Her önüne gelen giremez.
Hele “arkadaşları arasında verdiği sözde durmaz yahut bor aldığı az miktarda parayı bile ödemez diye tanınanlar” hiç giremez.
Sadece onlar değil “korkaklar, gevezeler, içkiye düşkün olanlar, parayı sevenler, makam sahiplerine yaltaklananlar, iyi tanınmayan insanlarla düşüp kalkanlar, geri ve sabit fikirliler” de o teşkilata asla giremezler.
O teşkilata giriş daveti alabilmek için “ağırbaşlı ve onur sahibi olmak, kimseye ve hiçbir makama yaltaklık yapmamak, yalancılık ve dolandırıcılıktan zan altında ve kumara düşkün olmamak” da şartlar arasındadır.
Öyle bir teşkilat ki her önüne gelen giremediği gibi giren de bir daha çıkmaz, çıkamaz.
Merasimle yemin ederler gözleri bağlı, ne yemin ettikleri yeri bilirler ne de kimlerin önünde yemin ettiklerini. Elleri Kur’an ve tabanca üzerinde ve dudaklarından şu sözler dökülür:
“Dinim, namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim ki esas maksadı …..terakki ve ittihadına (gelişmesi ve birliğine) çalışmaktan ibaret olan bu cemiyete dahil oldum. Bu andan itibaren her türlü usul ve talimatına uygun hareketle beraber hiçbir sırrını hariçten hiçbir kimseye faş etmeyeceğim(söylemeyeceğim/açıklamayacağım).
Yine yemin ederim ki millete hak ve hürriyetini bahşeden(veren) Anayasanın tatbik ve meriyetinin(yürürlüğünün) devamını gaye bilen bu cemiyetin her türlü emirlerini ve uhdeme(üzerime) verilecek her türlü vazifeyi hakkıyla ifada asla tereddüt göstermeyeceğim.
Hükümetin zulüm ve kahrına duçar(uğramış) olarak tevkif edilecek olursam, etlerimi kemiklerimden ayıracak bir işkenceye duçar olsam bile yine hiçbir sırrını ve ihvandan(arkadaşlardan) hiçbirinin ismini vermeyeceğim.
Arkadaşlardan biri bir felakete duçar olursa gerek kendisine gerek ailesine kudretim yettiği kadar malen ve bedenen yardımda kusur etmeyeceğim.
Bunca namuskâr taahhütlerime rağmen hıyanet edecek olursam bütün alçaklık edenleri her nerede olursa olsun takibe memur olan cemiyetin zabıtasının tatbik edecekleri idam cezasına bu saatten itibaren kanımı helal ederim.
Vallah ve billah.”
Bu teşkilata girenler bir daha çıkmayı akıl bile etmediler.
Vatan ve millet yolunda verilen görev ne olursa hiç gözlerini kırpmadan yerine getirdiler. Yerine getiremeyenler ya görev yolunda can verdi ya da cezalandırıldı.
Bir teşkilat ki bir evde birden fazla üyesi vardır ama birbirlerini tanımazlar, bilmezler.
Bir paşa, bir subay ve subayın hanımı, aynı zamanda bu teşkilatın üyesi. Ama ne paşa baba oğlu ve gelininin ne de subay ve hanımı paşa babalarının aynı teşkilatın üyesi olduğundan haberdar. (Devam edecek.)
Yorumlar
Kalan Karakter: