Onlar sözlerinden de çıktıkları yoldan da hiç dönmediler.
Balkan Savaşı çıkınca Büyük Kabine denilen Gazi Ahmet Muhtar Paşa başkanlığındaki Hükümet İtalyanlarla Uşi Antlaşmasını imzalayınca onlar da dönmek zorunda kaldılar ve döndüler.
Bu dönüşü de şöyle açıklar Enver Paşa:
“Benim tek bir mefkûrem var, vatanımın refah içinde olmasına çalışmak ve onun menfaatini korumak. Bu amaca ulaşmak için her şeyi feda ederim, Trablus’a gitmeden önce sakin ve hür olma sevdasını feda ettiğim gibi.”
Yüreğinde bir dolu hüzünle ve çaresiz yalnız bırakarak Libya Araplarını döndü ana vatanına. Oradaki görev daha önemliydi. Ana vatan elden giderse her şey giderdi.
Döndü; Osmanlı’nın ikinci başkenti Edirne Bulgarlara bırakılmıştı. Önce bırakan hükümeti devirdi ünlü Babıali baskını ile ardından da Edirne’yi kurtardı Bulgar işgalinden. O artık Edirne Fatihi olarak anılacaktı.
Sonra orduyu ele aldı ve daha bir yıl önce 4 Balkan devletçiliğine 50-55 günde yenilen Osmanlı ordusunu 1914’ten 1918’e kadar dünyanın en güçlü devletleri İngiliz, Fransız, İtalyan ve Ruslara karşı tam sekiz cephede dört yıl dişe diş savaşacak güce kavuşturdu.
Bakmayın siz söylenenlere biz savaşa İttihatçıların Alman hayranlığı nedeniyle girmedik. Alman hayranlığı II. Abdülhamit Han’la başlar. Ordunun ıslahı için Alman subayların getirilmesi Abdülhamit Hanın işidir ve 1883’lere dayanır. Biz savaşa söz konusu bizim topraklarımız ve devletimiz olduğu için çaresiz girdik. Hatta girmeden önce de İngiliz ve Fransızların hatta Rusların kapılarını da epey çaldık.
Türk Milli Mücadelesinin kumanda kadrosu tamamen Birinci Dünya Savaşı’nın kurmaylarından oluşur. Bunu da bir kenara not edelim lütfen.
Savaşın mağlubiyetle bitmesi İttihatçı kadroların ülkeden ayrılmasıyla sonuçlandı. Kaçmadılar, geri dönüp hesap vermek üzere gittiler. Ve hemen hepsi gurbet illerde şehit oldular. Bahattin Şakir, Sait Halim Paşa, Talat Paşa, Cemal Paşa ve diğerleri. Her biri bir başka yerde Ermenilerin kurşunlarıyla toprağa düştüler.
Enver Paşa’nın Türkistan yolculuğu başlı başına bir destandır. Batan yelkenlisi, düşen iki uçağı, cezaevinde yatışı, karnını doyurabilmek için kara kalem portreler çizişi, Moskova, Bakü Şark Milletleri Kurultayı, bir ara Anadolu’ya geçme niyeti, Sakarya zaferinden sonra vaz geçerek Orta Asya’ya yönelişi… Ve Çegan Tepesinde şehit düşüşü…
Ünlü tarihçi ve Türk Dünyası’nın bağımsızlık mücadelesinin öncülerinden Prof. Dr. Zeki Velidi Togan: “Enver Paşa Türkistan toprağında şehadetiyle, bu ülkede ve Türk tarihindeki en büyük görevini yapmıştır” düşüncesini dile getirir.
(Devam edecek)
Yorumlar
Kalan Karakter: