Hatay Atatürk’ün ifadesiyle “40 asırlık Türk yurdu.” Hatay “düşman eline bırakılamayacak kadar önemli.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Hatay benim şahsi meselemdir” demişti.
Ben bugüne bakıp feryat ediyorum: “Sevgili Hataylılar ne olur Hatay’ı terk etmeyin. Sevgili Türk Devleti ne olur Hatay’ın terk edilmesini önleyiniz, ne pahasına olursa olsun lütfen önleyiniz. Bizim topraklarımızı Araplara teslim etmeyiniz.”
Sadece Hatay değil yabancı istilasına açık olan. Eğer bu vurdumduymazlık bir süre daha devam ederse, bu sinsi istila sürerse bugün Hatay için ortaya çıkan tehlike yarın Antep, Kilis, Mardin ve diğer illerimizin kapısını da çalar. İş işten geçtikten sonra ağlamak çare olmaz.
Güneyimiz gizli bir istila altında. Emevi camiinde namaz kılmak gibi olmayacak bir saçma hayal uğruna ülkenin toprakları birileri tarafından yağmalanıyor. Ben “gizli istila” diyorum siz “açık istila” da diyebilirsiniz ve hiç de haksız çıkmazsınız.
Sadece güney vilayetlerimiz değil, ülkenin tamamı gizli-açık işgal altında. Gettolar oluşuyor kentlerimizde, insanlar gruplar halinde fink atıyor cadde ve sokaklarda, parklarda. Bunlar hayalleri çalınmış gençler; asıl tehlikede bu. Hayalleri çalınmış gençleri hangi rüzgâr nereye, hangi maceraya sürükleyecek, Allah bilir.
Devlet öncelikle Hatay’ı onarmalı tüm imkânlarıyla ve oradaki Türkleri vatana bağlamalı. Kredisiyle, okuluyla, eğitimiyle, kooperatifleriyle, TOKİ’nin inşaatlarıyla.
Zor günler bekliyor bu ülkeyi ve bu milleti. Yara derin, yarayı sarmak zor ama imkânsız değil. Yeter ki şu ayrıştırışı söylemleri, şu liyakatsiz kadrolaşmaları ve şu hukuk cinayetlerini ya da daha doğru bir ifadeyle hukuksuzluğu bir kenara bırakalım.
Ve yeter ki Müslümanlar olarak İslam’ın ahlakı ile donanalım. Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğulu’nun kitabının adı İslam’la Müslümanlık arasındaki farkı çok net koyuyor ortaya: “İslam’ın Işığında Müslümanlığımızla Yüzleşmek…”
İlahi İslam’ı nasıl anladığımızı ve nasıl yaşadığımızı gözden geçirmek ve Allah’ın dini İslamiyet ile bizim din anlayışımızı, daha da önemlisi dini yaşayışımızı Allah’ın tevhit diniyle örtüştürmek zorundayız.
Yeter ki Hazreti Peygamber’in “müminin malı olduğunu” bildirdiği ilmi ve fenni arayıp bulalım ve yeniden hayat düsturu yapalım. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünü aklımızdan hiç çıkarmayalım.
Sararız biz bu yarayı, sararız ne kadar büyük olursa olsun; ama vatan toprağı terk edilirse işte o yarayı bir daha asla saramayız. Meğerki Gazi Mustafa Kemal Paşa yeniden gelsin bu dünyaya ve yeniden geçsin başa. Ve “40 asırlık Türk Yurdu Hatay düşman eline bırakılamaz” desin…
HATAY'I TERKETMEYİN LÜTFEN
Yayınlanma :
15.02.2023 08:00
Güncelleme
: 15.02.2023 08:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: