’nin kerrakesini de. Eskiler bu sözü “işin içyüzü, gerçeği anlaşıldı” anlamında kullanırlar.
Biz bu ayın başında anladık “Vehbi’nin kerrakesini” ama acı bir şekilde. Hani Temmuz’da maaş ayarlaması yapılacak ya, altı aylık enflasyon hesabı ve bir de %5-6 civarında refah payı katkısıyla hesaplanıyor ya bu zam; işte enflasyonu düşük gösterip maaşlara yapılacak zammı düşük tutmanın bir aracıymış bizim sevindiğimiz bedava doğalgaz.
Faturayı ödemek yine bizlere düştü.
Enflasyon söz konusu olunca TÜİK farklı Enflasyon Araştırma Grubu(ENAG) farklı rakamlar açıklıyor. ENAG enflasyonu TÜİK enflasyonun neredeyse iki katı. Çarşı pazar ENAG rakamlarını, devlet TÜİK rakamlarını dikkate alıyor. Hem çarşı pazarda olan garibana oluyor hem de devlette.
Yeni bir kadro geldi Türkiye’de işbaşına. Asıl söz sahibi tartışmalı olsa da bir tarafta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz öbür tarafta ise Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yer aldığı yeni bir kadro.
Cevdet Yılmaz görevi selefi Fuat Oktay’dan devralırken “zaman alacağı bilinci ile enflasyonun olumsuz etkileri ile karşı karşıya olanları rahatlatmaya dönük politikalara devem edeceğiz” demiş.
Bu konuşmadaki “zaman alacağı bilinci” enflasyonun birilerinin dediği gibi öyle yakın zamanda düşmeyeceğinin zımnen kabulü ve itirafından başka bir şey değildir. Bir de “enflasyonun olumsuz etkileri ile karşı karşıya olanlar” var; onlar da sizsiniz, biziz, kısacası giderek kaybolmaya devam eden orta direk halk.
Mehmet Şimşek te farklı konuşmuyor.
“Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır” dedikten sonra şunları da söylüyor devir teslim töreninde:
“Orta vadede enflasyonun yeniden tek haneli rakamlara düşürülmesi, her alanda öngörülebilirliğin artırılması, cari açığı azaltacak yapısal değişimin hızlandırılması hayati önem taşımaktadır.”
Kim asıl söz sahibi kim ikinci derece yetkili, hiç fark etmez; her ikisi de enflasyonun düşmesi için aynı vadeyi işaret ediyor:
“Orta vade…”
“Orta vade” kaç ay, kaç yıl? O meçhul. Bizden geçti de ömrü olan enflasyonun tek haneye düştüğünü de enflasyondan olumsuz etkilenmemeyi de görür inşallah…
Yorumlar
Kalan Karakter: