Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 3 Aralık 2018’de Arjantin'deki G20 zirvesinin ardından resmi bir ziyaret için Paraguay'a geçerken geziyi takip eden basın mensuplarına Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden yerel seçimlere kadar bir dizi konuda açıklamalarda bulundu.
Hürriyet'te yer alan habere göre, Erdoğan, 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğunun açıklanması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, Suudi üst yönetimine; “Kaşıkçı'nın cesedi nerededir? Bunu bir defa sizin 20 kişilik ekibiniz biliyor. Burada hiç sağa sola kıvırmayın. Yerel işbirlikçi ile çalıştık diyorsanız, açıklayacaksınız. Bunu da biliyorsunuz. Bilmiyoruz demeleri inandırıcı değil" dedi.
Erdoğan, Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı’nın kaybolmasının ardından yaptığı açıklamaları değiştirdiğini de anımsattı ve şunları söyledi:
"Hatırlayın, Kaşıkçı muameleleri bittikten sonra konsolosluktan ayrıldı demişlerdi ilk açıklamalarında. Bu adam sıradan bir adam değil ki, dışarıda nişanlısı bekliyor ve nişanlısını almadan ayrılıp gidiyor. Böyle bir şey olabilir mi? Kime ne anlatıyorsunuz? İnsanları enayi, ahmak zannediyorlar."
Bütün bunlar gerçeğin ifadeleriydi, bunu söyleyenlerin sonuç alması, alıncaya kadar direnmesi gerekirdi. Heyhat! Direnilmedi ya da direnilemedi. Önce dosya gönderildi, sonra gidişgelişler başladı ardından da para transferleri. Paranın ya da parasızlığın gözü çıksın.
15 Temmuz kahpe kalkışmasından sonra yapılan açıklamalara hiç değinmeyeceğim. İhanetin asli faillerinin kimi dışarıda, kimi ise artık bizim dostumuz. Kim neler söyledi, kim söylediklerini nasıl unuttu herkes biliyor.
Evet; “evet; devletlerarasında ebedi düşmanlık olmaz”, çok doğru. Ama vara yoğa meydan okumalar da olmaz, olursa doğacak zararın giderilmesi çok zor ve faturası yüksek olur.
Ve yeri geldiğinde insanlar “değişen ne ya da kim” diye sorarlar haklı olarak.
Sahi “değişen ne ya da kim?”
Biz mi değiştik yoksa ötekiler mi?
Yorumlar
Kalan Karakter: